| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünün (TMO) 2019 ve 2020 yıllarına ait bilanço ve netice hesaplarının görüşmeleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 22 .06.2022 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Başkanım.
Zamanı iyi kullanma anlamında, tüm hazırunu saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, geçtiğimiz aylarda, Toprak Mahsulleri Ofisinin faaliyet raporundan aldım kendime, dedim ki: "Ya, bu Toprak Mahsulleri faaliyet raporu Türk tarımına neler vermiş?" Ona baktım. Ta, döndüm, TMO'nun sayfasında ancak 2006'ya kadar rakamları bulduk ve geldiğimiz noktada, Toprak Mahsulleri Ofisinin yerli çiftçiye... Yani Sayın Genel Müdürüm, az önce Sayın Vekilimin dediği "Ofis çiftçinin kara gün dostudur." ibaresi artık maalesef yok. Evet, Ofis çiftçimizin kara gün dostu olmaktan çıkmış. Kimin dostu? İthalat lobisi ve yabancı üreticilerin lobisi olmuş. Nasıl mı? Bakınız, şöyle: 2006 yılında, Toprak Mahsulleri Ofisinin alımlarında yerli alım, yüzde 99,9 iç alım oluşmuş ama 2020 yılına gelmişiz, arkadaşlar, içler acısı. Ben söylemiyorum, TMO'nun kendi faaliyet raporunda söylüyor. Ne mi rakam? Yerli iç alım yüzde 19, dışarıdan yüzde 81. Arkadaşlar, bu ayıp bize yeter, biz siyasilere bu ayıp yeter. Demek ki biz kendi üreticimizi bırakmışız. Ne yapmışız? Yabancı çiftçiyi desteklemişiz. Yani gelinen noktada, şu anda, Türk tarımının bitişini aslında en güzel, Toprak Mahsulleri Ofisinin faaliyet raporu gösteriyor.
Yine, bakınız, bu da bitmedi. Aslında en güzeli de faaliyet raporunda hedefler konulmuş ama hiçbir hedef maalesef tutturulamamış. Nasıl mı? 2019 yılında 1 milyon 423 bin 932 ton buğday ithal eden TMO, 2020 yılında ise -ithalatını- 1 milyon 320 bin ton buğday ithal etme yönünde ortaya irade koymuş. Ama rakam ne olmuş biliyor musunuz arkadaşlar? 2020 yılında, tam tamına 3 milyon 681 bin 671 ton buğday ithal etmişsiniz. Şimdi hemen söylenecek cümle: "Biz un ihraç ediyoruz." Arkadaşlar, geçin bunları, geçin bunları; rakamlar ortada. Ve asıl tehlike -Sayın Genel Müdür de bilecektir, yetkililer de biliyor- Rusya zaten un fabrikalarını artık kendi kuruyor, orada ihracata başladı, mal aynı şekilde gelecek. Yani kısacası, TMO öngörüleriyle sınıfta kalmıştır.
Buradaki mavi tabloya baktığımızda, iç piyasaya geldiğimizde, on beş yıldan beri AK PARTİ'nin -2006'dan bugüne kadar- yapmış olduğu tarımla ilgili uygulamaların hepsinin boş olduğu ortaya çıkıyor. Yani kimler söylüyor? Tarım Bakanlığının yetkili organlarında ve sayfalarında ve TMO'da. Arkadaşlar, ama biz baktığımız zaman her şey tozpembe, her şey güzel; hiç öyle değil.
Şimdi, bakınız, az önce Sayın Vekilim dedi: "Hayvancılığa verilen destekte arpanın daha fazla verilmesi gerekiyor." Ya, Sayın Genel Müdürüm, size bir soru soracağım: Kendim Edirne Havsalıyım. Beni Havsa Osmanlı köyünden bir çiftçim aradı, dedi ki: "32 tane büyükbaş hayvanım var." 32 büyükbaş hayvana bir aylık vermiş olduğunuz arpa kaç kilo bilir misiniz? 920 kilo Sayın Genel Müdürüm, 1 ton bile vermemişsiniz; ayıptır, günahtır, yazıktır. Neyi desteklemişiz diye merak ediyorum. 32 büyükbaş hayvan, bir ayda tam 920 kilogram arpa desteği vermişiz. Rakam burada. Ya, neyi destekliyorsunuz arkadaşlar?.
Şimdi, geldiğimiz noktada şunu görmekte fayda var: Tamam, TMO'nun asli görevi çiftçimizi destelemek, onda hiç şüphemiz yok. "Zarar etsin." evet, etsin; "Hazine karşılasın." iyi güzel de ama yapılan Hazine zararları şu anda tamamen yabancı çiftçiyi destekleme anlamında. Şimdi, Sayın Genel Müdürüm sunumunda ayçiçeğiyle ilgili sıkıntı olmadığını ifade etti. Arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanı neredeyse bayram edecekti gemiler salındı, geldi diye, hepiniz aynı şekilde, şakşak yaptık. Asıl bizim şakşak yapmamız gereken, desteklememiz gereken kendi çiftçimizin üretmiş olduğu ayçiçeğini o fabrikada rafine ettirmenizdi ama siz, savaşta olan Rusya'dan gemiler geldi diye bayram ettiniz, bayram. Bırakın arkadaşlar, elden gelen öğün olmaz, olsa da zamanında bulunmaz. Şimdi ne yapıyoruz? Rusya acaba koridoru açacak da Ukrayna'daki 40 milyon ton buğday piyasa girecek mi, arz edilecek mi? Şimdi, bakınız...
MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye) - Dünya genelinde...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Dünya beni ilgilendirmiyor; beni Türkiye ilgilendiriyor, beni kendi insanım ilgilendiriyor, beni 84 milyon ilgilendiriyor!
(Gürültüler)
İRFAN KARTAL (Van) - Bağırma, bağırma!
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Beni 84 milyon ilgilendiriyor, beni dünya ilgilendirmiyor. Önceki...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Aygun, sakin olun, lütfen... Sayın Aygun, bakın...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Rakam ortada değerli arkadaşlar... Yıl 2002... Sayın Başkan...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Aygun, bakın, lütfen...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - 2002, Sayın Başkan... 2002...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Bakın, lütfen dinleyin.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Tamam.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Lütfen dinleyin.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, ben dinledim sizin hepinizi.
MEVLÜT KARAKAYA (Ankara) - Komisyona hakaret bu ya!
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - 2002, nüfus 63-64 milyon, doğru mu Sayın Genel Müdürüm?
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Aygun, kapatırım mikrofonunu, lütfen...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, lütfen sakin olunuz, bakınız...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Bakın, sakin olun. Bu ne demek ya! Masaya vurmak ne demek?
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Verilen cevaplara karşı!
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Bakın, burası teknik bir Komisyon
SÜLEYMAN KARAMAN (Erzincan) - Komisyonda konuştuğunuz konuların doğrudan...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Karaman, lütfen...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Geçen sene de aynısını yaptınız, kayıtlara bakarsınız.
Ben sizi dinledim, siz de dinleyeceksiniz. Ben milletvekili olarak, halkın sesi olarak geldim buraya, dinleyeceksiniz!
SÜLEYMAN KARAMAN (Erzincan) - Dinliyoruz zaten.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Zaten dinliyoruz. Niye sesinizi yükseltiyorsunuz, niye hararetleniyorsunuz?
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Verilen cevaplara karşı.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Niye masaya vuruyorsunuz?
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Verilen tepkiye karşı, verilen tepkiye karşı.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Bakın, hayır... Kimse size tepki vermedi. Siz yavaş yavaş sesinizi yükselterek burayı geriyorsunuz, lütfen germeyin.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Bakın, Sayın Genel Müdürüm, nüfusumuz 2002'de 64 milyon, üretim 19 milyon ton, yıl 2022 nüfus 84 milyon...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Lütfen buraya bakın.
İRFAN KARTAL (Van) - Dur ya, dur! Başkan konuşuyor.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Lütfen beni dinleyin.
Bakın, burayı geriyorsunuz.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Germiyorum.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Burası teknik bir Komisyon. Siz eleştirilerinizi teknik olarak, bilimsel olarak...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Bir dakika dinle ya. Sizi dinledik, başladığınızdan itibaren dinledik.
Teknik olarak konuşun, bilgi ve belgeye dayalı olarak konuşun ama sesinizi yavaş yavaş yükseltiyorsunuz, masaya vuruyorsunuz elinizi, yani lütfen, buranın bir adabı var, uyum içerisinde...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Masadan gelen tepkilere karşı...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Bakın, siz misafirsiniz, buranın uyum içerisinde çalışma prensipleri var. Tüm arkadaşlarımız... Bakın, sizin arkadaşlarınız bile garipsedi. Lütfen...
OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Garipsemedi, kimse garipsemedi.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Şimdi, nüfusumuza bakıyoruz, 2002'de, TÜİK rakamlarına göre 19 milyon ton üretim varmış ülkede. Sayın Başkan...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Yönetiyorum, yönetiyorum ama arkadaşlar, lütfen ya... Böyle bir şey olmaz, buna müsaade edemeyiz, buna müsaade etmem.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Tamam Başkanım, siz de bir sakin olun.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Siz de sakin olun.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Ben sakinim ama bu kadar sakinliğe rağmen bu şekilde tavır... Sakinlikten...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Siz hep müdahale ettiniz.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Lütfen devam edin, buyurun.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım ve Komisyon; Türkiye nüfusuna bakalım bir de: 2002'de nüfus...
ATİLA SERTEL (İzmir) - Siz, bizim yumuşak üslubumuza alışık olduğunuz için size sert geliyor.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - İsterseniz sert olun canım, fark etmez.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Ya, Sayın Başkan, dinleyecek misiniz? Bırakayım gideyim o zaman.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Devam edin, buyurun.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - O zaman dinleyin.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Arkadaşınız konuşuyor, sizin arkadaşınız konuşuyor.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Nüfus 2002'de 64 milyon; yıl 2022 nüfus olmuş 84-85 milyon, bir de mültecilerle beraber ne olduğumuz belli değil. Üretim, TÜİK'e göre 2002 yılında 19 milyon ton, geldik 2022 yılına, yine TÜİK diyor ki: "19 milyon ton civarında olacak." Tarım Bakanlığı farklı söylüyor, Amerikan Tarım Bakanlığıysa tepeden bakıyor ve diyor ki: "17 milyon ton." Sayın Genel Müdürüm, elinizi vicdanınıza koyun, 2021'de ülkenin gerçek üretimi nedir? TÜİK mi yalan söylüyor, Tarım Bakanlığı mı, Amerika mı? 3 tane rakam vardı geçen sene, bu yıl da yine aynı şekilde TÜİK farklı, Amerika farklı, Tarım Bakanlığı farklı yani kısacası, bizim şu anda üretimimizden haberimiz yok, 16-17 milyon tonda kalacağız. Bölgeyi geziyoruz, işte, vekillerimiz de sahada, sizler de sahadaydınız, siz de geziyorsunuz ve kuraklık var. Çukurova'da kuru tarımda 300 kilolarda verim alındı, sulu arazilerde 600-700 kilo yani kendi kendimize...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Vekilim, toparlayın, süreyi aştınız zaten.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Deniz Bey'in kalan süresi bende.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Yok, aldı, diğer vekillerimize vermiştik.
Buyurun, toparlayın.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Süremi sizin sayenizde aştım Başkan.
Şimdi, Sayın Genel Müdürüm, geldiğimiz noktada, gerçek rakamı ortaya koymamız lazım. Biz bu ülkenin üretimini istiyoruz, biz yabancı gemilerin Tekirdağ Limanı'nda, Bandırma Limanı'nda, Darıca Limanı'nda veya Mersin Limanı'nda olmasını istemiyoruz. Bizim kendi çiftçimizin üretimde kalmasını istiyoruz. Mazot almış başını gitmiş ama siz kalktınız "hasat dönemi" dediniz, erken açıklandı. Ya, Sayın Genel Müdürüm, Çukurova'da buğday hasadı çoğu bölgesinde başlamıştı ve birçok vatandaş gitti, tüccara malını verdi.
Şimdi, bir de ayrıca sıkıntı şu: Siz, kendi insanınızı ayırıyorsunuz. Anayasa'da eşitiz hepimiz ama çiftçi, tüccara veya fabrikacıya gittiği zaman veya zahireciye gittiği zaman diyorsunuz ki: "Ben prim vermeyeceğim." Tarım Bakanlığı burada Anayasa'ya karşı bir suç işliyor aslında, ayrımcılık yapıyorsunuz. Buradaki gelinen noktada, tüm çiftçiler ve hasada daha erken başlayan bölgeler... Trakya daha yeni başlayacak sıkıntı yok ama... Türkiye'nin hasat takviminin ne zaman başladığını sizler benden daha iyi biliyorsunuz, geziyorsunuz, görüyorsunuz. Yazık, günah değil mi o vatandaşlarımıza? Siz, alımda yokken gidip tüccara mal verip o insanlarımızın o ek primden eksik kalmasına vicdanınız el veriyorsa bir şey demiyorum. Burada, buna bakmamız lazım, inşallah, Sayın Bakan Yardımcısı buradan döndükten sonra bunu buradaki kayıtlardan alır ve bir an evvel başlarını kumdan çıkartırlar, tüm çiftçilerimizin o primlerden faydalanmasını sağlarlar. Tüccara sattıysa o da faydalansın kardeşim, var mı böyle bir uygulama? Sadece TMO'ya kalmış, öyle bir uygulama yok.
Şimdi, benim merak ettiğim bir konu da...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Toparlayalım lütfen Sayın Vekilim.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Toparlıyorum Başkanım.
...son üç yıldan beri ithalat yapan firmaları açıklar mısınız? Çünkü İzmir'de 3 tane çiftçimiz "Ben hayvancılık yapıyorum, sıkıntım var." Bakanlık apar topar cevap verdi ama bize geldiği zaman, sorduğumuzda "Ticari sır." Ben merak ediyorum, bu firmalar kimler? Ve ne kadar miktar almışlar? Kaç milyon dolarlık ihale almışlar?
Yine, bakınız, yurt dışı bazı ülkelere destek verildiği söyleniyor, Filistin olsun, Sudan olsun, Somali gibi birçok ülkeye. Bu verilen desteklerde kaç paralık destek verdiniz? Bunu da belirtirseniz sevinirim.
Şimdi, Sayın Başkanım, birkaç tane daha sorumuz var. Bugün itibarıyla Toprak Mahsulleri Ofisi depolarına kaç ton buğday, arpa mal aldı? Yine, bakınız, Mayıs ayında dediniz ki: "Şeyleri bırakacağız, vermeyi bırakacağız." Ama benim merak ettiğim bir konu, özellikle sordum, Bakanlığa da sordum. Şimdi, siz, Toprak Mahsulleri Ofisi olarak çiftçiye yemlik arpa veya buğday verdiniz. Ben vatandaşım, ben T.C kimlik numaramla geldiğimde bana KDV'yi yüzde 8 yaptınız ama ben şirket olarak geldiğimde bana yüzde 1 KDV verdiniz. Kalktınız, bize bir de öyle bir cevap verdiniz ama çıktınız Damızlık Birliğindeki verilerle dediniz ki: "Biz birliklere yüzde 1'le veriyoruz, alakası yok." Eğer vergi numarası şirket değilse yüzde 8'le verdiniz. Bunu da acaba vicdanen nasıl karşılıyorsunuz, ben merak ediyorum. Üzüldüm çünkü burada bizim üretmek, desteklemek istediğimiz kim diye merak ediyorum; küçük ve orta ölçekli aile işletmeleri mi yoksa büyük holdinglerin işletmeleri mi? Merak ettiğim konu bu.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Toparlayalım Sayın Vekilim.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Türk tarımının yükselmesi küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin tekrar ayağa kaldırılmasıyla olur; öyle holdinglerle moldinglerle bu iş olmaz çünkü bizim yapımız buna uygun.
Bakınız, yine, tarımdan eğitim alan ağabeylerimiz, arkadaşlarımız bilir; Sayın Kün Hocamızın bir sözü vardır: "Buğdayla koyun, gerisi oyun." Arkadaşlar, bu ülkenin mayasında buğday ve koyun vardır.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Masaya vurmayalım lütfen.
MEVLÜT KARAKAYA (Ankara) - Sayın Başkan, alışkanlık hâline gelmiş herhâlde.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, buğday ve koyun vardır...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Bakın, şov yapıyor, seçmeninize mesaj veriyorsunuz ama hoş bir mesaj değil yani.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Hayır, size mesaj vermiyorum, kimseye mesaj vermiyorum.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Ama bakın, seçmeninize karşı böyle mesaj veriyormuş gibi konuşuyorsunuz, yapmayın ya. Burası KİT Komisyonu.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, nasıl anlıyorsanız.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Burası Genel Kurul değil, başka yer değil, miting alanı da değil burası.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, nasıl anlıyorsanız, nasıl anlıyorsanız.
"Buğdayla koyun, gerisi oyun" Bizim burada yapmamız gereken, buğday çiftçisini desteklememiz gerekiyor ve küçükbaş hayvancılık için de o koyuncu ve keçicilerimizi desteklememiz gerekiyor ama bizim şu anda yapmış olduğumuz uygulama tamamen yurt dışından gelen gemilere neredeyse hazır bando yapıyoruz, saygı duruşuna geçiyoruz, boğazlardan geçerken neredeyse havai fişek atacak hâle gelmişiz. Ben bunu...
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Vekilim, son defa söylemek zorunda kalacağım, mikrofonunuzu kapatmak durumunda kalacağım, lütfen...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Bitiriyorum Başkanım, bitiriyorum.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Lütfen ama.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Bir an evvel kendi çiftçilerimizle ilgili planlamayı, projeksiyonu ortaya koymanız lazım.
Bakınız, Çin'de, 1950'li yıllarda başa gelen Başkan Mao diyor ki: "Ben tarımı bıraktım." ve beş yıllık sanayi projeksiyonu çiziyor.
KEMAL ÇELİK (Antalya) - Oo, oo...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Bakınız, çok bir sıkıntı yok arkadaşım. Dinlerseniz, bir dakika...
Sanayi projeksiyonu çiziyor ve gelinen noktada, 1958-1960'lı yıllarda 45-50 milyon Çinli vatandaş hayatını yitiriyor. Neden? Diyor ki: "Sanayi devrimi yapacaktık; bahçelere tarlalara demir ekecektik ama demiri ekerken, sanayi devri mi yaparken geldik, tarımı unuttuk."
Bu pandemi, bu ülkedeki kıtlık bize tarımın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Dersimize iyi çalışmamız gerekiyor. Hem suyumuzu doğru kullanmamız lazım hem de çiftçimizin yüzünü güldürecek projeleri ortaya koymamız lazım.
Ben umut ediyorum, 2023'te Millet İttifakı'nın iktidarında Ofisin çiftçinin kara gün dostu olduğu günü hep beraber yaşayacağız ama bürokratlara biz suç bulmuyoruz, bürokratlar gelen emri uyguluyorlar, onlara saygı duyuyoruz. Aynı bürokratlar geçmişte çok güzel işler yaptı, yine yaparlar diyoruz. Kadro var, birikim var ama tercih farklı diyor, bütün Komisyonu saygıyla selamlıyorum. İnşallah, 2023 yılında bu sistem olmaz, ithalat lobisi son bulur.
Teşekkür ediyorum.