| Komisyon Adı | : | SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Cihat Sezal, Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban ve 37 Milletvekilinin; Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4441) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 11 .05.2022 |
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sayın Başkanım, biz tabii ki konuyu gayet iyi anladık yani siz de izah ettiniz, teşekkür ederiz.
Yedek akçenin şirkete aktarılmasıyla ilgili yetki niye Ticaret Bakanlığında? Yönetim kurulu üyeliğini 12'den 15'e çıkartıyoruz. Yani oradaki yönetim kurulu üyelerine güvenmeyip Ticaret Bakanlığının bunu aktarmasıyla ilgili sorumun, asıl sorumun cevabı yok, şu anda vermediniz. Yani bırakın yönetim kurulu karar versin diyoruz.
BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun Sayın Bakan Yardımcım.
TİCARET BAKAN YARDIMCISI ÖZGÜR VOLKAN AĞAR - Çok teşekkür ediyorum.
Şimdi, efendim, baştan beri aslında bütün konu, ihracatçı birliklerinin ve TİM'in yapısında düğümleniyor yani burada kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu, sivil toplum kuruluşu ve benzeri diğer kurumlarla kıyaslanmasına baktığımız zaman, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve ihracatçı birliklerinin aslında 2009 sonrası, Bakanlıkla -o tarihte Dış Ticaret Müsteşarlığı idi- bağlı kuruluş statüsünün sona ermesi ve yeni statüsünün 5910 sayılı Kanun'la düzenlenmesinde düğümleniyor. 5910 sayılı Kanun'a bir bütün olarak baktığımız zaman, TİM ve ihracatçı birliklerinin -hani gerekçede öyle yazdık ama onu biraz açma ihtiyacı hissettim affınıza sığınarak- bir kuruşluk mal ve hizmet alımları dahi aslında Bakanlığın iznine tabi. TİM ve birliklerin çalıştıracağı tüm kadroların ihdas edilmesi Bakanlığın iznine tabi. TİM ve birliklerin şirketlere, vakıflara, derneklere üye olması Bakanlığın iznine tabi. TİM ve birliklerin yurt dışında lojistik merkeze açması, ticaret merkezi açması, fuarlara katılması, sektörel ticaret heyeti düzenlemesi, alım heyeti düzenlemesi Bakanlığın iznine tabi. Bunlar hep kanundan kaynaklanan şeyler.
Yine, aynı şekilde eğitim kurumlarına yardımda bulunması Bakanlığın iznine tabi. Bir irtibat bürosu açması Bakanlığın iznine tabi. Genel kurullarda kendi iradeleriyle belirlemiş oldukları nispi aidat oranları, yıllık aidat oranları, giriş aidat oranları Bakanlığın onayıyla yürürlüğe girer. Dolayısıyla TİM ve birliklere diğer STK'lerle ya da kamu kurum ve kuruluşlarıyla baktığımız zaman çok nevi şahsına münhasır yani üçüncü tip, organik bir ilişki anlamında da tanımlayabileceğimiz idare hukukunda bir yapı var burada. Dolayısıyla "Yedek akçe neden Bakanlığın izniyle aktarılıyor?" dediğiniz zaman... Çünkü birliklerin normal kendi faaliyetleri için de yedek akçe kullanımı izinlerini Bakanlık veriyor efendim. Bu, şu andaki mevzuattan kaynaklanan bir şey.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Tamam, anladım.
TİCARET BAKAN YARDIMCISI ÖZGÜR VOLKAN AĞAR - Yani 5910 sayılı Kanun'un tüm felsefesi o dönemde bir "kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu" şeklinde değil. Yine, bu Meclisimizce kabul edilen kanunda o bağlı kuruluş statüsündeki tüm yapı aynen 5910 sayılı Kanun'da formatlanmış ve düzenlenmiş durumda.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Efendim, gayet iyi anladım Sayın Bakan Yardımcım. Şimdi, gayet iyi anladım, zaten ben de İhracatçılar Meclisinin üyesiyim yani sonuç itibarıyla biliyorum bu söylediklerinizi fakat demek istediğim şu: Biraz önce tartışılan genel sekreterlikte bile söylediklerimiz burada yanlış anlaşılmış ben dışarıdayken. Diyorum ki: Bu, bir kamu kurumudur "İş dünyasını temsil eder." noktasında değilim yani sonuç itibarıyla bir kamu kurumundan bahsediyoruz, kamu kurumu ise eğer... E, seçimler yapılıyor. Bakın, burada iş dünyamızın temsilcileri orada ihracatçıları temsil ediyor. Yani eğer siz onların bütün yetkilerini elinden alacaksanız o zaman iş dünyasının temsilciliği falan kalmıyor burada. Siz zaten biraz önce söylediniz "2009'daki yasa" dediniz, doğru, o zaman konuldu zaten bu ihracattan pay alma meselesi, o zamanki bakanlığın arka bahçesiydi. Gayet iyi hatırlıyorum, yılda 75-80 milyon dolar o dönemde ihracatçılardan buraya pay kesiliyordu, o zaman da itiraz etmiştik.
FUAT KÖKTAŞ (Samsun) - Binde 10'muydu o zaman?
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Evet, belki de daha fazlaydı. O zaman 5, 7 yani sektöre göre değişiyordu, yanlış hatırlamıyorsam, şu anda irticalen konuşuyorum. O zaman da itiraz etmiştik, o zaman da ihracatçı olarak itiraz etmiştik "Yapmayın, almayın bu paraları, ülkemizin ihracata ve dövize ihtiyacı var." demiştik. Şimdi, geldik aynı noktada ve bu aslında malumun ilamı yani Sayın Bakan Yardımcım, siz söylüyorsunuz, eyvallah ama malumun ilamını yapıyorsunuz bir taraftan. Bir ihracatçı olarak -işte buradaki arkadaşlarımız da öyle- biz iş dünyasının temsil ettiği bir yere para ödemek istiyoruz ve onlar da, seçilmiş arkadaşlarımız da "Bizi orada bizim verdiğimiz paralarla iyi temsil etsin." diye seçiyoruz. Ama siz bakıyoruz...
FUAT KÖKTAŞ (Samsun) - Ama maaş almıyor, bak, dikkat et.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Ya, maaş almıyor. Yani şimdi sivil toplum örgütlerinde, derneklerde, odalarda maaş alan yok, Şahin Bey bilir, maaş alınmıyor oralarda ve gönüllü yapılan işler bunlar, bunlar gönüllü yapılan işler.
ŞAHİN TİN (Denizli) - Maaş alınmıyor.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Şimdi, şu anda malumun ilamını biraz önce Sayın Bakan Yardımcımız da yapmış oldu yani bizim sabahtan beri burada anlattıklarımız, mücadele ettiklerimiz "Böyle yapmayalım, şöyle yapalım." dediklerimizin kanıtıdır. Onun için...
FAHRİ ÇAKIR (Düzce) - Kamu kuruluşu olmuş zaten, evvelce olmuş, evveliyatı bu.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Bugün aslında perçinliyoruz.
FAHRİ ÇAKIR (Düzce) - Bu dünün meselesi, bugünün, muhtemelen yarının da meselesi.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Bugünün meselesi.
Teşekkür ederim.