| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4485) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 10 .06.2022 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; herkesi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Türkiye'de 1980'lerle başlayıp AKP döneminde tırmanan ve Sağlıkta Dönüşüm Programı'yla vücut bulan sağlıkta piyasalaştırma süreci bugün sürdürülemez bir noktaya gelmiştir. Bu ortamın atmosferinde boğulan hekimleri, güvencesizleşen sözleşmeli personeli, taşeronda karın tokluğuna çalışan işçileri, kapanma-kapanmama arasındaki eczaneleri ve derdine derman bulamayan parasız hastaları rahatlıkla görebiliriz. Sağlık hizmetinin sermayenin kâr hırsına teslim edilme niyeti ise en üst merciden sarf edilen "Giderlerse gitsinler." sözünde de suretini bulmuştur. Aslında sözün esas muhatabı hekimler değil doğrudan halk sağlığıdır.
"Giderlerse gitsinler." sözünde ifadesini bulan sağlık anlayışının Türkiye fotoğrafını seçim bölgem Muğla'dan örneklerle anlatmak istiyorum. Muğla'da 13 ilçenin 12'sinde hastane mevcut ve hastanelerimizin tamamına yakınında hekim başta olmak üzere personel yetersizliği had safhadadır. Bu durum mevcut çalışanların iş yükünü sürekli artırmakta, tükenmişliğe yol açmaktadır. Kış nüfusunun 1 milyon, yaz nüfusunun 5 milyon olduğu Muğla'dan gelen isyan seslerinden bazılarını paylaşmak istiyorum izninizle: Dalaman, Ortaca ve Köyceğiz Devlet Hastanelerinde bölgede tek çocuk doktoru var. Köyceğiz'de 1 dâhiliyeci on ay önce istifa etti, kalan tek dâhiliyeci de iki ay sonra emekli olacak. Dalaman, Ortaca, Köyceğiz; üç ilçede tek kardiyolog görev yapıyor. Ayrıca yaz trafiğinin yoğunluğu, bölgenin coğrafi yapısı gibi nedenlerle ölümcül motosiklet kazalarının bu bölgemizde yüksek olmasına rağmen bölgedeki üç hastanemizin hiçbirinde beyin cerrahisi uzmanı yoktur. Dalaman Hastanemizde tomografi cihazı yok, göz ve ortopedi doktoru yok, hastanenin fiziksel kapasitesi yetersiz. Ortaca Devlet Hastanesinde son bir yılda 7 uzman hekim ve 5 pratisyen hekim istifa etti. Fethiye'de 1 kadın doğum, 1 beyin cerrahisi uzmanı var, göğüs cerrahisi uzmanı yok, genel cerrahi 3 kadro eksiğiyle çalışıyor. Kadrosu tam olan branşlardan anestezi, göz, nöroloji, kulak burun boğaz, kardiyolojide rutin bir hâle gelen geçici görevlendirmeler nedeniyle hekim sayısı yetersiz sayıya düşüyor. Ortaca, Köyceğiz, Dalaman ve açılacağı söylenen Seydikemer hastaneleri uzman sayıları eksik olduğu için Fethiye'den geçici görevlendirmeyle tamamlanıyor; yetmiyor, Marmaris, Bodrum hastanelerinde geçici görevlendirmelere gidiliyor.
Fethiye'de hekimler şöyle isyan ediyor: "Yoğun ve yetişemez durumdayız, mesai kavramımız kalmadı; bürokrasi bitecek diye bilgisayar sistemine geçildi, hem evrak hem bilgisayar kaydı yapıyoruz, iş yükümüz daha da arttı; kalite kavramı üzerinden kâğıt üzerinde her şey gösteriliyor ama uygulamada hiçbir gelişme yok. Kişi üzerinden eczaneden çıkış yapılması gerekliliği getirildi; servislerde ilaç, serum ve sarf malzemesi bulundurmak yasak; hastaya acil kullanmamız gerekenler dahi bir saat sonra servise geliyor. Bu sistem, hasta ve insan odaklı değil, kâr ve işletme odaklı. Servislerde, acilde dâhil, acil malzeme ve defibrilatör gibi cihazlar çok yetersiz. Günlük 90-100 hasta nedeniyle hekimler bunalmış vaziyette. Yaz döneminde nüfusun katlanması, trafik kazaları ve benzer nedenlerle bu sayı katlanıyor."
Köyceğiz, Ortaca, Dalaman ve hatta Fethiye için temel sorunların başında uzman hekim ihtiyacı var. Çoğu branşta uzman hekim yok veya tek kadro var. Bu nedenle, çoğu hastanın merkeze sevk edilmesi gerekiyor; bu da ikinci ve üçüncü basamak hastanelerin yükünü artırıyor, ilçe hastanelerini de işlevsiz hâle getiriyor. Örneğin, Ortaca Devlet Hastanesi, yeni yapılmış, bölgenin yükünü taşıyabilecek büyük bir potansiyele sahipken hekim eksikliğinden dolayı kapasitesini kullanamıyor. İlçelerde ek ödeme olmadığı için gelen hekimler geçinemedikleri için kısa sürede ayrılıyor. Bakanlıktan kadro artışı talep edildiğinde hastane yatak doluluk oranının düşüklüğü gösterilerek reddediliyor. Bodrum'da kardiyoloji, çocuk, beyin cerrahisi, çocuk cerrahisi, göğüs cerrahisi, psikiyatri tek ve dolayısıyla icap tutmuyor. Dermatoloji, göğüs hastalıkları, biyokimya uzmanı yok. Kulak burun boğaz uzmanı tek, o da başhekim. 3 dâhiliyeciden 1'i iki aydır Şırnak'ta geçici görevde. Datça Devlet Hastanesinde sağlık personeli sayısı yetersizliğinden dolayı, aylık saatlerin çok üzerinde, uzun ve yoğun iş yükü oluşuyor. Hekim ve diğer sağlık çalışanları aşırı yüksek kiralar, buna karşın düşük maaşlar ve döner sermaye ödemesi yapılmaması nedeniyle ya istifa ediyor ya da yer değiştiriyor. İlçede yaz nüfusu 7-8 kat arttığı için acil serviste tek hekimle yirmi dört saatte 300 hasta bakılmaya çalışılıyor. Uzun bekleme süreleriyle halkımız sağlık hizmeti alamaz duruma geliyor. "Datça gibi turizm noktalarında sağlık çalışanlarına lojman yapılmalıdır." şeklindeki talepleri de iletmek istiyorum.
2021 yılı Mayıs ayında hizmete giren 100 yataklı yeni Yatağan Devlet Hastanemizde ise uzman hekim ihtiyacı var. Radyoloji doktoru yok, nöroloji doktoru yok. Bölge, santral ve maden bölgesi, dolayısıyla iş kazalarının yoğun yaşandığı yer ama tek ortopedi doktoru var, beyin cerrahisi uzmanı yok. Tek genel cerrahi doktoru var, akciğer hastalıkları sık görülmesine rağmen Yatağan'da tek bir göğüs hastalıkları uzmanı yok. Fizik tedavi merkezi var ama fizik doktoru yok. Genel cerrahi ve kadın doğum uzmanları on yıldır tek başına hizmet veriyor ve acilde pratisyen hekim ihtiyacı var, temizlik ve özel güvenlik eksiği var.
Son üç yılda Milas Devlet Hastanesinde 15 hekim istifa etti, 11 hekim emekli oldu, 12 hekim tayin isteyerek gitti; bu yeni yasa tasarısı aldatmacasından daha sonra 5 hekim istifa için bekliyor. Emekliliği dolan hiçbir hekim bir gün bile beklemiyor. Çocuk doktorları sürekli geçici görevle Bodrum'a gidiyor, Bodrum'a gitmedikleri hafta Bodrum'daki acil tüm çocuk hastalar Milas'a sevk ediliyor. Kadın doğum için de tüm sezaryen hastaları gece boyu Milas'a sevk ediliyorlar. Hekimlerin dayanacak gücü kalmadı. Hastanede nöroloji uzmanı 1 tane, şu anda üç ay istirahatli. Her dönem doktor aramasına açılmasına rağmen kimse gelmek istemiyor. Yoğunluk, geçici görevlendirmeler ve düzenli döner sermaye dağıtılmaması gibi sebeplerle doktorlar tayin olup gelmek istemiyorlar. Birçok branşta kadronun yarısıyla hizmet üretilmeye çalışılıyor. Yirmi dokuz yıllık bir uzman hekimin mayıs ayı maaşı 7.966 TL, emekliliğe yansıyan ücreti bu kadar. Olmayan döner sermayeye zam yapılıyor bu yasa teklifinde. Hekimler şiddetten, malpraktis davalarından, geçici görevlendirmelerden, yoksulluk sınırının altındaki maaştan çok yoruldu. "Özel sektörün son üç yılda sağlıktan aldığı pay ne kadar arttı? Devlet hastanelerinin çalışmasını mı istemiyorlar?" Bunu sorun diyor hekimler; biz de bunu sizlere soruyoruz, iktidara soruyoruz. Bu kriz bilerek yaratılıyor. Sonunda vatandaşa "Sistemden memnun musunuz?" diye sorulduğunda memnun olma şansı yok. "'Madem sıkıntı var, o zaman tüm hastaneleri özelleştirelim.' diyecekler, buna hazırlık yapıyorlar." diyor sağlık emekçileri.
Muğla Araştırma Hastanesinde çocuk alerji doktoru yok, İzmir ve Aydın'a gidiyorlar; her hafta gitmek gerekiyor. Aşılama tedavisi için beş yıl, bir defa gitmezsen boşa gidiyor, çok maliyetli. Aileler zor durumda "Lütfen, sesimiz olun." diyor bir vatandaşımız. Muğla'daki hastanelerde eksiklikleri en ağır hisseden acil servis hekimleri ise şunları dile getiriyor:
1) Acil servisteki hekim sayısının yetersiz olması mevcut hekimlerin yükünü artırıyor ve bu yüzden pratisyen istifaları artıyor. Örneğin, Ortaca Devlet Hastanesinde son dört ayda 4 hekim istifa etmiş ve 1'i yurt dışına yerleşmiş.
2) Bölgede uzman sayısının yetersiz olması nedeniyle, acilden hasta danışma, yatış ve sevk işlemleri çok uzun sürüyor ve verimli işleyiş olmuyor. Bu sistem hem hekimi hem de hastayı çok yoruyor.
3) Bir hastanın tüm sorumluluğunu bir hekim alırken, meslek kusuru davaları hekimlere açılırken acil serviste en düşük maaşı hekimin alması hekimlerin mesleki heveslerini düşürüyor. "2021 hekim maaşım on bir ay boyunca toplam 78 bin TL." diyor bir acil hekimi.
Bunların dışında, kronik hastalıkların takibi, kanser taramaları, sağlık raporları gibi işlemler özellikle ek personel ihtiyacını artırmaktadır. Artık bir birime 1 ebe yetmemektedir. Her aile hekimi birimine ek personel ve daha kalabalık aile sağlık merkezlerine orantılı bir şekilde kamuda kadrolu ebe hemşire istihdamı yaratılması planı var mıdır?" diye soruyor sağlık emekçileri.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Buyurun.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - İktidara sesleniyorum: Hastaneyi hastane yapan sağlık personelidir; duvarların, kapıların hasta bakamadıklarını anlayın artık. Kamu hastanelerindeki yaprak dökümüne kayıtsız kaldınız. Nihayet sağlık emekçilerinin haklı mücadelesi sonunda bir yasa teklifi getirdiniz, o da yarım yamalak. 30'un üzerinde tıbbi meslek grubu var; hastanedeki temizlikçisinden ambulans şoförüne, hemşiresinden sağlık memuruna, ameliyathane teknisyeninden röntgen teknisyenine kadar tüm sağlık çalışanları için bir düzenleme getirmeliydiniz ama yapmadınız. Göz boyuyorsunuz, sağlık çalışanlarını bölerek birbirine düşürmeye çalışıyorsunuz ama asla başaramayacaksınız.
Teşekkürler Başkanım.