| Komisyon Adı | : | DİJİTAL MECRALAR KOMİSYONU |
| Konu | : | Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4471) (Tali komisyon) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 01 .06.2022 |
BURAK ERBAY (Muğla) - Başkanım, elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık zaten yani sabahtan da tartıştığımız gibi, biraz bu konuda konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.
Gerçekten, işte baştaki, 1'inci maddede de söyledik; bence utanç verici bir gece yaşıyoruz hem Komisyonumuz adına hem de bu Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında. Gerçekten çok somut, ciddi birtakım iddialar ortaya konmuş olmasına rağmen, seçilmiş arkadaşlar gerekli tavrı da gösteremediği için yasalar geçti. Yani açıklayıcı bilgiler alınamadı, sayılarla ilgili bir sürü sorunlar oldu; gerçekten problemli bir yasa görüşüyoruz ama alıştık yani sizin bu tarz yöntemlerinize, mevcut AKP iktidarının, işte yetkililerinin, iktidar ortağının uygulamalarına dört yıldır alıştık. Gerçekten, bu komisyonlara hep geldik, görüşlerimizi ifade etmeye çalıştık, birçoğundan vicdanımız rahat ayrılmadık yani hep eksik kaldığını hissederek, bölgelerimize döndüğümüzde vicdanları rahatlatıcı açıklamalar yapamadık. Hep aralara sıkıştırılmış şeyler vardı torbaların içinde, paketlerin içinde; o elma şekeri mantığıyla işte dışı güzel gibi gözüken ama içinde belli bir zümreyi mutlu eden ama ülkeye zarar veren, ülkenin altını oyan düzenlemelerle karşılaştık. Bunları hep anlattık, toplumun bir kısmını aydınlatmaya çalıştık ama öyle sansürcü bir anlayış var ki işte, sürekli gazetelere, televizyonlara yasaklar getirerek bunların da kamuoyu tarafından duyulmasının önüne geçildi; biz elimizden geldiğince -nereden- sosyal medyadan veya bunu yayınlayan haber sitelerinden, haber kanallarından bunları duyurmaya çalıştık. Yani gerçekten kirli bir oyun oynanıyor ve sonuç itibarıyla, yirmi yıllık AKP iktidarının sonunda gerçekten mutsuz, kendini huzurlu ve güvende hissetmeyen bir toplum oluşturdunuz, bunu siz yaptınız; bizim bütün uyarılarımıza rağmen, AKP ve sonradan da MHP ortaklığıyla siz yaptınız. İnsanlar kendini güvende hissetmiyor, insanlar kendini huzurlu hissetmiyor.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Mini parantez açayım. Çok rica ediyorum, gece çok ilerledi, madde üzerine ve kanun teklifi üzerine konuşursak... Zaten geneli üzerinde bütün bunları kayda geçirdiniz, tutanaklarda var, çok rica ediyorum.
BURAK ERBAY (Muğla) - Başkanım, anlıyorum ama dediğim gibi, gerçekten yardımcı olduk belli bir süreçte, belli mutabakatlara varıldı, birçoğunda da konuşmayarak yardımcı olduğumuzu düşünüyorum. Yani bu konunun...
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Hayır, hayır, ben yardımcı olmak olmamak bağlamında söylemiyorum.
BURAK ERBAY (Muğla) - Anlıyorum.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Yani biz bunları zaten sabah konuştuk geneli üzerinde, tekrar konuşalım.
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Bu maddede de tutanağa geçsin.
BURAK ERBAY (Muğla) - Yani bunların tarihe not olarak... Gerçekten, bir daha söylüyorum yani ileride...
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Maddeyle ilgili konuşalım, kanun teklifiyle ilgili konuşalım.
BURAK ERBAY (Muğla) - Anladım ama Başkanım, maddeye bağlanacak zaten, anlıyorum.
RAVZA KAVAKCI KAN (İstanbul) - Sabahtan beri konuşmayarak yardımcı oldunuz!
BURAK ERBAY (Muğla) - Ama gerçekten, ileride, bu ülkenin gençleri döndüğünde AKP'nin bu ülkeye nasıl zarar verdiğini, bizim uyarılarımızın da çok önemli olacağını düşünüyorum. "Sen gitmişsin, seçilmişsin, Mecliste bir görev almışsın, bu maddede sen ne dedin?" dediğinde, gerçekten vicdanen "Uyarılarda bulundum." diyebilmek isterim. O yüzden bu uyarıları elimizden geldiğince yapmamıza, bence Başkanım, birkaç dakika müsaade edin.
Sonuç itibarıyla, ülkemizde yaşayan insanlar gerçekten -dediğim gibi- kaygılı. Ya, her şeyi bırakın, insanların zaten emeği çalınıyor. Ben bir tarım ailesi çocuğuyum; gidelim, tarım üreticisiyle konuşalım, esnafla konuşalım; herkes kaygılı. İnsanların emeğini çalıyorsunuz, emeğini çalmanın ötesinde gençlerin de...
RAVZA KAVAKCI KAN (İstanbul) - Aaa... "Çalıyorsunuz." falan, lütfen yani...
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Vekilim, bir sataşmaya mahal vermeyin.
BURAK ERBAY (Muğla) - Ya, bak işte, bak, aynı şeyi yapıyor.
AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) - Hanımefendi, niçin...
BURAK ERBAY (Muğla) - Vallahi billahi ya!