| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4336)(Devam) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 31 .03.2022 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Cemal Bey kardeşim çok güzel konuştular, tebrik ediyorum. Yani istediğin zaman konferans verebilirsin biz de zevkle dinleriz, merak etme. Ama yani ben hayret ediyorum, çeyrek lahananın 10 lira olduğu bir Türkiye'de bu kadar umudu nasıl taşıyorsunuz acaba? Yoksa ekonomik gerçeklik dışında mı düşünüyorsunuz?
CEMAL ÖZTÜRK (Giresun) - Benim çiftçim de para kazansın ya.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - İkincisi, bir ton mazeret saydı, vay savaşmış, vay coronaymış... Güzel şarkılardan falan da örnekler verdin, bizim orada da bir söz vardır: "Oyun bilmeyen gelin 'Yerim dar.' der." derler, tamam mı?
CEMAL ÖZTÜRK (Giresun) - Oynuyoruz biz de.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, krizler, sıkıntılar bazen ekonomik olarak avantaja dönüşür, en büyük sıçramayı da zor zamanlarında yapar ekonomiler; siz batırıyorsunuz, neden, biliyor musunuz? Sürekli yanlış yapıyorsunuz. "Koşulları bırakın, yaptığınız yanlışlardan vazgeçin." diyoruz biz; iş bu kadar basit, formülü gayet sade. Siz doğru yapın, o koşulları bırakın, o zaman biz de değerlendiririz.
Bakın, bu Hükûmetin veya bu iktidarın -topyekûn, Meclis kadrosu da dâhil- sorunları çözemeyeceği, ekonomik dertleri gideremeyeceği, ortadan kaldıramayacağı bu tekliften belli arkadaşlar hatta bu tekliften değil, bu maddeden belli ya. Allah aşkına şunu bir dikkatlice okuyun ya! Dikkatlice dinliyorum, benim anladığım şu: 1992'de Kurumlar Vergisi Kanunu'nda bir düzenleme yapılmış, yatırım fonları veya ortaklıkların kazançları kurumlar vergisinden muaf tutulmuş ve o 1992 değişikliğinin devamı niteliğinde iki buçuk ay önce bu Komisyona gelmiş, bir istisna maddesi getirilmiş yani kurumların yatırım fonlarından veya ortaklıklardan elde ettikleri kazançların istisna kapsamında olması gerektiğiyle ilgili iki buçuk ay önce düzenleme yapmışız. Bu, 1992 değişikliğinin bir mantığı "Madem fonlar vergi vermiyor, bu fonlara ortak olan, vergiye tabi kurumlar da o ortaklıkları nedeniyle elde ettikleri kazançlardan vergi ödemesinler." diye düşünülmüş. Ya, bu kadar pespayelik olur mu? Madem bunu düzenleyeceksiniz, düzgünce düzenleyin. Affedersiniz, sözüm Meclisten de dışarı ama -bu lafı söyleyince her şeyi söylemek caizdir derler- burası yoldan geçenin uğradığı bir yer değil ki. "A, şurası da eksik kalmış." Neyi eksik kalmış? "Bu katılma paylarının fona iadesi suretiyle elde edilen kazançlar da istisna kapsamına girecek." denilerek iki buçuk ay önce yapılması gereken, birlikte düşünülmesi gereken bir istisna bu maddeyle geliyor. Bir ikinci madde geliyor "Bu fonlardaki değerlemeye tabi olanlar açısından değerlemeden doğan kazançlar da istisna kapsamında olsun." deniliyor yani 2 istisna daha getiriliyor ama doğrudan fonlarla ilgili. Ya, iki buçuk ay önce gelmiş Meclise, kanunlaşmış ve bu kanunlaşma sırasında bu konu görüşülmüş, tartışılmış. Bizi, muhalefeti böyle düzgün dinleseniz "Ya, şu da eksik kalmış, bu da eksik kalmış." diye bir şeyleri daha sistematik hâle getirebilirsiniz ama dinlemiyorsunuz. Eleştirdiğimiz zaman da "A, siz bizi eleştirdiniz." diyorsunuz. Yani bir maddeyi düzgün bir paket hâlinde, bir perspektif içerisinde buraya getiremeyen bir iktidarın... İki ay sonra da yine bu fonlarla ilgili "Başka bir eksiğimiz kalmış, onu da düzeltelim." diye getirirseniz hiç şaşırmam çünkü defalarca yaptınız bunu, hep böyle yapıyorsunuz. Eğer şu tekrarlarınız, yapbozlarınız olmasaydı bu Komisyona gelen metinler -ben size söyleyeyim- üçte 2 oranında azalırdı. Ya, böyle aklınıza geldikçe madde gelmez ki arkadaşlar. Onun için, hiçbir sorunu çözemezsiniz. Krize ne pandemiyi bahane edin ne de Ukrayna-Rusya savaşını, 2018 Ağustosta patladı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Buyurun, tamamlayın Sayın Şener.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - 2018'de ne kriz vardı ne de pandemi, dünyada kriz de yoktu, pandemi de yoktu, Ukrayna savaşı da yoktu. Elinizle getirdiniz, 2018'in Ağustosunda patlattınız -korkunç bir kriz- o günden bugüne kadar da net dört yıl; 2018'in bir yıl öncesi de sıkıntılıydı, tam beş yıldır ekonomi sıkıntıda. Şu "pandemi tedbirleri" dediğiniz şey bir yıl sürdü ya, geriye kalan dört yılın hesabını nasıl vereceksiniz? Cumhuriyet tarihinde var mı bu kadar uzun bir kriz dönemi, bir buhran dönemi? Hiç yok. Bütün krizler bir senede gidiyor, atlatılıyor. Dün söyledim, 1929 buhranı o dünya koşullarına rağmen Türkiye'de avantaj olmuştur. Onun için, Allah aşkına, böyle, kendi dışınızdaki şeylere bahane bulmayın. Siz ne yapıyorsunuz, ne yapıyorsunuz, ona bakın. Şu anda herkes şikâyetçi, bir tek banka kârları artıyor. İlk iki ayda banka kârları yüzde 323 arttı arkadaşlar, bir tek bankalar kârlı çalışıyor, geçen yılın aynı aylarına göre yüzde 323 banka kârları artıyor.
BÜLENT KUŞOĞLU (Ankara) - Kamu bankaları da yüzde 1.600.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, maalesef öyle.
Yani şimdi, hani, faizi düşürmüştünüz. Nasıl faizden para kazananlar daha fazla gelir elde ediyorlar? Nasıl elde ettikleri de belli aslında, faiz marjı yüksek.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Şener, teşekkür ediyoruz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Merkez Bankasından alıyor 14'le, satıyor, bilmem, işte, 27'yle. Bankalar mevduatı topluyor 17'yle, satıyor 27'yle; elbette kâr ederler. Bunun mantığı ne?
Yaptığınız işi doğru yapmıyorsunuz, bak, ben size söyleyeyim. Uygulanan ekonomik politikalar -bir kere içinde bulunduğun konjonktüre göre hem kısa dönem perspektifin olacak hem de uzun dönem perspektifin olacak- yanlış; yanlış olduğu için de bir türlü zapt edilemiyor. Ortalık darmaduman ve bu madde de bunun delilidir, ispatıdır. Bütün yanlışlık ve hata iktidarın kendisindedir, sorumluluk üstlenin.