KOMİSYON KONUŞMASI

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Öncelikle, imza sahibi arkadaşlara ve Bakanlık yetkililerine teşekkür ediyorum. Her ne kadar önerge burada kabul edilmese de bir önceki önergede, tartışmanın kendisini Komisyon tarafından değerlendirilmesine bırakmak demek aslında bu öneriler kabul edilebilir ama şu anda iktidar ya da imza sahipleri arkadaşlar hazırlıklı bir önerge getirmedikleri için şimdi değiştiremedik. Ama ben öyle tahmin ediyorum ki üç yıldır süzülerek gelen tartışma içerisinde hem bizim aktif olarak bulunmamız hem arkadaşlarımızın kendilerinin aktif olarak bulunması... Ama kanun teklifi yazılırken eksik bırakılan -sehven eksik bırakılan- yanlar olduğunu da arkadaşlarımız da görüyorlar. Genel Kurul aşamasında bunların da değiştirilecek olması aslında, bizim, Genel Kurula giderken muhalefetiyle iktidarıyla temel noktalarda ortaklaşma eğilimimizin çok yüksek olduğunu gösteriyor. Belli ki bu da spor ahlakı ve sporcu hassasiyeti doğuruyor.

Şimdi, bu sene federasyon seçimleri yapıldı. Federasyon seçimlerinde öyle bir şey oluyor ki bazı federasyonlarda bizim etkin olduğumuz federasyonlar oldu; imzayı topladık, başka adayların imza toplamasına fırsat vermedik. Burada bir üst sınır getirmediğimizde bir kısım çevre, kendisi imzayı topluyor, bir başkasının imza toplamasına olanak vermiyor.

Burada eğer sizler tarafından da uygun görülürse -Komisyon tarafından da uygun görülürse- şöyle bir teklifimiz var: "Federasyon başkan adayları yönünden genel kurul delegelerinin en az yüzde on beşi" denmiş biz "yüzde beşten az, yüzde ondan fazla olamaz" diyoruz. Yüzde 5'ten az olursa da şöyle bir handikap var: Onlarca kişi 1 oy alamasa bile imza toplar, aday olur. Bunu biz yöneticilik yaptığımız hem siyasi alanda hem sendikal alanda çok sayıda yaşadık. Mesela, bizim kurultaylarımızda bazen hiçbir imza şartı aramıyorduk; 60 kişilik parti meclisine 600 kişi aday oluyor, sıfır oy alan 500 kişi çıkıyordu. Şimdi, bunların önüne geçmek için bir en az seviye bir de üst rakam bulundurmakta fayda var. Mevcut federasyon başkanları bir ağırlık oluşturuyor.

Şimdi, arkadaşlar "3 dönem üst üste" kuralı getirmişler "Bu 2 dönem olabilir mi?" dedik. Orada da şöyle bir şey... Hatta ben tartışırken arkadaşlara da söyledim; Adalet ve Kalkınma Partisi kurulurken tüzüğünde 3 dönem şartı vardı, daha sonra bu şart kalktı. Şimdi, sendikalarda bu şartı koyamadık, siyasi partiler olarak bu şartı koyamıyoruz; eğer bu şartı 2 dönem şekline getirirsek kendimizin uygulamadığını bir başkasından talep etmiş oluruz diye ben kendi içimde de bir çelişki yaşıyorum. Ama burada eğer sporun gelişmesi açısından, orada bir kastın oluşmaması açısından "3 dönem değil de 2 dönem yapabilir miyiz?" diye bir kez daha tartışmaya ve görüşlerinize sunmak istedik.

Bu konuda, özellikle "kesinleşmiş" sözcüğünün girmesi gerekiyor; hak mahrumiyetinde, (c) bendinde sadece "kesinleşmiş" sözcüğünün oraya eklenmesinde de ayrıca yarar var diyorum.

Teşekkür ediyorum.