KOMİSYON KONUŞMASI

BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Şimdi, Hocam, eğitim, en temel insani haklardan biri. Anayasa'mızın 42'nci maddesi "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz." der. Sağlık, ekonomik, ailevi ve benzeri sebeplerle eğitimini yarım bırakmak zorunda kalan yaklaşık 1 milyon 300 bin öğrenci var bu ülkede. Bu öğrenciler kaldıkları yerden devam etmek ve diplomalarını almak istiyor. Bu konuda öğrencilerin yaşadığı bu mağduriyet giderilecek mi? Öğrenci affının çıkarılmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz? Onlar çünkü sürekli bu konuda gündem yaratmaya, seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Buradan, birinci ağızdan sizden bu konuyla ilgili bir açıklama bekliyorlar.

Ayrıca, bu torpil konusuyla ilgili olarak da bir örnek vermek istiyorum, "Somut bir örnek var mı?" demiştiniz. Afyon Kocatepe Üniversitesi -benim seçim bölgemin bulunduğu yerde- Gıda Teknolojisi bölümünde, öğretim görevlisi giriş sınavında kişiye özel bir şartname düzenlenerek alım yapıldığı iddiası var ki çok güçlü bir iddia. Çünkü 2 aşamalı sınavın ilkinde 1'inci olan kişinin yerine, sonuncu olan ve ne hikmetse, bölüm başkanının da akrabası, yakını olan birisi bu kadroya alınıyor. 1'inci olan aday şu anda idari yargıya müracaat etmiş durumda. Sosyal medyada ve diğer mecralarda tepkiler artınca da ilan metnindeki işte o "marka" ibaresi kaldırıldı, ilanın özel şartı "gıda mühendisliğini bitirme" işte "alanında tezli yüksek lisans şartı" işte "birtakım yazılım ve donanım sertifikasına sahip olma" şartı sonradan ilandan kaldırıldı. Ama buradaki nokta çok önemli: 1'inci olan aday 85 ALES puanı almış, 90 yabancı dil puanı almış ve 1'inci olarak müracaat etmiş; bölüme alınan kişiyse, 80 ALES puanına ve 51 yabancı dil puanına sahip ve sonuncu olan aday. Şimdi, bu konuda herkes illa haksızlığa uğrayınca... Tamam, yargıya müracaat edebilirsiniz, yargı yolu malum ama yargıya müracaat etmeden önce, bu tip haksızlıkların önüne geçmek gerekmiyor mu? Yani burada objektif kriterlerin ortaya konulması gerekmiyor mu? Ki bu çok somut bir olay. Biraz önce özellikle "Böyle bir şey var mı?" diye sorduğunuz için ben bu örneği naçizane vermek istedim. İsim bilgilerini vermiyorum ben kişileri deşifre etmemek adına ama haber sitelerinde de çıktı, isterseniz size Komisyondan sonra kişilerin isimlerini de verebilirim.

Ayrıca, üniversitelerde gördüğüm bir sıkıntı var; siz de söylediniz, öğretim görevlisi sıkıntısı. Sanki bunun nedeni, her yerde her bölümü açmak. Yani, şimdi, ben hukuk fakültesi mezunuyum, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Bizim okulumuzda hocalarımız vardı, öğretim görevlilerimiz, profesörlerden asistanlara kadar, ne mutlu bütün derslerimizi onlardan görebildik ama şu anda benim ilimdeki hukuk fakültesi dâhil birçok hukuk fakültesinde hoca yok, profesör yok ve birbirlerinden, mesela Denizli'den, Konya'dan öğretim görevlileri ders vermek için geliyor. Keza tıp fakültelerinde de öyle, kız kardeşim AFSÜ Tıp mezunu ve öğrencilik döneminde, hoca olmadığı için diğer yakınlardaki üniversitelerden hocalar geliyordu, bazen dersleri boş geçiyordu. Şimdi, her yerde her fakülteyi açmak yerine -mesela gerçekten Afyon'da hukuk fakültesi var, Denizli'de de hukuk fakültesi var, Eskişehir'de de var, Konya'da da var- bunların bir kesişim noktasında açılamaz mıydı? Yani çözüm, sanki her yerde fakülte açmak yerine o fakültede öğretim verebilecek yeterli öğretim görevlisi kadrosu, yeterli hoca bulundurmak. Ayrıca birçok fakültede fiziki yetersizlikler de var, bunları da görüyoruz. Bunlarla ilgili ne düşünüyorsunuz? Önümüzdeki süreçte bunların düzeltilmesiyle ilgili YÖK olarak bir çalışmanız var mı? Bunu merak ediyoruz.