| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi (2/4056) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 10 .01.2022 |
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekillerimiz, Komisyonumuza katılan eğitimin bileşeni sendikaların değerli temsilcileri; öncelikle basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutluyorum.
Komisyonumuzun sözcüsü Konya Milletvekili Orhan Erdem Vekilimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, acil şifalar diliyorum.
Sayın Nazım Maviş, imzacı olarak ayrıntılı bir sunum yaptı ve bu kanun teklifinin ne kadar önemli olduğunun, öğretmenleri ne kadar ilgilendirdiğinin altını çizdi. Eğer, gerçekten Sayın Nazım Maviş'in söylediği gibi olsaydı... Ki biz öyle düşünüyoruz, öğretmenler kıymetlidir, önemlidir. Yaklaşık olarak 45 milyonu ilgilendiren bir teklifi görüşüyoruz, öncelikle bunun daha geniş bir salonda yapılması gerekirdi, bunu Komisyonumuza zamanında ilettik ama uygun görülmedi.
İkinci olarak...
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Sayın Kaya, bir şeyi hatırlatabilir miyim?
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Buyurun.
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Bir dakika müsaade... Yani, konuşacaksınız, sorun yok.
Şimdi biz Anayasa'ya aykırılık gerekçesini görüşüyoruz.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Ona gireceğim.
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Kanun teklifinin bütünü üzerinde zaten size söz vereceğiz.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Bir selamlama...
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Siz, mümkünse Anayasa'ya aykırılığı anlatın, onu oylayalım.
Teşekkür ediyorum.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Anayasa'ya aykırılığı anlatacağım.
Bir selamlama boyutu olduğunu hatırlatmak isterim.
Burada, Millî Eğitim Bakanı Sayın Mahmut Özer'in olması gerekiyordu. Öğretmenlerin tamamını ilgilendiren ve gerçekten bu kadar kıymetli olduğunu iddia ettiğiniz kanun teklifi görüşülürken Sayın Millî Eğitim Bakanının burada olmasını beklerdik. Ne yazık ki Millî Eğitim Bakanı, bu konularda sanırım çok fazla duyarlı değil.
Ben şimdi gerekçemizi anlatmak istiyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının İç Tüzük'ün 74'üncü maddesi gereği Komisyonumuza havale ettiği (2/4056) esas numaralı Teklif, başta, Anayasa'nın eğitim hakkının kullanılmasıyla ilgili olarak başlangıç metnine, kanunlarda aranan belirlilik ilkesinin olmaması nedeniyle Anayasa'nın 2'nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine, 7'nci maddesinde yer alan yasama yetkisinin devredilemez ilkesine, 13'üncü maddedeki ölçülülük, 14'üncü maddede yer alan hakların sınırlandırılması bakımından aşağıda belirtilen hususlar açısından Anayasaya aykırılık içermektedir.
1) Teklifin 3'üncü maddesinin (1)inci fıkrasında "Öğretmenlik, eğitim öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan bir ihtisas mesleği." denilmektedir. Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 43'üncü maddesinde yer alan ve "öğretmenlik" ibaresinden sonra gelen "devletin" ibaresi, bu teklifte yer almamaktadır. Anayasa'nın 174'üncü maddesinde yer alan 3 Mart 1340 tarih ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu'nun 1'inci maddesi, "Türkiye dahilindeki bütün müessesatı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekaletine merbuttur." normu gereği, Türkiye dâhilinde bütün eğitim öğretim faaliyetleri Millî Eğitim Bakanlığına bağlıdır. Öğretmen ister kamuda isterse özel kurumlarda çalışsın, Millî Eğitim Bakanlığının denetim ve gözetiminde, dolayısıyla devletin denetim ve gözetiminde eğitim öğretim faaliyetlerinde bulunur. Teklifte yer alan "öğretmenlik" ibaresinden sonra gelmesi gereken "devletin" ibaresi çıkarılarak, eğitim ve öğretim faaliyetleri, devletin denetim ve gözetiminde bir eğitim öğretim faaliyeti olarak nitelendirilmediğinden Anayasa'nın 174'üncü maddesine, Anayasa'nın 42'nci maddesinde yer alan "Eğitim ve öğretim... Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." hükmüne aykırıdır.
2) Teklifin 3'üncü maddesinin (4) üncü fıkrasında "Öğretmenlik mesleği; aday öğretmenlik döneminden sonra öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılır." denilmektedir. Öğretmenler için öngörülen kariyer basamakları, görev ve yetki farklılaşması içermemektedir. Anayasa'nın 55'inci maddesinde "Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır." denilmektedir. Kanun teklifinin öngördüğü kariyer basamakları, görev ve yetki farklılaşmasına dayanmamaktadır. Teklifte öğretmenler için öngörülen mesleki ilerleme unvanları, görev ve yetki farklılaşması gerektirmeksizin farklı ücret elde etme amacına matuftur. Teklif, bu yönüyle 55'inci maddenin "çalışanların yaptıkları işe uygun, adaletli bir ücret elde etmeleri" hükmü ile Anayasa'nın 128'inci maddesinde yer alan "memur ve diğer kamu görevlilerinin görev ve yetkilerinin kanunla düzenleneceği" ilkesine uygun biçimde bahsi geçen kariyer basamaklarına ilişkin bir düzenleme içermediğinden 128'inci maddeye aykırıdır.
3) Anayasa'nın başlangıcında da belirtildiği üzere, devlet, yurttaşlarını üstlendiği hizmetlerden herkesi eşitlik ve sosyal adalet gereğince yararlandırmak durumundadır. Öğretmenliğin, teklifin 3'üncü maddesinde olduğu gibi, kariyer basamaklarına ayrılması öğretmenler arasında nitelik farkının olduğu düşüncesini yaratacağından eğitim hakkının herkese eşit bir biçimde savunulmasını, yararlandırılmasını sakatlayıcı bir sonuç doğuracaktır. O nedenle teklifin 3'üncü maddesinin (4)'üncü fıkrası ve kariyer basamaklarını düzenleyen 5 ve 6'ncı maddeler Anayasa'nın "Başlangıç" bölümüne, 2'nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkelerine aykırıdır.
4) Öğretmenler öğretmen yetiştiren kurumlardan mezun oldukları andan itibaren öğretmenlik mesleğinin yeterliliklerini kazanmış, öğretmenlik yapabilme haklarını elde etmiş kişilerdir. Öğretmenlik unvanı için mezuniyet diplomalarının yeterliliği dikkate alınmayarak memuriyet için öğretmen adaydan söz etmek yerine öğretmenliği aday öğretmenlikle başlatan bir düzenleme yapılmak istenmektedir. Teklifin 4'üncü maddesinin (2)'nci fıkrasında "Öğretmenler, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarından ve bunlara bağlı denkliği kabul edilen yurt dışı yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar arasından seçilir." denilmektedir. Kimlerin nasıl seçileceği, kamu ve özel öğretim kurumları için kim tarafından nasıl seçileceği açıkça belirtilmemiştir. Bu açıdan bu fıkra hukuk devletinin belirlilik ilkesini içermediğinden Anayasa'nın 2'nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırılık içermektedir.
5) Teklifin 5'inci maddesinin (1)'inci fıkrasına göre aday öğretmenliğe atanabilme şartlarından birisi Millî Eğitim Bakanlığınca ve/veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılacak sınavlarda başarılı olmaktır. Esasen söz konusu 40'ıncı maddenin (5)'inci fıkrasında yer alan "Bakanlıkça ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi" ibaresi de 9/10/2014 tarihli, 6552 sayılı Kanun'un 95'inci maddesiyle "Bakanlıkça ve/veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi" olarak değiştirilmiştir. Aday öğretmenlik sınavında başarılı olunması memurların atamalarına ilişkin bir koşul olması itibarıyla Anayasa'nın 128'inci maddesi uyarınca kanunla düzenlenmesi gereken bir konudur. Bu nedenle Anayasa'nın 128 ve 7'nci maddesine aykırıdır.
6) Teklifin 5'inci maddesi aday öğretmenliğe atanmadan 4/7/2021 tarih 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'na göre güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olması şartı getirilmektedir. Teklifte "ve/veya" ibaresine yer verilerek aday olmak için güvenlik soruşturması mı, arşiv araştırması mı yapılacağına dair takdir hakkı yürütmeye bırakılmaktadır. Teklifin bu hükmü bu şekliyle Anayasa'nın 7'nci maddesine, yasama yetkisinin devredilemeyeceği hükmüne aykırıdır. Aday öğretmen olmak için aranan bu koşullar ayrıca Anayasa'nın kamu hizmetlerine girme şartını düzenleyen 70'inci maddesinde yer alan "Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka bir ayrım gözetilemez." ibaresine, görevin gerektirdiği niteliklerden başka bir nitelik aradığı için Anayasa'nın bu hükmüne de aykırıdır.
7) Teklifin 5'inci maddesinin (3)'üncü fıkrasında "Aday öğretmenlerden adaylık süreci sonunda Adaylık Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda başarılı olanlar öğretmenliğe atanır." denilmektedir. Aynı maddenin (6)'ncı fıkrasında ise "Komisyonun oluşumu ile aday öğretmenlik sürecine ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." denilmektedir. Teklif bu şekliyle, gerçekte, kamuda öğretmen olmayı, nasıl oluşturulduğu, kime karşı sorumlu olduğu, kimlerden oluşacağı açıkça belirtilmemiş bir komisyona havale edilmektedir ve bunların yönetmelikle belirleneceği öngörülmektedir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, yasama kanun yaparken temel ilkeleri belirtmek zorundadır. Maddenin (3)'üncü fıkrasının öngördüğü komisyonun işleyişinden çok nasıl bir komisyon olduğunun yani kuruluş ilkelerinin kanunla belirlenmesi gerekir. Teklifte bu yönde bir düzenleme bulunmadığından, Anayasa'nın 2'nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine, 128'inci maddesine ve 7'nci maddesine aykırıdır.
Ayrıca, bu öğretmen adayları bu komisyonun yapacağı değerlendirme sonucunda başarılı bulunurlarsa asaleten atanacaklardır. Teklife göre ise öğretmenliğe atanacaklardır. Düzenleme bu şekliyle Devlet Memurları Kanunu'yla uyumlu olmadığı gibi, atanmaya ilişkin değerlendirme ve başarılı olmaya yönelik ilkeleri içermediğinden -aynı fıkra- bu yönden de Anayasa'nın 2'nci maddesine, 128'inci ve 7'nci maddesine aykırıdır.
8) Teklifin 5'inci maddesinin (4)'üncü fıkrası aday öğretmenlerin adaylık dönemlerinde görevlerinin sonlandırılmasını düzenlemektedir. (4)'üncü fıkranın (c) bendi "Adaylık sürecinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların" biçimindedir. Bahsedilen cezalar devlet memurlarının adaylık süreci kalktıktan sonra asaleten çalıştığı bir dönemde alındığında görevine son verilmesi sonucunu doğurmaktadır. Aday öğretmenin, asil memur statüsünü kazanmış öğretmenin haklarına sahip olmasa da bu cezayı aldığında üç yıl süreyle öğretmenliğe tekrar başvurmasının engellenmesi Anayasa'nın 13'üncü maddesindeki ölçülülük ilkesine, 14'üncü maddede de yer alan "Anayasa hükümlerinin hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz." hükmüne aykırıdır. Çünkü asaleten çalışan memur için görev sonlandırma sonucu doğurmayan bir cezanın kamu hizmetine girme hakkını üç yıl süreyle sınırlandırması, Anayasa'nın 70'inci maddesinde yer alan "Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir." hakkını ölçüsüz ve keyfî bir biçimde sınırlandırmaktadır. Bu yönüyle de Anayasa'nın 70'inci maddesini ihlal eden bir düzenleme özelliği göstermektedir.
9) Kanun teklifinin 6'ncı maddesinin (1)'inci fıkrasının (b) bendinde "Mesleki gelişim alanlarında uzman öğretmenlik için öngörülen asgari çalışmaları tamamlanmış olan" denilmektedir. Burada geçen "asgari çalışmalar"ın ne olduğu belli değildir. Ayrıca, bu çalışmaların tamamına dönük bir açıklayıcı ibare bulunmadığından asgarisi nasıl belirlenecektir? Teklifin bu bendi, Anayasa'nın 2'nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine; kamu çalışanlarına ilişkin niteliklerin, görev ve yetkilerin, hakların, sorumlulukların, ödenek ve özlük haklarının kanunla belirlenmesi gerektiği belirtilen, 128'inci maddesine ve bu yetki devredilemez olduğundan 7'nci maddesine aykırıdır.
10) Teklifin 6'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uzman öğretmenliğe atanmak için bir yazılı sınav öngörmektedir. Teklifte "Öğretmenler, uzman öğretmen unvanı için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilir." denilmektedir. Görüldüğü üzere, teklif bu sınavın kim tarafından yapılacağını belirtmemektedir. Sınavı ÖSYM mi yoksa Millî Eğitim Bakanlığının kendisi mi yapacaktır? Teklifin 5'inci maddesinde yer alan belirsizlik, doğal olarak 6'ncı maddenin bu fıkrasındaki belirsizliğe neden olmuş gözükmektedir. Düzenleme belirlilik içermediğinden Anayasa'nın 2'nci maddesinin öngördüğü hukuk devleti ilkesine, konu kamu çalışanlarıyla ilgili olduğu için 128'inci maddeye dolayısıyla da yasamanın belirlemesi gereken bir durumun yürütmeye bırakılmış olunmasından dolayı Anayasa'nın 7'nci maddesine aykırıdır.
11) Teklifin 6'ncı maddesinde uzman öğretmenler için öngörülen durumun bir benzeri 2'nci fıkrada başöğretmenliğe atanmada da yer almaktadır. 6'ncı maddenin 2'nci fıkrasında "On yıl uzman öğretmen olarak çalışanlar kendileri için belirlenen iki yüz kırk...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Yıldırım Bey bir saniye, ses sistemde bir sıkıntı var.
Buyurun.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Değerli arkadaşlar, ses bir teknik arızadan dolayı kesildi, benden kaynaklı bir kesilme değil.
11) Teklifin 6'ncı maddesinde uzman öğretmenler için öngörülen durumun bir benzeri 2'nci fıkrada başöğretmenliğe atanmada da yer almaktadır. 6'ncı maddenin 2'nci fıkrasında "On yıl uzman öğretmen olarak çalışanlar kendileri için belirlenen 240 saatten az olmayacak olan başöğretmenlik eğitim programını tamamladıktan sonra başöğretmenlik için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilirler." denilmektedir. Uzman öğretmenlikte olduğu gibi sınavın kim tarafından yapılacağı belirtilmediği için hukuk devleti ilkesinin belirlilik ilkesine aykırı bir durum söz konusudur. Düzenleme kamu çalışanlarıyla ilgili olduğundan kanunla belirlenmesi gereken bir durum yürütme organına bırakıldığında Anayasa'nın 128'inci maddesine dolayısıyla Anayasa'nın 7'nci maddesine de aykırı bir düzenlemedir. Bu aykırılıklar nedeniyle Komisyonumuzun da bizi bekleyen öğretmen dünyasının da boş yere beklememeleri için teklifin Anayasa Komisyonuna havale edilerek Anayasa'ya aykırılık yönünden Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonu inceledikten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonumuza yeniden gelmesi, milletvekili arkadaşlarımızın yanlış bir uygulamaya imza atmaması açısından önemlidir. Ben bunun değerlendirilmesi için Komisyon üyelerimiz başta olmak üzere, Komisyon Başkanımızın bu konuda inisiyatif kullanarak Anayasa'ya aykırılığı incelenmek üzere Anayasa Komisyonuna gönderilmesi teklifimizi saygılarımla sunuyorum.
Teşekkür ederim.