| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Giresun Milletvekili Cemal Öztürk ve 85 Milletvekilinin, Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4058) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 07 .01.2022 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, otuz-otuz beş yıl çalıştıktan sonra emekli olmaya hak kazanan vatandaşlarımız emeklilik dönemini huzur içinde geçirmek isterken ülkenin kötü ekonomik koşulları yüzünden ne yazık ki insanca yaşamalarını sağlayacak bir aylık gelir alamamaktadırlar. Yaklaşık 14 milyon emekli, dul ve yetim aylığı alanların yüzde 90'ının aylığı ne yazık ki asgari ücretin bile altında kalmaktadır. Bu kesimler için gerekli iyileştirmelerin bir an önce yapılması sosyal devletin sorumluluğu ve yükümlülüğüdür.
13'üncü maddeyle en düşük emekli maaşı 2.500 TL'ye yükseltiliyor. Geneli üzerinde yaptığım konuşmada da söyledim, biz "En düşük emekli maaşı en az asgari ücret düzeyinde olsun." derken bu düzenlemeyle 2.500 lira, emekliye, resmen açıktan ölün demektir. Asıl ekonominin kitabını, bu zamlar altında 2.500 lirayla geçinmeye çalışan emekliler yazmaktadır arkadaşlar. İnatla soruyorum: Bu hayat pahalılığında bu parayla emekli nasıl yaşasın? Hatta bir de iş yok diye babaevine sığınan evlatlar da varsa nasıl bu para yetsin? En düşük emekli maaşı asgari ücret düzeyine çıkarılmalı, çok prim ödeyen emeklinin ücreti asgari ücretin üzerinde adaletli bağlama oranları ve intibak yasalarıyla belirlenmelidir. Başka ülkelerin emeklileri ülkemizde tatil yaparken bizim emeklilerimiz onlara hizmet veren restoranlarda, otellerde, taksilerde çalışmak zorunda kalıyor. 2.500 lira maaşı vicdanlarınıza havale ediyorum.
Değerli milletvekilleri, özellikle son yıllarda satın alma gücü iyiden iyiye düşen emeklilerimiz, ne yazık ki emekli aylıklarını düzenleyen yasalarda öngörülen artış yöntemlerinin farklılığı nedeniyle ayrıca mağdur edilmektedirler. Memur emeklilerinin aylıkları her altı ayda bir memur maaş artışı oranında arttırılırken işçi ve esnaf emeklilerinin aylıklarına ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 55'inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir önceki aylık dönemde gerçekleşen enflasyon oranında artış yapılmaktadır. Memur ve memur emeklilerinin aylıkları 2022 Ocak-Temmuz dönemi için yüzde 30,95 oranında arttırılırken memur emeklileri dışında kalan 11 milyon 200 bin emekli, dul ve yetimin aylığı ise sadece geçmiş altı aylık enflasyon kadar, yani yüzde 25,5 oranında zamlandı. Yıllık enflasyonun TÜFE'de yüzde 36,08'e, ÜFE'de yüzde 79,89'a çıktığı ve önümüzdeki aylarda da hızla yükseleceği bir dönemde emekli aylıklarının sadece yüzde 25,5 oranında artırılması kabul edilemez. En azından 2022 yılının ilk altı aylık dönemi için işçi, esnaf ve çiftçi emeklilerinin aylık ve gelirlerinin de yüzde 30,95 oranında arttırılması gerekmektedir. Diğer yandan, ekonominin büyüdüğü iddia edilen bir dönemde aylıkların sadece geçmiş enflasyon kadar artırılması, emeklilerin artan refahtan pay alamaması, dolayısıyla millî gelirden aldıkları payın yıllar itibarıyla küçülmesi anlamına gelmektedir. İşçilerin, memurların ve emeklilerin gelirleri son yirmi yılda ülkedeki büyümeden, zenginleşmeden yeterince pay alamamıştır. Kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla artışıyla karşılaştırıldığında ortalama olarak; işçi emeklileri yüzde 22,3; memurlar yüzde 28; memur emeklileri yüzde 41 ve kamu işçileri yüzde 42 oranında geride kalmıştır. 5510 sayılı Yasa'yla işçi ve esnafımızın ve çiftçilerimizin emekli aylıklarının artışında büyümeden yararlandırılmaması, sadece enflasyona endekslenmesi, bir diğer deyişle enflasyona paralel gelir artışına hapsolmak emeklilerin göreli olarak yoksullaşması demektir. Bu ise sonuçta büyümeyle artan toplumsal zenginliğin varlıklı sınıflara akmasına seyirci kalmak olur. Bu da sosyal devlet ilkesine aykırıdır.
Teşekkür ediyorum.