KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Asgari ücret açıklaması TÜİK'in rakamlarının gerçekçi olmadığının, yalan olduğunun da bir ikrarı oldu aslında. İktidar iki kere yalanladı aslında TÜİK rakamlarını; birincisi, kasım ayında yüzde 36,2 olarak belirlenmişti yeniden değerleme oranı; ikincisi de brüt olarak yüzde 40 olarak artan asgari ücretle yalanlamış oldu TÜİK'i iktidar. Ben üzülerek bu kanun teklifiyle gördüm ki ve bütün işçiler de gördü ki, hepimiz de gördük ki maalesef, iktidar sadece TÜİK'i yalanlamadı, bu kanun teklifiyle işçilere de yalan söyledi. Sadece yalan söylemekle kalmadı, bir kişi, sadece bir kişi kendi bakanını dahi toplumda ve işçilerin karşısında yalancı durumuna düşürdü. Dolayısıyla, bu kanun teklifinin mutlaka söz verildiği şekilde revize edilmesi gerekiyor. Öncelikle bunu belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, 2022 yılı asgari ücret, vergi muafiyeti dâhil, net 4.253 TL olarak açıklandı. Bu zam, bu korkunç pahalılıkta kısmen nefes aldırsa da emekçilerin derdine derman olmaz. Bu pahalılıkta 4.253 TL asgari ücretle; "İşçileri enflasyona ezdirmedik." diye böbürlenerek ilan edenleri bu asgari ücretle bir ay yaşamaya davet ediyoruz. Önemli olan, asgari ücrette ne kadar artış olduğu değil, asgari ücretin bugünkü geçim şartları içinde işçinin ve ailesinin geçimini karşılamaya yetip yetmediğidir. Artış oranı tek başına yanıltıcı bir göstergedir. Diğer yandan, 5'li çeteye dolarla ihaleler dağıtılırken, iş emekçinin ücretini belirlemeye gelince "Bizim paramız bellidir, o da Türk parasıdır." dedi Sayın Erdoğan, "Kıyaslamayı dolarla yapmayın." demeye getirdi ancak şunu sormak lazım: Kamu ihalelerini niye dolarla yaptın o zaman? Elbette dövizle de karşılaştıracağız. Asgari ücretin döviz olarak karşılığı düşmüşse dövizle para kazanan işverenin maliyeti düşmüştür, onun için elbette dövizle de karşılaştırma yapacağız. Elbette "Ocak ayında asgari ücretin net karşılığı 383 dolar iken bugün bunu 243 dolara düşürdünüz." diyeceğiz. Elbette "Asgari ücrete zam diye 140 dolar indirim yapanların şimdiki hedefi çalışanların tamamını asgari ücrete mahkûm etmek." diyeceğiz. Eğer bu konuda samimi ise Sayın Erdoğan, dolarla verdiği ihaleleri TL'ye çevirsin ve milletin kanını emen bu sözleşmelere bir son versin.

Değerli milletvekilleri, arttığı hâlde düşen bir asgari ücret var. İşçileri memnun etti diyemiyoruz çünkü ertesi gün eridi, erimeye devam ediyor ama işverenler 9 kalemde vergi ve teşvik alıyor, almaya da devam edecek. İşçi ise bir yıl boyunca bu ücreti alacak, bu şartlarda asgari ücreti yıllık belirlemek de bir insafsızlıktır. Dolayısıyla, asgari ücretin üçer aylık veya altışar aylık revize edilmesi gerekmektedir. Asgari ücretlinin maaşını alacağı 1 Şubat 2022'ye gelindiğinde, çift haneli enflasyonu da hesaba kattığımızda, şu andaki artışla maaşının alım gücü, Ocak 2021'deki alım gücünün daha da altına düşecektir. Bu kadar mı? Hayır. Turpun büyüğü daha heybede. Şöyle ki: TÜİK'in tartışmalı verilerine göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi oranı yüzde 54,62 iken, Tüketici Fiyat Endeksi oranı yüzde 21,31'dir. İkisinin arasındaki fark yüzde 33,31. Bunun anlamı şudur: Üreticilerin artan girdi maliyetleri tüketici fiyatlarına tam olarak yansımamış, artan maliyetlerin büyük bölümü üreticinin kârından karşılanmış demektir, şu an için. Buradaki en büyük tehlike ise bu farklar satış fiyatlarına yansıtılacağından ücretli çalışanın artan maaşı, sadece bir, iki ay içerisinde, yine artan fiyatlar karşısında eriyecektir. Buna bir de yüzde 36,2 oranındaki yeniden değerleme oranına göre vergilerin artışı eklenince halk, 2022 yılının daha ilk aylarında bile bugünkünden daha fazla fakirleşecektir.

Değerli milletvekilleri, asgari ücret açıklaması son kırk beş yılın en yüksek artışı şeklinde iddia edildi. Bu, bir kere doğru değil. Elimdeki tabloya göre; burada, en yüksek artış 1991'de yüzde 89,4; sonra 1996'da yüzde 114,6; daha sonra 1997'de yüzde 105,7 şeklinde rakamlar var. Dolayısıyla, asgari ücrete şu anda yapılan zam en büyük artış değil.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Refahyol dönemi son artış. Millî görüş dönemi yani.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Evet Başkanım.

Şimdi ise -yapılan zam oranı ne- brüt olarak yüzde 40 zam yapıldı arkadaşlar, brüt olarak yüzde 40'tır zam. Aradaki fark, devletin asgari ücretten aldığı vergiden vazgeçmesinin etkisidir. Devlet bu verginin etkisini telafi etmek için evliye, çocukluya biraz daha fazla olacak şekilde "asgari geçim indirimi" adıyla iade yapıyordu. Önemli olan asgari ücretin alım gücüdür, artış oranı değil. Bu pencereden bakmamız lazım.

Asgari ücreti temel gıda fiyatlarına endekslersek; ocak ayında 1 kiloluk ekmeklik un 2 lira 70 kuruşken aralık ayında 8 lira oldu. Bir yılda yüzde 300 zam. Asgari ücreti örneğin, un fiyatına göre endekslediğimizde arkadaşlar -geçen Genel Kurulda da söyledim- 8.475 lira olması lazım; asgari ücreti ayçiçeği yağına göre endekslersek ocak ayına göre, şu an 5.085 lira olması lazım; yumurta fiyatına göre endekslersek 5.932 lira olması lazım; kömür fiyatına endekslersek -Soma Kısrakdere'nin fındık kömüründen bahsediyorum- 5.650 TL olması lazım.

Şimdi, bunları anlattıktan sonra bir de şöyle bir iddiada bulunuldu; Avrupa ülkeleriyle bir kıyaslama yapıldı sonunda. Ülkemizdeki asgari ücret düzeyi, Avrupa'daki tüm ülkelerin gerisine düşmüştür arkadaşlar. Asgari ücreti Avrupa'ya göre kıyaslarsak; Türkiye, 26 ülke arasında en düşük asgari ücrete sahip olan 24'üncü ülkedir.

Değerli milletvekilleri, tüm çalışanların asgari ücret tutarına kadar olan gelirlerinin vergiden muaf olacağı söylendi ama bu söz tutulmadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Bilgin, "asgari ücrette üçlü mutabakat" şeklinde açıkladığı basın açıklamasında "Tüm işçilerin ücret gelirlerinin asgari ücrete kadar olan kısmından gelir ve damga vergileri kaldırıldı." demişti, onu da müsaadenizle bulayım; bakın, şu açıklama. Bu açıklamada arkadaşlar, konuşmamın başında söyledim, maalesef, 1 kişi Çalışma Bakanı dahi topluma karşı yanlış ve yalan duruma düşürüldü. Diyor ki: "Asgari ücrette tarihi üçlü mutabakat." Basın açıklaması: "Tüm işçilerin ücret gelirlerinin asgari ücrete kadar olan kısmından gelir ve damga vergisi kaldırıldı. Vedat Bilgin." Maalesef, gelen kanun bu şekilde değil; sözler tutulmadı ve Bakanın asgari ücreti, kanun teklifinde yer almadı. İstisna sadece, "Ücret ve ücret sayılan ödemeleri toplamının ilgili aylı geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarını aşmayan ve hizmet sözleşmelerinde aylık asgari ücret karşılığı çalışacağı belirtilen hizmet erbabı için geçerli olacak." deniliyor. Bu hâliyle, teklif, asgari ücretli asgari ücret dışında mesai ücreti, ikramiye, ödül, ayni yardım ve benzeri adlarla ücret sayılan herhangi bir ödeme alması hâlinde istisnadan yararlanamayacaktır. Asgari geçim indirimi sadece asgari ücretli olarak çalışanlar için kalkmakta, diğer ücretliler için aynen devam etmektedir. Hizmet sözleşmesi asgari ücretli olmayan kamu ve özel sektördeki çalışanlar için gelir vergisi eskiden olduğu gibi devam edecek ve artan oranlılık aynen uygulanacaktır. Bu kişilerden damga vergisi de alınmaya devam edilecektir. Brüt ücreti, asgari brüt ücretin üzerinde olmakla beraber istisnadan yararlanamadığı için net ödenen ücret, asgari ücretin altında kalanlar içinse aradaki farkı telafi için asgari geçim indirimi kullanılacaktır. Örneğin aylık brüt ücreti 5.004 liranın üzerinde olan tüm ücretliler eskiden olduğu şekliyle artan oranlı bir şekilde gelir vergisine ve damga vergisine tabi olmaya devam edecektir. Sadece brüt ücreti asgari ücretin üzerinde olmakla birlikte net ücreti asgari net ücretin altına düşenlerin ücretleri asgari ücret tutarını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz dolmuştur, kısaca selamlarsanız.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Bitiriyorum Başkanım, tamamlayacağım.

Bu durumda işverenin SGK, vergi ve damga vergisi maliyetlerine katlanmamak için pek çok çalışanını asgari ücretten çalıştırma yolunu tercih edeceği ortadadır.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Bir dakika Başkanım, müsaade ederseniz.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Lütfen hızlıca yaparsanız.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Anlayacağınız bütün çalışanlar asgari ücretli olma yolunda hızla ilerliyor arkadaşlar. Teklif bu hâliyle kamuoyuyla paylaşılan bilgiler ve kamuoyunda oluşturulan yüksek beklentileri karşılamaktan uzaktır. Yasalar zaten sendikalı örgütlenmeye engeller çıkarmaktadır. Ancak bu yasayla sendikal örgütlenme daha da zorlaşacak ve darbe alacaktır. Sendikal haklarla elde edilen kazanımlar âdeta cezalandırılacak.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teklifin bu hâliyle yasalaşması doğru değil, adaletsizdir, Anayasa'ya da aykırıdır. Derlenip toparlanıp yeniden teklif edilmesinde fayda var.

Teşekkür ediyorum.