| Komisyon Adı | : | SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Osman Boyraz ve 40 Milletvekilinin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3950) ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (S.Sayısı:287) (Genel Kurulda yeni ihdas edilen 2, 3, 4, 5, 6 ve 7'nci maddeler)(Tekriri müzakere) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 12 .12.2021 |
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Şimdi, tabii, son derece önemli bir konu Meclise geldi ve ilk defa oluyor, Mecliste oy birliğiyle bir kesimin, öncelikle doktorların haklarıyla ilgili Parlamento ne kadar hassas olduğunu bir kere gösterdi orada. Fakat yöntem açısından bunların tartışılması gerekiyor. Şimdi, bir torba kanun var, 12 kanunda değişiklik yapılan bir torba kanun var. Burada günlerce konuştuk, daha sonra Meclise geldi, Mecliste birtakım düzeltmeler yaptık, hatta 1 maddeyi geri çektik ve tam bütçe görüşmelerinin hemen öncesinde biz bunu gerçekleştirdik ve en sonunda da "Bu torba kanunu bekletelim, daha sonra bakarız." dedik. Şimdi, kanun yapma tekniği anlamında her yeri eleştirilecek bir tutum bu maalesef ve bu ilk defa olmuyor. Yani bundan önce de çeklerin tahsil edilmesi konusuyla ilgili Meclis kapanmadan önce bir kanun geldi ve biz burada o kanun her yerinin hata olduğunu -ya, ibraz edildiği durumda çekin tahsil edilmemesi ne demek?- her tarafının hata olduğunu ve bütün ticari faaliyetlerin tamamını kilitleyecek bir karar olduğun söylememize rağmen, bu kanun Meclisten geçti. Yani daha tatile gitmeden hemen önce getirilen bir kanundu ve daha sonra da bunun yanlış olduğu anlaşıldı ve bir düzeltmeyle tekrar o işten vazgeçildi; şimdi, böyle olmaz. Yani hem topluma karşı Parlamento çok kötü bir görüntü veriyor hem de uluslararası ilişkilerde de "Ya, şu Parlamentoya bakın ne hâldeler, kanun bile yapamıyorlar." noktasına bizi götürmemesi lazım.
Biraz önce, sağ olsun, sayın vekillerim iyi niyetle birtakım şeyler söylediler. Yani askerliğin kısaltılmasıyla falan ilişkilendirilmemesi lazım bunun ya da ne bileyim, af çıkacak konusuyla ilgili ilişkilendirilmemesi lazım.
FUAT KÖKTAŞ (Samsun) - Abdurrahman Bey söyledi "Bir beklenti oluştu."
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - İlişkilendirilmemesi lazım. Zaten bu pandeminin başladığı günden itibaren hepimiz sağlıkçıların zor koşullarda çalıştıklarını, on sekiz saat, yirmi saat çalıştıklarını ve hiçbir koruma önleminin maalesef alınamadığını ve doktorların hayatlarını kaybettiğini, bunların gelir düzeylerinin mutlaka yükseltilmesi gerektiğini on sekiz aydır konuşuyoruz ve biz -bir torba kanunu- Sanayi, Ticaret Komisyonundan bir torba kanunu Meclise götürüyoruz, Mecliste geri çekmek durumunda kalıyoruz. Ya, bunların hepsi, gerçekten aslında bütün iş dünyasını da yakından ilgilendiren, aynı zamanda toplumu yakından ilgilendiren konularda bize patinaj yaptırıyor, hepimizin saygınlığını aşağıya çekiyor. Bunları burada söylemek zorundayız. Bakın, şimdi, bununla ilgili de bu kanunla ilgili de tamam, yani gayet güzel, gecikmiş de olsa doktorlarımıza bir hak doğurdu ve ücretlerinin artmasıyla ilgili gerçekten çok doğru bir iş yapılırken -gene işte, Maliye Bakanlığı bütçesi yokmuş- Sayın Sağlık Bakanı çıkıp şunu söyledi: "Doktorlarımıza müjde veriyoruz" dedi, duyurusunu yaptı. Daha sonra arka tarafta, kuliste Maliye Bakanı ile Sağlık Bakanı anlaşamadı. Biz, tekrar, bize ait olmayan bir kanunu, aslında Sağlık Komisyonuna ait olan bir kanunu "Nasılsa bir torba kanun gelmiş hadi burada da koyuverelim bu maddeyi de buradan geçsin." güzellemesi yapamayız; bu, doğru değil. Yani biz, sağlıkçılara tamam, bütün sağlık derneklerine, vakıflarına, sivil toplum örgütlerine bunları soracağız, daha sonra alt komisyonlar tartışacak, sağlıklı bir şekilde muhalefetin görüşleri de alınacak, kanun maddeleri çıkacak, dört dörtlük bir kanun hazırlayıp Mecliste gene el birliğiyle biz bunu tam çoğunlukla geçireceğiz. Yani bu kadar basit bir konunun bu hâle getirilmesi, maalesef, Parlamentonun saygınlığını bir kere daha zedeledi.
Bir de bunun sizlere de geldiğini düşündüğüm, iktidar üyelerine de geldiğini düşündüğüm Covid-19 vakalarının meslek hastalığı sayılmasıyla ilgili yine burada -en azından bir not olarak düşeyim- bir çalışmanın yapılıp bir an önce hayata geçirilmesini, özellikle de Sanayi Komisyonunu çok yakından ilgilendirdiği için söylüyorum, hayata geçirilmesini sağlamamız lazım. Örnek vermek gerekirse bir işletmede bir kişi hayatını kaybettiği zaman o işletmenin yöneticilerine ya da o işletmenin ortaklarına, o işletmeye dava açıldığı zaman o işletme gerekli tedbirleri almadığı için o davayı kazanıyor. Hâlbuki Covid'in otobüste mi, toplu ulaşımda mı, sokakta mı, herhangi bir yerde mi bulaştığını bilmiyorsunuz fakat sigortalı olarak iş yerinde çalıştığı noktada hayatını kaybettikten sonra yakınlarının açtığı davayla o iş yeri, maalesef, cezalandırılıyor. Yani bunun da bir şekilde -burada Sağlık Komisyonundan arkadaşlarımız da var- ele alınması gerekiyor.
Benim söyleyeceklerim şimdilik bu kadar, teşekkür ederim.