KOMİSYON KONUŞMASI

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve ekibi, hoş geldiniz.

Arkadaşlar, hakikatten söz açtınız ama "O ne derse o." mottosuyla kendini ifade eden bir topluluk bence hakikatten bahsedemez; o yüzden bunu şimdilik bir kenara koyalım.

Sabahtan beri tartışmaları izledim, enflasyon mu faizden, faiz mi enflasyondan... Bu aslında nedensellik ilişkisine klasik bakışlardan ve klasik düşülen tuzaklardan bir tanesi yani a mı b'nin nedenidir yoksa b'mi a'nın nedenidir? Bence üçüncü bir faktör düşünün yani acaba c hem a'nın hem b'nin nedeni olabilir mi? Evet, aslında klasik bilgi bize bunu söylüyor yani diyor ki: "Sizin bu enflasyonu da ve ona bağlı olan faizi de belirleyen şey tedavüldeki paradır, değişim aracıdır ve piyasadaki maldır." Herhâlde buna edilecek bir itiraz yok. Ve işte, siz bence bunu örtmek için bu yapay tartışmayı açıyorsunuz çünkü üretim de sizin sorumluluğunuzdadır, para basmak da sizin sorumluluğunuzdadır. Para basmakla ne yapıyorsunuz? Biz uyurken darphaneleri çalıştırıp hepimizin ama özellikle fukaranın cebinden onun parasını bir anlamda çekip alıyorsunuz. Bizim size ödediğimiz vergileri üretime değil de şatafata yatırmakla, çarçur etmekle aslında israfa gidiyorsunuz. Bence siz Diyanet İşleri Başkanına israf nedir onu sorun. Arkadaşlar, siz bu ilişkiye girmekle daha büyük bir şey yapıyorsunuz, mizanla oynuyorsunuz, ölçüyle oynuyorsunuz; bunu da bence Diyanet İşleri Başkanına sorun. Sayın Diyanet İşleri Başkanıyla ve o personelle hiçbir sorunum yok ama onların söylediklerini özellikle siyasi alanda çok ciddiye almam, alamam. Neden? Çünkü aksini söyleyemezler. Bir Diyanet İşleri Başkanı bugün eğer bu Cumhurbaşkanına çıkıp "Sen ahlaki ölçülerde yanlış yapıyorsun." diyemiyorsa bence onun siyasi tavsiyelerine uymanın herhangi bir anlamı yoktur.

Bir şeyden daha bahsedildi, yanlışlama ve Karl Popper üzerinden gidildi, hani dendi ki: "Sizin bu uyguladığınız yeni ekonomi ancak yanlışlanırsa belki ortadan kalkar ya da yanlışlanırsa onun yanlış olduğu kabul edilebilir." Bu çok karmaşık bir sorun, bunun detayına girmeyeceğim ama aslında, siz uyguladığınız bu deneyle -ekonomik politika demiyorum- bir anlamda tedavüldeki ekonomik politikaları yanlışmaya çalışıyorsunuz. Benim karşı olduğum sizin meraklı ve deneyci olmanız değil, bu deneyin bu halka çok pahalıya mal olacağı ve bunun faturasını sizlerin değil bu halkın ödeyeceği. İşte, o yüzden daha önceden de denenmiş bu yolları bence bırakın, üretimi artırmaya gidin ve bu ülkede karşılıksız para basmayın.

Faizi indirmek mümkün mü? Bence mümkün ama bunun için ihlaslı olmak gerekiyor, adaleti gözetmek gerekiyor, dosdoğru olmak gerekiyor. Öyle değil mi Sayın Diyanet temsilcisi? Ortalama, mütevazı bir hayat yaşamak gerekiyor, intikamcı olmamak gerekiyor ve israf etmemek gerekiyor. İşte, bu konularda Sayın Diyanet Temsilcisinin yardımlarını alabilirsiniz.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Siz de alın.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sayın Cumhurbaşkanı yardımcısı, size yine KHK'lerden bahsedeceğim. Bakın, Birleşik Arap Emirlikleri'ni siz bu 15 Temmuzun finansörü ve arkasındaki güç olarak ilan ettiniz. Beş senede dünya savaşları bitiyor, yeni mütarekeler imzalanıyor. Biz, ilişkilerimizin tekrar başlamasından dertli değiliz ama siz hâlâ KHK'leri sonuçlandırmadınız. Bugün 17.37 itibarıyla OHAL İnceleme Komisyonuna yine bu soruyu sorduk "Hâlâ incelememiz devam ediyor." diyor. Sayın Cumhurbaşkanı, bu sefer buna net bir cevap istiyorum, siz bu soruların hepsinin cevabını ne zaman vereceksiniz?

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlelerinizi alalım.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Cevap alamayan 8 bin KHK'liye ne zaman cevap vereceksiniz? İnfazları, özellikle hasta olan mahkûmların infazlarını ne zaman düzelteceksiniz?

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz dolmuştur, teşekkür ediyorum.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sustum ben.