KOMİSYON KONUŞMASI

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Çok teşekkür ediyorum Başkanım, çok sağ olun. Umarım mutlu bir şekilde yaşlanırız hepimiz.

Sayın Başkanım, Sayın Grup Başkan Vekillerim, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bürokratları, milletvekillerim, Komisyon üyelerim; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, gerçekten, aslında bütçeyi konuşuyoruz ama sokakta biz çok farklı bir tablo görüyoruz. Ben bugün Cumhurbaşkanlığı bütçesinin geçen sene Sayıştay tarafından tespit edilmiş 4 harcamasına örnek vermek istiyorum. Gerçekten sokakta bir sefalet var; bunu herhâlde hepimiz kabul ediyoruz. Çöpten ekmek toplayan insanlar var. Bayat ekmek kuyruğundaki insanlar var. Bardakla yağ alan insanlar var, var. Kuyrukta insanlar var. Yani bunları bir yere koyalım mutlaka, bunları inkâr etmeyelim. Ha, deyin "Bu sorun herkesin sorunu." ama böyle bir sorun var.

Şimdi, ben bazı giderleri gerçekten sormak istiyorum. Bu sene de böyle olacak mı? Kısıntıya gideceğiz mi? Mesela, amortisman giderlerine yani eşyaların, sarayın yıpranma paylarına biz 2019'da 51 milyon ödemişiz; şimdi, 2020'de 205 milyon ödemişiz. Ya, bu saray yeni bir saray, eşyaların hepsi yeni dizayn edildi, fazla fazla para verildi. Sayın Başkanım, çok mu hor kullanıyorsunuz, bilmiyorum, niye 4 katı arttı bu giderler?

Geliyorum sarayın araç giderlerine; bakın, 1 milyar 300 milyon olmuş uçak hariç. Bunun içerisinde ne var, nasıl araçlar var? Bunda bir kısıtlamaya gidilemez mi? Mesela, hangi marka arabaya biniyorsunuz? Fahrettin Altun hangi marka arabaya biniyor? Bunlara ne kadar para veriliyor? Böyle bir harcama bütçesi gerçekten var mı? Bunun içerisinde -defalarca sordum- yeni saraya, yazlık saraya bir yat alındı mı, kiralandı mı? Bunları ben merak ediyorum.

Şimdi, çok ilginç; çiftçi gübre bulamıyor, çiftçi çok zor durumda, yalnız, sarayımızın zirai giderlerinde 12 kat artış var yani 700 liradan 9 milyona çıkmış. Şimdi, hep bunu sorduğum zaman kızıyorsunuz ama "Siz ne yetiştiriyorsunuz, ne besliyorsunuz?" Ben çok merak ediyorum gerçekten. Ha, bu kadar lüksün içerisinde tek bir şey yetiştirebilirsiniz bence, tek bunun cevabını vereyim, lale yetiştirebilirsiniz çünkü Lale Devri'nde yaşıyorsunuz. Ben bunu merak ediyorum gerçekten. Yani sarayda ne yetiştiriliyor? Ama bazı arkadaşlarımız şunu dediği zaman inanın rahatsız oluyoruz: "Kuru soğan, ekmek de yiyebiliriz." Eğer gerçekten bu ülkede bir savaş varsa yiyelim, hep beraber yiyelim, Kurtuluş Savaşı'nda biz yedik, bu vatanı kurtardık. Bazı arkadaşlarımız diyor ki: "Ya, domatesi, salatalığı tane tane alın." Ya, zaten tane tane alıyoruz. "Eti yarım kilo alın..." Vallahi de billahi de bu ülkenin yüzde 80'i et alamıyor ki...

Şimdi, böyle harcama giderleri varken, insanlar tane tane alıyorken...

NİLGÜN ÖK (Denizli) - Ali Mahir Başarır trollük yapıyor; troll, troll...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Bakın Hanımefendi, en çok neye üzülüyorum biliyor musunuz? Ben burada bir şeyi anlatıyorum, ben burada gerçekleri anlatıyorum, niye laf atıyorsunuz, anlamıyorum ki ben? Neyin lafını atıyorsunuz? İbrahim Bey de az önce böyle olmadığını savundu, bir şey dedik mi? Yapmayın lütfen...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Değerli arkadaşlar, birbirimize laf atmayalım, hatipleri dinleyelim lütfen, sıra geldiğinde fikrimizi söyleyelim.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Yani bu ülkenin bir gerçeği var, bunu hepimiz kabul ediyoruz; bir yoksulluk var, insanlar vicdanen rahatsız. Bari lütfen soğandan, bari lütfen yarım kilo etten bahsetmeyin. Ya, bakın...

NİLGÜN ÖK (Denizli) - Hadi oradan! Hadi oradan!

PAKİZE MUTLU AYDEMİR (Balıkesir) - Şovdan başka bir şey bilmiyorsunuz!

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Değerli arkadaşlar, rica ediyorum...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - İşte görüyorsunuz Sayın Başkan; tartışma çıktığı zaman çıktı, "Hadi oradan!" diyor yani bir hanımefendiye bu yakışıyor mu?

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Nilgün Hanım, rica ediyorum...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Hanımefendi, gerçekten hepimizin ailesi var, hepimiz bir gerçeği görüyoruz ama sarayın gideri bizi rahatsız ediyor.

Bakın, bir şey daha söyleyeyim: Bakım onarım gideri 32 milyon, ayrı, amortisman giderlerinin dışında; inanılmaz kalemler bunlar.

İki: Sayın Başkanım, bir şey daha sormak istiyorum, bu önemli: Sarayın bünyesinde bulunan araçlar ile yakıt giderleri orantılı değil; Sayın Başkan, değil.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlelerinizi alalım.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Ben bir dakika daha alabilirim, değil mi yani?

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Yarım dakika... Müdahaleler olduğu için o kadar oldu, yarım dakika...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Özel durumumdan dolayı da alabilirim Sayın Başkan, bir dakika alabilirim.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Peki, bir dakika...

Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Şimdi, bakın, 1 milyar 300 milyonluk bir arabası var sarayın. Düşük olan bir şey var, orantısız; yakıt giderleri. Saray gerçekten bu araçların bazılarını vakıflara mı veriyor, değişik kurumlara mı veriyor? Yani araç miktarı, araçların değeri ile yakıt giderleri orantılı değil. Bunu da bilmek zorundayız. Ve en önemlisi -daha garip- mesela yan giderleri vardı, diğer giderler vardı, Sayıştay raporlarında bunu görebiliyorduk; maalesef, bu sene birçoğu sansürlenmiş ama sansürlenmesine rağmen bunları gördük. Biz bu giderlerin gerçekten kısıtlanmasını istiyoruz.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlelerinizi alayım.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Evet, daha az arabaya binin, daha ucuz arabaya binin, bu giderleri kısın; en azından vicdanen rahat edersiniz, vicdanen rahat ederiz diyorum.

Teşekkür ediyorum.