KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Tabii, kalkınma ajansları uzun süredir işlevsiz hâlde, bir belirsizliğe mahkûm edilmiş durumda. Bunun örnekleri var yani Adana'da Seyhan Belediyesi ile Çukurova Kalkınma Ajansı arasında davalık olunan konular var. Yine Kalkınma Bakanlığının kaldırılmasıyla Bakanlığa bağlı bölge kalkınma idareleri ve kalkınma ajansları, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına devredilmiştir. Sayıştay raporlarında "Planlama ve kalkınma gibi asli görevlerde Kalkınma Bakanlığının kaldırılmasından sonra Cumhurbaşkanlığına bağlanmıştır." denilmekte. Bu gelişmeler sonrasında Kalkınma Ajanslarının planlamaya ve kalkınmaya ilişkin rollerinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde ne şekilde alınacağı hususu konusundaki belirsizlik hâlen devam etmekte.

Evet, yenilenme ihtiyacı ortada, bununla ilgili bir adım atmak gerekiyor elbette. 26 ajansın 20'sinde görüşmelerde, bir revizyon ihtiyacı olduğu belirlenmiş yapılan incelemelerde. Kritik projeleri kalkınma ajanslarının takip etmediğine ilişkin raporlar var. Yapılan denetimlerde, ajanslar tarafından projelerin izlenmesinin tam olarak yerine getirilmediği ve 2017 yılı Kalkınma Ajansları Genel Denetim Raporu'nda da bu tespitlere yer verilmiş olmasına rağmen Bakanlık tarafından bu boşluğu giderecek yeterli düzenlemeler uygulanmadığı görülmüştür. Tabii, belediyeler ile kalkınma ajansı arasında bir köprü olması gerekiyor. Bu köprünün koptuğu yine Sayıştayın denetim raporlarıyla ortaya çıkıyor. Teknik destek sağlama görevi yeterince yerine getirilmemekte kalkınma ajansları tarafından dolayısıyla bu teknik desteğin program kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor. Yerel yönetimlerden talep geldiği takdirde işleyen bu destekleme modeliyle sınırlı kalmadan, farklı araçlar geliştirilerek yerel yönetimlerin planlama çalışmalarına katkı verebilir hâle getirilmesi gerekiyor yeniden. Yapılan planların genel olarak kağıt üzerinde kaldığı ifade ediliyor araştırmalarda.

Kalkınma ajansları tarafından hazırlanan ve bölgesel kalkınma açısından önemli olan bölge planları, etkin şekilde uygulanmamakta, planlar genel anlamda üst ölçekli niyet dokümanı olarak kalmakta ve işlevlerini tam olarak yerine getirememektedir. Buna ilişkin pek çok saptama var tabii, bunlar kayda girsin diye buradan söylüyoruz. Sanayi Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçilmesine ve yeni kalkınma planı yayımlanmasına rağmen bölge planlarının güncellenmesi için beş yıldır adım atmadığı için bir revizyon ihtiyacı olup olmadığı da dikkate alınmamıştır. Planların sonuçlarının ne olduğuna dair takibi yapan herhangi bir kuruluş yok.

Evet, dolayısıyla kalkınma ajanslarının, cazibesini yitirdiğini göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Tabii, burada Ankara'ya ilişkin örnekler var. "Ankara Belediyesi AK PARTİ döneminde Büyükşehir Belediyesine olan pay ve alacağından doğan yasal sorumluluğu zamanında yerine getirmediği için alacağının Maliye Bakanlığı tarafından kesilerek ajans hesabına yatırılması için yedi yıl boyunca girişimde bulunulmamış." diye birtakım saptamalar var. Şimdi, buradan gelecek olursak, kalkınma ajanslarının belediyelerden alacakları paylarla ilgili, birikmiş alacakları için kanunda bir tereddüt var, bu Sayıştay raporlarına da yansımış durumda. Geçmiş yıllarda AKP'de olan birçok büyükşehir belediyesinden, kalkınma ajanslarının alacakları birikmiş durumda. Düzenlemeyle kalkınma ajansının yerel pay alacaklarına ilişkin olarak yıllık temerrüt faiz alınacağı kanunda netleştirilecek. Bu belediyelerin bir çoğu AKP'deyken bu kanunu getirmediniz, şimdi, neden bu alacaklar için faiz işletileceğine dair bir kanun getiriliyor? Bunu sormak isteriz. Belediyelerimizle bu konuda herhangi bir istişare yapıldı mı kalkınma ajanslarıyla ilgili kurumunuza sormak isterim.

Teşekkürler.