| Komisyon Adı | : | SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Osman Boyraz ve 40 Milletvekilinin, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3950) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 23 .11.2021 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum.
Bende Sayın İbrahim Kabaoğlu Hocamızın da notları var bununla ilgili. Doğrusu, bu TDİ limanlarının bir kısmının özelleştirilmesine ilişkin özelleştirme kararları Danıştay tarafından iptal edilmiş zamanında. Söz konusu iptal kararları kesinleşmiş olmasına rağmen mahkeme kararları yerine getirilmemiştir. Maddeyle getirilen düzenlemeyle bu hukuksuz durum hukukileştirilmek istenmekte ve yeni sözleşmeler yoluyla hem süre uzatılmakta hem de daha önceki mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin hukuki bir altyapı oluşturulmak istenmektedir. Liman işletme hakkı devirleri ihale yöntemiyle yapıldığından, ihale yapıldığı tarihteki sürenin daha sonra uzatılması aslında hukuken mümkün değil. Bu ihale baştan bu şekilde söylenmiş olsa -yani kırk dokuz yıllığına- bir sıkıntı olmayacak ama ihaleye çıkılmış, süresi de dolmak üzere -beş yıl, işte yirmi beş yıl süresi olanlar var- baştan bir sakatlık doğuruyor yani.
TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Kırk dört yıl var, kırk dört yıl.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Kırk dört yıl olanlar var. Dolayısıyla gerçekten belki izah edilebiliyor ama vicdanımıza izah etmekte güçlük çekiyoruz. Burada aldığımız bir karar, çocuklarımızın geleceğini de kırk dokuz yıl limanlar bağlamında ipotek altına alabilecek bir şey. Dolayısıyla mutlaka enine boyuna tartışılması gerektiğini düşünüyorum açıkçası. Yani haksız bir rekabet var bir kere. Yani birileri ihaleye girdi, aldı, tamam, alırken kırk dokuz yıllığına alacağını bilse belki farklı yöntemler izleyecek, burada bir haksızlık var bir kere. Bir de aldıktan sonra, bir başkası belki kırk dokuz yıl olduğunu bilse bu ihaleye girip alacaktı o limanı ihaleyle ama diyelim yirmi beş yıllık teklif verilmişse buna girmek istemedi, bu da bir haksız rekabet ortamını beraberinde getiriyor. Yani teklif maddesinin, Danıştayın Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi limanlarına ilişkin özelleştirme kararları hakkında kesinleşmiş iptal kararlarını etkisiz kılmaya yönelik kapsamı itibarıyla... İbrahim Hocamızın görüşüdür bunlar. "'Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.' hükmünü içeren Anayasa'nın 138'inci maddesinin dördüncü fıkrasına ve 'hukuk devleti' ilkesini içeren ikinci fıkrasına aykırıdır." diyor İbrahim Hocamız. Dolayısıyla, bu teklif maddesinde, işletme hakkı verilmesi, devredilmesi yöntemiyle gerçekleştirilen özelleştirme uygulamaları neticesinde imzalanan kırk dokuz yıldan az süreli sözleşme sürelerinin, belli koşulların yerine getirilmesi hâlinde hakkın başlangıç tarihinden itibaren kırk dokuz yıla kadar uzatılacağı öngörülmektedir. Dolayısıyla, teşebbüs hürriyetlerinin ve bu hakla bağlantılı olarak özel teşebbüslerin fırsat eşitliğinin içinde rekabet edebilmesinin önünde de bir engel oluşturmakta bu. Doğrusu, iktidarın gitmekte olduğu bir süreçte çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğini, kırk dokuz yıl sonrasını bu şekilde programlamasını da doğru bulmadığımızı buradan ifade etmek isterim. Bu düzenlemenin Anayasa'nın hak arama özgürlüğünü düzenleyen 36'ncı maddesine aykırı olduğunu da ifade etmek isteriz. Gerekçelendirirseniz Sayın Bakan Yardımcısı, neye dayandırılarak limanlarımız yani millî servetimiz olan bu limanlar kırk dokuz yıl daha birilerine uzatılmak isteniyor, neden? Söylediniz ama açıkçası ben ikna olmadım. Yani vicdanlarda yer bulması son derece önemli; söylemde değil vicdanda yer bulması önemli. İzaha mahkûm bir konu olarak görüyoruz. Aktarırsanız memnun oluruz.
Çok teşekkür ederim.