KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakan, sunumunuzu dinledim sabahleyin ancak turizm işçilerine dair dişe dokunur hiçbir şey duyamadım. Sadece bu sektör çalışanlarının niteliğini ve eğitim düzeyini artıracak, bu konuda, Millî Eğitimle bir protokol imzalandığı, pilot il olarak da İstanbul'un seçildiği noktasında konuşmanız var. Bu doğru ancak turizm emekçilerinin çekmiş olduğu sıkıntılardan hiç bahsetmediniz.

Basına yansıyan bir haberden bahsetmek istiyorum, burada Sayın Dışişleri Bakanı diyor ki: "Turist gelecek; herkesi aşılayacağız." Yani şunu da öğrenmiş olduk bu açıklamayla: İnsan olarak değerimizin turist görebilme ihtimalimiz kadar olduğunu öğrendik. İkincisi, Bakanlığınızın yayınladığı bir videodan görüntü, o da şu: Bu videoda turizm çalışanı "Tadını çıkar, aşılandım" maskesi takmış. Kendi milletini aşağılayan bir Bakanlığımız da oldu derken nihayet sonunda hata fark edildi ve bu video kaldırıldı. Bu anlayışın ürettiği sonuç şu: Ucuzlayan emek, ucuzlatılan yaşamlar. Bulgaristan'dan ülkemize alışverişe gelerek "Paranız çok değersiz." diyen turistler. Ucuzlayan ülkemizde turistler yazın beş yıldızlı otellerde kelepir fiyatlarla tatilin tadını çıkartırken kendi vatandaşlarımızın tatil yapmayı bırakın yaşamak, hayatta kalmak için, asgari geçim ihtiyaçlarını sağlamak için ekmek kavgası veriyor olması; tablo bu, halka reva görülen bu. Bütün bunlar, eminim, sizin de ağırınıza gidiyordur Sayın Bakan. Tamam, turizm istihdamını nitelikli hâle getirmemiz gerekiyor, turizmi canlandırmamız gerekiyor ancak en başta, turizm emekçilerine ve insanımıza turist görme ihtimali için değil, sadece insan olduğu için değer verip ona uygun politikalar geliştirmemiz gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, Covid-19 küresel salgınından en fazla etkilenen sektör turizm olmasına rağmen turizm emekçileri sahipsiz kaldı. Turizm sektöründe istihdama yönelik uzun ve kısa vadeli planların olmaması, sektörde çalışanları olumsuz etkiledi. Çalışma sürelerinin yasal sınırların üzerinde olması, yüksek işçi sirkülasyonu, mevsimlik dalgalanmalar, günlük çalışma süresinin on altı saate kadar uzaması, ağır iş yükü sektörde çalışma hayatını cehenneme çevirmekte ve çalışanların aile düzenlerini de olumsuz olarak etkilemektedir. Yaygın olarak kullanılan belirli süreli sözleşmeler, çağrı üzerine çalışma, ekstra personel, taşeron işçisi gibi uygulamalar çalışanlar üzerinde ciddi olumsuzluklar ortaya çıkarmaktadır. Sektördeki sendikal örgütlenmelerin önündeki fiilî ve yasal engeller sonucu örgütsüz çalışma hayatı da bu olumsuzlukları ağırlaştırmaktadır. Bazı turistik işletmelerde gençlerin tatil karşılığında âdeta ücretsiz çalıştırılması, stajyer personelin işçi gibi çalıştırılması bu iş yerlerindeki hizmet kalitesini düşürdüğü gibi geçimini bu sektörden sağlamak zorunda kalan işçilerin pazarlık güçlerini de kırmakta, daimi olmayan işçilerin sezon açıldığında çağrılmaları gecikmekte, bazı iş yerlerinde hiç çağrılmamaktadırlar; bunların önüne geçebilmek için sektörde mutlaka güvenceli bir çalışma hayatı tesis edilmelidir.

Sayın Bakan, Muğla, ülkemize en çok turizm geliri sağlayan illerin 3'üncüsü olmakla birlikte yatak kapasitesi olarak da turizmde ülkemizin 3'üncüsüdür. Muğla'nın turizmdeki yerini daha da sağlamlaştırmak ve turizmi on iki aya yaymak için önemli çalışmalar yapılmalıdır. Muğla için bir turizm master planı acilen hayata geçirilmeli. Bütün dünyada kıyı turizminin yanında kırsal ve kültür turizmi büyük önem kazanıyor. Kıyı turizminin yanına kırsal turizmi de ekleyerek yerli ve yabancı misafirlerimizin on iki ay Muğla'yı ziyaret etmesini sağlayacak çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu amaçla çiftlik (agro) turizmi yaygınlaştırılmalı, ekoturizme destek verilerek kış sezonu içinde etkinlikler düzenlenerek turizmin bölgede uzatılması sağlanmalıdır.

Değerli milletvekilleri, dünyada turizm bir başkalaşım geçiriyor; artık Çinli ve Hindistanlı turistlerin turizmde belirleyici olacağı bir döneme giriyoruz. Önümüzdeki yıllarda turizmin güneş, denizden ziyade kültür turizmine evrileceği, özellikle de Çinli, Hintli turistlerin kültür gezisiyle ülkeleri ziyaret edecekleri öngörülüyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'yi ziyaret eden Çinli turist sayısı son yirmi yılda 20'ye katlandı. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütüne göre dünyada dış turizme en fazla para harcayan ülke açık ara Çin; Çin, 277 milyar Amerikan dolarıyla açık ara dünyanın en çok dış turizm harcaması yapan ülkesi. Çinli ve Hintli turistlere yönelik ne gibi hazırlıklar ve öngörüler var; sunumunuzda bunları göremedik Sayın Bakan.

Sayın Bakan, Dalaman ve Bodrum havalimanlarında farklı tur operatörleriyle bağlantı kurularak yurt dışı uçak sayısı artırılmalı, yurt içi uçuşlar için ise direkt Adana, Ankara, Trabzon ya da Erzurum uçuşları yaz ve kış sezonunda da yapılmalıdır.

2023 başında yürürlüğe girecek olan konaklama vergisi hem işletme hem de konaklayanlar için bir yük olduğu için kaldırılmalıdır.

Sayın Bakan, ülkemizin fahri tanıtım elçileri olan turist rehberlerine pandemi süresinde hiçbir desteğin verilmediğini biliyoruz. Ülkemizde on bini aşkın rehber var, her yıl bini aşkın rehber buna ekleniyor, rehberlerimiz pandemi de işsiz kaldı, bir kuruş destek alamadılar. Rehberlerimizin pandemi dönemine yönelik zararlarını karşılayacak bir hibe desteği mutlaka yapılmalıdır. Rehberlerimiz Barolar Birliği bünyesinde olduğu gibi TUREB bünyesinde sosyal yardımlaşma ve dayanışma fonu kurulmasını talep ediyorlar, bu konuda yasal düzenleme mutlaka yapılmalıdır. Bu vesileyle rehberler için rehberlerin sosyal güvenceli çalışmasını sağlayacak yasal düzenlemenin acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Sayın Bakan, pandemide sektörde en fazla zarar görenlerden biri de seyahat acenteleri. Şubeleriyle birlikte 14 binden fazla seyahat acentesı mevcut ve pandemi boyunca çoğu acente iş yapamadı, kredisini ödeyemedi, kirasını ödeyemedi, çoğu kepenk kapattı, battı ya da batma noktasına geldi. Özellikle pandemide iş yapamayan acenteler tespit edilip bu acentelerin pandemi dönemindeki zararlarını karşılayacak maddi desteklemeler yapılmalıdır.

Sayın Bakan, Muğla tarihinin en büyük orman yangınlarını 29 Temmuz-12 Ağustos arasında yaşadık. Ortaca ve Ula hariç 11 ilçemizde 67 bin hektar alanı kaybettik; bu da orman varlığımızın yüzde 8'i demek. Yangınlarda ilimize gelen ve gelmeyi planlayan yerli turistlerin birçoğu rezervasyonlarını iptal ettiler hatta yangın sırasında Muğla'da olan turistlerin tatillerini yarıda kesip memleketlerine döndüğüne tanık olduk. Yangınlar sebebiyle yerli turistlerde görülen rezervasyon iptali yüzde 20'lere ulaştı, sektördeki yangın yaralarının sarılması için ne gibi çalışmalar yapmaktasınız?

Şunu da açıklıkla vurgulayalım. Muğla kamuoyu yangında kül olan alanlara oteller yapılacağı konusunda tedirgin; iktidarınızın sicili bu konuda bu tedirginliği haklı kılıyor. Daha önce "Yanan yerlere fidan dikilecek." denildi ama dikilen o fidanların büyüyüp otel olduğunu gördük! Yanan alanlara otel yapılmayacağının sözünü verebiliyor musunuz Sayın Bakan?

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY - Bir saniye... Güvercinlik'teki otel değil.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Bakan, Güvercinlik, Güvercinlik; 2007'li yıllarda Güvercinlik Sayın Bakan...

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY - Güvercinlik'te, yanan yerde otel yok.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Dönemin Sayın Başbakanı da o konuda "Asla buraya otel dikilmeyecek." demişti, Kültür Bakanı da demişti ama daha sonra otel yapıldı. Eksik varsa düzeltirsiniz.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY - Güvercinlik'in statüsü farklı, defalarca anlattık. 97 yılından beri...

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Evet, tekrar açıklarsınız Bakan ama kamuoyu bu şekilde bunu biliyor yani.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY - Yanan yerde inşaat yok.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Evet, Sayın Bakan, 2019'da kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının mali tablosu açıklandı. Ajansın bağımsız bir denetim şirketine hazırlattığı denetim raporuna göre İstanbul Astoria Kuleleri'nde Ajans için kiralanan 1.200 metrekarelik ek bölüme her ay 62.400 TL kira ödendi. Ajansın Genel Müdürüne 38 bin TL. maaş ödendiği de öğrenilirken Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının 2020 yılı televizyon gideri 242 milyon TL oldu. Bu rakamlar turizmin tanıtımı ve yatırımların artırılması için özel sektörün finansman temininde ve karar süreçlerinde yer aldığı Ajansın gerek kamudan gerekse özel sektörden sağladığı kaynakları amacına uygun ve etkin bir şekilde kullanıp kullanmadığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur. Ajansın sıkı bir şekilde denetlenmesi ve bu rakamların izah edilmesi için bir çalışmanız var mıdır?

Bütçenin hayırlı olmasını diliyorum.

Teşekkür ediyorum.