KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, basın mensupları; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Bütçeler temel mantığı itibarıyla gelecek bir yılla ilgili devlet gelirlerinin toplanmasına ve harcamaların yapılmasına Meclis tarafından yetki ve izin verilen metinlerdir, klasik tanımı budur. Dolayısıyla bir yıl içerisinde yürütme organı ve diğer erkler ne kadar para harcayacak, idare hangi kaynaklardan ne kadar vergi toplayacak buna parlamentolar karar verir ve bu kararın oluştuğu dokümanlar, belgeler de bütçeyi oluştururlar. Bu nedenle, bütçelerde bazı özelliklerin ve müzakerelerde de bazı kuralların olması lazım. Bunların içerisinde en önemlisi bütçelerin şeffaf olmasıdır, açık, anlaşılır olmasıdır. Bütçesini savunan kurumların, bakanların parlamentoya bütçeyle ilgili bilgileri açık seçik, net bir şekilde bildirmesi gerekir. Hatta, gelirlerin arkasına giderler, giderlerin arkasına gelirler gizleyerek bütçe getirilmez ve bütçeler böyle bir özelliğe sahip olmaz yani şeffaftır. Baktığınız zaman, nereye ne harcanmış, ne harcanacak, hangi hizmet kaça mal oluyor, kamuya maliyeti ne, vatandaşa maliyeti ne; bunların açık ve net olarak bilinmesi lazım. Ancak beni en fazla üzen konulardan biri şu: Mevcut Hükûmet gizliliği çok seviyor, anlaşılmasın istiyor, gizlediği bazı hususları anlamak için, kamuoyuna mal etmek için uğraşan gazeteciler, politikacılar, aydınlar en ağır şekilde, en ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalıyorlar. Ama en kötü tarafı, burada bütçeyle ilgili gelen bakanların açık ve net, anlaşılır şeyler söylememeleridir. Hâlbuki burada karar verilecek, bilgilerin net olması lazım. Onun için bu kamu-özel iş birliği işleri çok tartışılıyor, sürekli konuşuluyor ve her sene bununla ilgili pek çok şey söylendiği hâlde, hatta itham niteliğinde şeyler söylendiği hâlde ve pek çok soru yöneltildiği hâlde, konunun anlaşılır hâle gelmesi için Hükûmetin, ilgili bakanlığın hiç çaba harcamadığını da net bir şekilde görüyoruz. Yani nedir, kime hangi ihaleyi kaçtan verdiniz, bunlar kredileri nereden aldılar, teminatları devletten midir, devlet gücünden midir, yaptıkları masraf nedir, bu masraflar, yatırım masrafları denetleniyor mu yoksa rastgele "Bu kadar maliyetim oldu." diyor, ona göre mi sözleşme yapıyorsunuz; bunların hiçbiri belli değil. Bu garantilerin ne anlam ifade ettiğini çözümlemek için bile zaman zaman farklı olayların ve farklı bilgilerin sızmasını beklemek zorunda kalıyoruz. Sonra, bu garantiler neden dolar cinsinden veriliyor, döviz cinsinden garanti veriliyor? Millî paramız Türk lirasıdır, Türk lirası cinsinden neden garanti verilmiyor? Bu işi yapan müteahhitler, iş adamları krediyi mi döviz cinsinden alıyorlar; yurt dışından mı alıyorlar, içeriden mi alıyorlar veya yaparken kullandıkları malzemelerin büyük bir kısmı dövize dayalı da onun için mi döviz cinsinden garanti veriyorsunuz; bunların hiçbirine açık, net cevap verilmiyor. Ama gördüğümüz olay o ki emme basma tulumba gibi bu garantili işler memleketi soyup soğana çeviriyor. İşte, 2022 bütçesinde 42 milyar Türk lirası ödeme garantisi var, o da neyle ilgili? Şehir hastaneleri, otoyollar, köprüler; ibaret olduğu şey de bu. Havaalanlarındaki ödeme garantileri ne? Daha önce havaalanları işletmesinde devletin aldığı şeyler neydi, bunlar bu işletmecilere devredildiyse bunların miktarı ne; bunlarla ilgili hiç ayrıntılı bilgi yok. Bütçede de havaalanlarının ödeme garantileriyle ilgili ben bir rakam bulamadım, onu nasıl, nereden alacağımızı da bilmiyorum.

42 milyar lira dedik, bugün kur gelmiş 11 liraya, bir baktım, yeni bir hesap yaptım, bu 42 milyar Türk lirası tam 8 milyar lira arttı, birkaç hafta içerisinde 8 milyar lira arttı. 8 lira civarında ortalama bir kur öngörmüşler, önümüzdeki yıl eğer kur ortalaması 11 lira olarak kalırsa 8 milyar lira şehir hastanelerine, otoyollara ve köprülere daha fazla para ödeyeceğiz yani bütçenin rakamları daha şimdiden bozulmuş vaziyettedir. O bakımdan, bunların net, anlaşılır bir şekilde cevaplandırılması lazım. Yani Sayın Bakan ve Bakanlığın bürokratları kendilerinden eminlerse şema hâlinde, tablolar hâlinde ne yapıldı, nasıl oldu, kredi nereden alındı, sözleşmeler nedir, bunların garantileri hangi anlama geliyor; bunu net bir şekilde, açık seçik, doküman hâlinde Komisyon üyelerine burada dağıtması lazım ama bir ton doküman var elimizde, hepsi propagandaya yönelik, bilgilendirilmeye yönelik değil; bu böyle olmaz.

Bakın, Osmangazi Köprüsü, her geçen otomobilin ödediği para 147 lira, 2 kat da galiba Hazineden veriliyor, demek ki 450 lira civarında bir otomobilin geçerken bu yüklenicilere ödediği para miktarı. Böyle mi, değil mi? Veya kur arttığı için bu söylediklerim de mi küçük kaldı? Bunların açık seçik, net olarak bilgilendirilmesi lazım; yok. Ama 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden 13 liraya geçiyorsunuz, Osmangazi Köprüsü'nden 450 liraya geçiyorsunuz. Verdiğim bilgi böyle değilse açıklayacaklarını zannediyorum. Sonra, bu demir yolu yatırımları, gerçekten çok pahalı yatırımlar...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son konu olursa sevinirim, süreniz dolmak üzere.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - ...cumhuriyetin ilk yıllarında yapılanın yarısı kadar yapılmış henüz. O dönemde millî gelir düşük, bu düşük millî gelirin yüzde 7'si, 8'i civarında vergi toplanmış, üstelik Osmanlı'nın borçları ödenmiş, buna rağmen bu yirmi yıllık demir yolu yapımının 2 katı uzunluğunda demir yolu yapılmış cumhuriyetin ilk yıllarında. Bir de üstelik, bir o kadar da yabancılara ait demir yollarını satın almışlar yani bu dönemde yapılanın 4 katı, demir yolu satın alınanlar ve yapılanlarla birlikte. O kadar düşük kaynaklarla, finansmanla, bu kadar iş yapılmışken... Ben bazen gazetelerde falan yapılan bir hattın maliyetiyle ilgili haberleri okuyorum, milyarlarca para.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, süreniz doldu.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, şu son cümlemi de söyleyeyim Sayın Başkan.

Yani niye şeffaf değilsiniz? Korktuğunuz bir şey mi var, endişe duyduğunuz bir şey mi var? Şeffaflığın olmadığı yerde hukuksuzluk vardır, kanunsuzluk vardır, yolsuzluk vardır, her türlü şey vardır.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Onun için, şeffaflık bekliyoruz üzerinizdeki zanları kaldırmanız için.