| Komisyon Adı | : | BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU |
| Konu | : | 7183 Sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun Uyarınca; Sayıştay Başkanlığınca Düzenlenen 2020 Yılı Raporunun Sunulduğuna Dair Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/1707) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 16 .11.2021 |
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan Yardımcısı, değerli bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, benim birkaç tane sorum olacak. Ajans binası ile ajansın kullandığı araçların kiralaması Astaş Gayrimenkul AŞ'yle yapılmıştır. Buna ilişkin, araç kiralaması için ayrıca bir ihale açıldı mı? Bununla ilgili burada herhangi bir açıklama yok.
İki: Raporun 37'nci sayfasında ajansın tanıtım amaçlı yaptığı harcamalar verilmekte. Bunlara ilişkin hangi kanallara veya şirketlere bu reklam ve tanıtım giderleri verildiği, bununla ilgili somut bir ihale süreci işletilip işletilmediğini hangi kritere göre alındığını, onu da yazmıyorsunuz...
Üç: Yine aynı tabloda "birlikte" şeklinde bir harcama türü vardır. ne olduğu anlaşılmayan bu harcama türünün ne olduğunu bize açıklar mısınız?
Dört: Aynı tabloda temsil ağırlama giderleri öngörülen bütçeyi yüzde 49 oranında aşmıştır, bu harcamanın detayları nedir, neden bütçe aşımına ilişkin onay verildi? Bu fazla harcamayla ilgili soruşturma açılmış mıdır, yönetim kurulunun bu yönde bir yetkisi var mıdır aslında yok. Bu nedenle bağımsız denetim şirketi raporunda buna ilişkin bir bölüm olması gerekirken, bu da yok. Sayıştayca gerekli inceleme ve soruşturmanın yapılması talep edilmektedir.
Değerli arkadaşlar, bu ajans kurulduğunda biz tabii karşı çıkmadık ama ajansta toplanan paranın şeffaf olarak yazılması ve harcamaların şeffaf olarak iletilmesi gerekiyor. Bu ajans, öyle bir zaman gelecek ki... Türkiye'de yatırım yapan turizmcilerde, otelcilerde, oradan buradan ciddi derecede rakamlar oluyor Sayın Başkanım. Ben Sayın Bakan Yardımcımıza ve Ajans Müdürüne şunu sormak istiyorum: 2019'u hep önümüze getirip koyuyorlar, işte, "Çok ciddi derecede, 34,5 milyar dolar bir ciro yaptık." diye; eyvallah, o dönemde de -Sayın Bakan Yardımcısı iyi bilir- İspanya 120 milyar dolar ciro yaptı.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKAN YARDIMCISI NADİR ALPASLAN - 80 milyar.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - 120 milyar dolar, onu söyleyeyim size.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKAN YARDIMCISI NADİR ALPASLAN - 80 milyar dolar.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Şimdi, en ciddi şekilde ciro yaptığımız dönemde ortalama 666 dolar. Sayın Bakan Yardımcım, 2013'te 29 milyar dolar ciro yaparken kişi başı 795 dolar, 2014'te 34 milyar dolar ciro yaparken kişi başı 828 dolar, 2016'da 22 milyar dolar ciro yaparken kişi başı 705 dolar ve 2019'da 34,5 milyar dolar ciro yaparken kişi başı 666 dolar ve bu da geliyor... Şimdi, Sayın Bakan Yardımcım, size şunu sorayım: Biz turizm gelirini yükseltirken neden kişi başı geliri düşürüyoruz? Yani bana göre kişi başı 828 dolardan bin dolara gitmemiz gerekirken 666 dolara düşmüşüz. Bu da ne? "Nitelikli" dediğiniz ve Bakanlığınızca her dönemde dile getirilen nitelikli, ekonomik durumu iyi olan turistleri çekemiyorsunuz. Bir: Neden çekemiyoruz? Bunu hepimiz biliyoruz arkadaşlar, yıllardır turizmin içindeyiz, yurt dışına gittik geldik, fuarlara katıldık, eskiden biz -yanlış anlamayın- milletvekili olmadan önce fuarlara katıldığımız zaman, oraya gittiğimiz zaman Türkiye'nin bir albenisi vardı arkadaşlar, şimdi gittiğimizde, milletvekili olarak katıldığımızda inanın ki bir albenimiz yok.
Değerli arkadaşlar, insanlar buraya yatırım yapmak için, bir; gezmek için, iki... Buraya geldiklerinde bir kere bağımsız bir yargı istiyorlar, can ve mal güvenliği istiyorlar. Biz bu imajı yaratmadan 666 dolardan nereye düşeriz biliyor musunuz Sayın Başkanım, Sayın Bakan Yardımcım? 500 dolara düşeriz ve turizmde bu gidişat iyi bir gidişat değil. Ben dürüstçe size söylüyorum arkadaşlar, Türkiye'nin kurtuluşu turizmden geçer çünkü biz özelleştirmeyle her şeyimizi sattık, fabrikaları sattık; tek umudumuz yani şu an bizim aslında... Dış açığın eskiden yüzde 99'unu turizm gelirleriyle kapatıyorduk. Ne oldu? Pandemiden dolayı turizm düştüğü zaman işte, 2020'de -5 milyar dolar diyorlar ama- 5 milyar dolar civarından, bu sene de 10 milyar dolardan bahsediyorlar ne kadar doğru bilmiyorum...
KÜLTÜR VE TURİZM BAKAN YARDIMCISI NADİR ALPASLAN - Sayın Vekilim, hemen söyleyeyim, devam edin.
Saygılar sunarım.
2021'in ilk dokuz ayını TÜİK açıkladı, 15 milyar dolar, kişi başı geceleme geliri de 830 dolar yani o rakamdan aşağı değil, yukarı gidiyor.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - İnşallah öyledir, ben sizden fazla sevinirim.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKAN YARDIMCISI NADİR ALPASLAN - Evet, TÜİK açıkladı, biz söylemedik.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Bir Türk vatandaşı olarak, milletvekili olarak sizden daha fazla sevinirim.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKAN YARDIMCISI NADİR ALPASLAN - 2018'de söylediğiniz rakamlar da TÜİK'in rakamları, 2021 de TÜİK'in rakamları.
ULAŞ KARASU (Sivas) - TÜİK rakamlarında sorun var.
GÖKAN ZEYBEK (İstanbul) - Eskiden TÜİK vardı, şimdi yok ki.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Şimdi, benim burada izah etmek isteğim şey şu: Eleştirmek değil, doğrusunu tespit edip ülkemizin önünü açmaktır. İspanya, demin 80 milyar dolar dedim de hadi size katılayım 120 milyar dolar olsun, adım gibi biliyorum, 80 milyar dolar olsun. Arkadaşlar, İspanya'yı gittiniz, gezdiniz, biz de geziyoruz, orada bir kere yatırımcılar otuz, kırk sene önce yatırım yapmış, bütün sosyal tesislerin çoğu eskimiş, değişmesi gerekiyor, bizimse Türkiye'deki gerçekten, tesislerimiz, hizmetlerimiz dünyanın en güzel yeridir ama bizim Türkiye'deki yatırımcılarımız, otellerimiz, beş yıldızlı otellerimiz, dört yıldızlı otellerimiz, aynı zamanda ülkemiz dünyanın cennet bir ülkesi ama bizim ilk önce karşıdaki insana güven vermemiz lazım.
Ben size Bakan Yardımcısı olarak şu soruyu soruyorum: Acaba Bakanlar Kurulunda Turizm Bakanına dediniz mi, Sayın Bakanım, siz Cumhurbaşkanıyla beraber toplantı yaparken bu konuları gündeme getiriyor musunuz diye? Bizim ilk önce özgüven vermemiz lazım. Ben bu kadar iddia da ediyorum, bu Hükûmet değişsin, bakın, bu Hükûmet değişsin, ilk seçimde iktidara gelelim, göreceksiniz, 34 milyar dolar değil, 10 milyar dolar değil, 15 milyar dolar değil, ilk sene 70 milyar dolara çıkacak. Şimdi, niye? Buraya gelen insanların hepsi...
GÖKAN ZEYBEK (İstanbul) - İstanbul seçimleri gösterdi zaten, 2019'da patladı işte, İstanbul seçimleri gösterdi.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Yani bu kadar basit.
Şimdi, bizim için gereken şeyler... Yatırımcımız sağ olsun, yatırım yapıyor, parasını ödüyor, güzel tesisler açıyor ama maalesef Hükûmette, yönetim şeklinde bir sıkıntı var. Gittiğimiz her yerde... Ya, şimdi, Sayın Bakanım, Almanya çok büyük bir pazar bizim için. Bizim şu an Almanya'dan 8 milyon turist beklememiz gerekirken, şu an bulabiliyor muyuz o rakamı? Yani Avrupa'nın içinde Almanya'dan, seyahati seven ve birikim yapan oradaki emekliler dâhil olmak üzere en çok yüzde 17-18 birikim yapıp tatile çıkan bir vatandaş grubu var oradan. E, diğer Avrupa ülkelerine baktığımız zaman, işte, bakıyoruz, 1'inci sırada Rusya geliyor. Şimdi, Sayın Komisyon Başkanımız şeyi anlatıyor; siz reklam verdiniz, personelimize maske taktınız "Biz aşılıyız" diye. Tek şu açıklamayı yapsaydınız "Aşılı müşteri bekliyoruz." deseydiniz daha şık olurdu, daha güvenilir olurdu. Niye? E, sen şimdi "Ben aşılıyım." Gelen turist sayımız; bir otele 400-500 kişi yerleşiyor. "Siz aşılı olmasanız da gelin." bu anlama gelir. Yani reklam verdiğiniz zaman 10 sefer düşünmeniz lazım ve dünya da bunu tiye aldı. Sizin hakkınız yok Türkiye Cumhuriyeti devletini tiye aldırmaya. Gerek var mı? Bu işin uzmanısınız ama bir şey yaparken, kamuoyunun önüne çıkarken 10 sefer düşünün. "Avrupa'da..." diyorsun, reklam veriyorsun, burada şeffaf bir şey yok. Hangi firmalara veriyorsunuz, bunun ihalesi oldu mu, hangi kanallara verdiniz, nasıl ihalesini yaptınız? Bunlarda hiçbir şeffaflık yok Sayın Bakan Yardımcım yani bu konuda bilgi istiyoruz. Bu raporları, bu harcamaları... Evet, şu an rakamlar küçük olabilir, seneye daha büyük rakamlar olur ve bu konuda Turizm Bakanı... Ben size bir örnek vereyim arkadaşlar, Turizm Komisyonu üyesi olarak size anlatayım: Didim'de bir planlama yaptılar, "Turizm kenti oluşturacağız." diye, sevindik ilçe belediye, büyükşehir belediye başkanımızla oturdular, kamuoyunu, sivil toplum örgütlerini kabul ettiler; doğru mu yaptınız Bakanlık olarak? Evet, doğru yaptınız. Uygulamayı doğru mu yaptınız? Evet, yüzde 10, inşaat alanının 2 katından fazla vermediniz, oradan 700 bin hektar alan var. Sonra ne oldu? İmzaladınız, çıkardınız, Çevre ve Şehircilik Bakanı onayladı, aradan iki ay geçti, Özelleştirme İdaresi 270 dönümü ihaleye çıkardı, bir de ne yaptı, biliyor musunuz? İmar değişikliğine gittiniz Sayın Başkanım, yüzde 50 artış artı 5 kat. Şimdi, siz Didim'i bilen ve Didim'e ziyarete gelen bir Komisyon Başkanısınız, Allah aşkına, Manastır Koyu'nun önüne 5 kat yaptığınız zaman arkadaki araziler ne olacak? O yaptığınız, Turizm Bakanlığının kendi yaptığı o projeyi yok ettiniz. Şimdi, sıkıntı şurada: Aynı Bakanlık, Özelleştirme İdaresine yetki veriyorsunuz, Millî Emlak Genel Müdürlüğü, evet, Hazine arazileri ona ait, eskiden Maliye Bakanlığıydı, şimdi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlandılar. Orada, kanunda yazıyor Sayın Belediye Başkanım, bir yer satıldığı zaman o ilçelere yüzde 37 katkı payı veriliyor, doğru mu? Ne yaptılar biliyor musunuz? Döndüler, çevirdiler, bütün Millî Emlaktan yerleri aldılar, Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devrettiler veya TOKİ'nin altında bir firma kuruldu, ona devrettiler ve orada satış yaptılar. Sadece o belediyelere katkı payı verin, bir.
Sayın Bakan Yardımcım, size şunu soruyorum: Didim'de iki yıldan beri 1 milyar TL'lik yer sattınız, belediyenin katkı payı 370 milyon lira, doğru mu? Siz bu parayı vermediniz. Peki, yeri sattınız Özelleştirme İdaresine TOKİ'nin aracılığıyla. Oranın yolları yapılmayacak mı, oranın altyapısını belediye yapmayacak mı, oranın çevre düzenlemesini belediye yapmayacak mı? Peki, hem turizmi artırmak istiyorsunuz, hem "nitelikli turizm" diyorsunuz hem de ilçe belediyelerinin turizm alanlarında ki -bu bizim parti değil, yani fark etmiyor, MHP, AKP, CHP olabilir, benim derdim turizm- o ilçelerin belediye başkanlarının kollarını bağlıyorsunuz ve hiçbir katkı da sunmuyorsunuz. Nasıl olacak? En büyük reklam nedir, biliyor musunuz Sayın Bakan Yardımcım? Gelen misafirlerimiz gidip reklam... "Orayı çok beğendim, orası gerçekten güzel, gezmeye değer." demesi, en büyük reklam budur arkadaşlar. Biz şimdi, adamın elini kolunu bağlıyoruz, atıyoruz; "Biz nitelikli turist getiriyoruz." Vallahi de billahi de bu kafayla gidersek ne turizm alanları geliştirebiliriz ne de nitelikli yani ekonomik durumu iyi, bin dolara falan çıkaramayız bunu. Yani ben 100 milyon adamı ağırlamışım, 50 milyar ciro yapmışım; hiçbir şeye yaramaz ağabey. 50 milyon insan ağırlayayım, 50 milyar dolar ciro elde edeyim; turizmcilik budur.
Bunlar, her şey dâhil sistem: Arkadaşlar, gelen turistlerin hiçbir esnafımıza, hiçbir restoranımıza, hiçbir barımıza faydası yok. Her şey dâhil sisteminde adam iniyor uçaktan, havaalanından alıyorsun, otele koyuyorsun, on beş gün kamp, ye, iç, başka bir şey yok. İnan ki şu an otelcilerin yüzde 99'u para kazanamıyor. Adam yüzde 5, yüzde 10 para kazanır, en büyük kazanç odur. Bir sefer Turizm Bakanlığının bu sistemi yavaş yavaş değiştirmesi lazım. Her şey dâhil sistemde Türkiye para kazanmaz, biz sadece onlara hamallık yaparız. Nasıl tarımda hamallık yapıyorsak, sanayide onlara hamallık yapıyorsak aynı şekilde turizmde de hamallık yapıyoruz ve ülkemize de faydası olmayacak. Sizin bunların çalışmasını yapmanız lazım. Biz size öneriyoruz, her türlü desteği vermeye hazırız. Yani muhalefet partisiyiz, siz yanlış yaptınız demiyoruz, biz öneri de koyuyoruz. Genel Başkanımızı her salı günü dinleyin ya. Ya, söylediklerinin yüzde 10'unu yapsaydınız vallahi bu ülke buraya gelmezdi ya, bu ülke gelmezdi. Bugün dolar olmuş 10 lira arkadaşlar, 10 lira.
GÖKAN ZEYBEK (İstanbul) - O sabahleyindi şimdi 10 lira değil.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - 10 lirayı geçti herhâlde.
GÖKAN ZEYBEK (İstanbul) - 10 lira 22 kuruş.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Yani şimdi, buradaki sorun ne arkadaşlar? Bu ülkede hepimiz yaşıyoruz. Biz öleceğiz, çocuklarımıza bırakacağız. Doğruya doğru diyeceğiz, yanlışa yanlış diyeceğiz.
Sayın Başkanım, hep oturup doğruları tespit edip bu doğruların üzerine gitmemiz lazım. Biz bu fırsatı kaçırırsak Sayın Bakan Yardımcım, bir daha bu fırsat bizim elimize geçmiyor. Turizm alanlarını tekrar ediyorum. 500 metrekareye kadar o denize sıfır yerleri satmaya başladılar. Didim'de daha bir ay önce -kendiniz biliyorsunuz- ormanı ya ormanı, yirmi yıl önce Didimlilerin, bizim diktiğimiz ormanı sattınız ya, ormanı sattınız Sayın Bakan Yardımcım. Bunu ben Çevre ve Şehircilik Bakanına da söyledim, Sayın Metin Yavuz burada, bölgenin milletvekili, arkadaşımız, kendisi de biliyor. Yani şimdi, en azından o bölgenin milletvekillerine danışsanız onlar size der ki: "Ya, kardeşim, siz ne yapıyorsunuz? Durun." Ya, bakanlar birbirinden habersiz. Bakanlar, herkes kendi kafasına göre uygulama yapıyor.
BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Toparlayabilir misiniz Hüseyin Bey?
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Evet Sayın Başkanım.
METİN YAVUZ (Aydın) - Cevap hakkı doğar mı?
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Bu konuda bu ajansın kurulmasına Cumhuriyet Halk Partisi olarak karşı değildik, olmayacağız ama bu ajansın şeffaflıkla yönetilmesinden yanayız. Toplanan paralarla hangi şartlarda ihale yapıldığının açıklanmasından yanayız. Bu şekilde en azından kamuoyuna değil de Komisyon üyelerine tam bir bilgi vermenizi rica ediyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.