KOMİSYON KONUŞMASI

NESLİHAN HANCIOĞLU (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bugün, cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder'imiz Mustafa Kemal Atatürk'ü, ebediyete intikal edişinin 83'üncü yıl dönümünde rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Özellikle bu Meclis çatısı altındaki kadın milletvekillerimiz aslında cumhuriyetin bir kadın devrimi de olduğunu, bugünlerde, Atatürk'ü andığımız, yasını tuttuğumuz bugün de asla ve asla unutmayacaklardır.

Sayın Bakan ve değerli bürokratlarımız, hoş geldiniz.

Bakanlığınızın uyguladığı sosyal yardım politikaları üzerine birkaç değerlendirme yapmak isterim.

Sosyal yardımın öznesi temel gereksinimlerini karşılayamayan kişilerdir. Yoksullukla ve yoksunlukla doğrudan ilintilidir. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının faaliyet raporlarına baktığımızda 2020 yılında Bakanlıktan yardım alan hane sayısının 6 milyon 630 bin 682 olduğunu görüyoruz. Kaldı ki bu sayıya belediyelerin ellerinde bulunan veriler yani belediye yardımı alan haneler de dâhil değil. TÜİK'e göre ortalama hane halkı büyüklüğü yani bir evde yaşayan insan sayısı ortalama 3,30. Bunu 6 milyon 630 küsur binle çarptığımızda karşımıza çıkan rakam yaklaşık 22 milyon yani bugün ülkemizde 22 milyon kişi devlet tarafından resmî olarak muhtaç kategorisinde görülen yoksul yurttaş sayısı. Yaklaşık 84 milyonluk bir ülkede her dört kişiden 1'i yoksulluk düzeyindeyse ve sosyal yardıma ihtiyaç duyar hâldeyse ortada büyük bir sorun var demektir. Bakanlığın son faaliyet raporuna göre, baktığımızda, 6 ana başlık altına toplam da 43 farklı sosyal yardım programı uygulanmakta. Bu programların ağırlıklı bölümünün ise doğrudan nakdi yardımlardan oluşturulduğu anlaşılıyor. Son üç yıllık zaman diliminde sosyal yardım harcamalarının toplam tutarının 43 milyardan 69 milyar liraya çıktığını da görüyoruz. Bu artış bir anlamda iktidarın uyguladığı sosyoekonomik politikaların başarısızlığını da teyit etmektedir.

Özellikle pandemi dönemi uygulanan sosyal yardım politikaları da ekonomi politikalarının da iflas ettiğini kanıtlamıştır. Sosyal koruma kalkanı diye bir dizi ekonomik destek programı uygulandı, parası İşsizlik Fonu'ndan karşılandı. Kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği ve işsizlik ödeneği kapsamında pandemi dönemi boyunca on altı ayda yaklaşık 8 milyon kişi için toplam 57 milyar liralık ekonomik destek ödemesi yapıldı. Faz 1, faz 2, faz 3 ve "Biz bize yeteriz Türkiyem" kampanyaları kapsamında yapılan sosyal yardımlar ise 8,5 buçuk milyar lirayı aşamadı. Bu 8,5 milyar liranın yaklaşık 2 milyar liralık kısmının vatandaşlara gönderilen IBAN numaralarına yatırılan para olduğunu varsayarsak pandemi döneminde Hükûmetin cebinden çıkan para 6,5 milyar lirayı aşmıyor. Pandemi gibi olağanüstü bir dönemde bile milletin kaynaklarını, birikimlerini yine, milletimizin acil ihtiyaçları için seferber etmeyen, bunun yerine işçimizin Fon'da biriken parasını kullanan, vatandaştan IBAN'la para isteyen bir iktidarın sosyal yardım politikasının varlığı da sorgulanmalıdır.

Sayın Bakan, yapılan bir işin başarısını da başarısızlığını da anlamanın bir başka yöntemi kıyaslama yapmaktır. Örneğin, sosyal yardımlar konusunda iktidar böyle bir politika ortaya koyarken aynı dönemde Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, Millet İttifakı belediyeleri kullanabileceği bütün kaynakları bu alanda seferber etti. Zor durumda olan, en temel yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanan 1,5 milyondan fazla yurttaşımıza nakdî yardım yapıldı, 8 milyondan fazla yurttaşımıza ayni yardım ulaştırıldı, ihtiyaç sahibi yurttaşlarımıza milyonlarca öğün yemek ulaştırıldı, hem de bütün bunlar her türlü engelleme çabalarına rağmen yapıldı.

Yaşanan sorunların elbette ki çözümü var. Güçlü sosyal devletin ilk adımı aile destekleri sigortası kurumunun kurulması ve istisnasız her vatandaşımız için asgari bir gelir düzeyinin sağlanması olacak.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz dolmak üzeredir. Son cümlelerinizi alalım lütfen.

NESLİHAN HANCIOĞLU (Samsun) - Bizim önerdiğimiz ve iktidarımızda uygulayacağımız sistemle şimdi uygulanan sistem arasındaki en temel fark yoksul aile ve birey sayısını azaltmaktır.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum. Son cümlenizi alalım.

NESLİHAN HANCIOĞLU (Samsun) - Özetle Sayın Bakanım, sürdürülebilir ve yönetilebilir bir yoksulluk ve yoksunluk sistemine dayalı sosyal yardım sisteminin yerine yoksulluğu ve yoksunluğu ortadan kaldırmayı önünü hedef alan yeni bir model inşa edeceğiz.

Hepinize teşekkür ediyorum.