| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/283) ve 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/282) ile Sayıştay tezkereleri a) Dışişleri Bakanlığı b)Avrupa Birliği Başkanlığı c)Türk Akreditasyon Kurumu ç)Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Türkiye Ulusal Ajansı) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 04 .11.2021 |
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, kıymetli bürokratlar; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Görüştüğümüz bütçe üzerinde öncelikle Sayıştay bulgularından bahsetmek isterim. Bu, Sayıştay bulguları hemen hemen her yıl tekrarlanan vaziyette, aynı bulgularla karşımıza geliyor.
Sayın Bakanım, ben size özet bir bilgi vereyim, o da şu: Son 2019 bulgularından 10 bulguyla ilgili tam yerine getirme sayısı 3, hiç yerine getirmeme sayısı 4, kısmen yerine getirme sayısı da 3. Yani 7 tane bulguyla ilgili Bakanlığımız gidermekle ilgili hiçbir şey yapmamış ve bu bulguların tamamına baktığımızda ise çok kolay giderilebilecek bulgular. İlgili muhasebe birimlerinin kayıt hataları ağırlıklı olarak ve bunlar düzeltilmemiş. Şimdi, Dışişleri Bakanlığı gibi çok önemli bir Bakanlıkta bu kadar kolay konuların, bu bulguların giderilmemesi neyi gösteriyor? Bence şu: Sayıştaya bakış açısı, yazarlarsa yazsınlar bakış açısı, denetimi önemsememe bakış açısı. Dolayısıyla, Sayın Bakanım, çok kolay giderilebilecek bu bulguların hızlıca giderilmesi önemlidir diye düşünüyorum.
Bir başka nokta şu: Ben yine Avrupa Birliği Başkanlığının bütçesine baktığımda cari transferleri inceliyorum. Cari transfer nedir? Bakanlığın kurumlara veya kişilere çeşitli ihtiyaçları gidermek üzere aktardığı bütçe. Bakın, 2020 bütçesinde 569 milyon demişiz, gerçekleşme 1 milyar 71 milyon olmuş, arada 500 milyon fark var, yarı yarıya bir fark var Değerli Bakanım. Ben dolayısıyla şunu sorarım: Bu rakam neden artıyor? Bir sonraki yıl tekrar 692 milyon diye belirlemişsiniz, ne kadar gerçekçidir bu rakamlar? Şunu söylemek isterim ki bu cari transferler bu kadar artarken izleyen yılın şubat ayında ilgili kurum bu cari transferlerin yapıldığı kurumları, hangi amaçla yapıldığını ve tutarları açıklamak durumundadır ama şu ana kadar bununla ilgili herhangi bir açıklamayı biz görmüş değiliz.
Bir başka istatistiki veriye dikkat çekmek isterim: Avrupa istatistik sadece sağlayıcısı EUROSAT bir rakam veriyor, Türkiye'den Avrupa Birliği ülkelerine oturma izni alan kişi sayısı 58.660, başvuru sayısının daha fazla olduğunu biliyoruz. Şunu sorgulamak gerekir: Türkiye'den bu göçün sebebi nedir? Bunu tasnif ettiğinizde arasındaki gençlerin oranı nedir, bunu tasnif ettiğimizde arasındaki üniversite mezunlarının oranı nedir? Bunlar gerçekten çok önemlidir, Dışişleri Bakanlığını da doğrudan ilgilendiren verilerdir. Bu verilerle ilgili, kaçışı engellemekle ilgili Bakanlığınızın yaptığı herhangi bir şey var mı? Hükûmetçe bu konuyla ilgili adımlar atılıyor mu, önlemler alınıyor mu, doğrusu merak ediyoruz.
Bir başka noktaya dikkat çekmek isterim, o da şu: Tam üyelik konusu. AKP kurulurken Avrupa Birliğiyle ilgili iddialı mesajlar verdiniz ama son gelinen noktada Avrupa Birliği 2020 ülke raporuna bakarsanız eğer "geriye gitme" "ilerleme yok" "az ilerleme" sözcüklerinin defalarca kullanıldığına ve tekrar edildiğine tanıklık ediyoruz. Buradan şunu sormak isterim: Avrupa Birliğine tam üyelik hedefimiz -siz de çok az bahsediyorsunuz- ne oldu? Bu konuyla ilgili Hükûmetiniz bu işten vazgeçti mi? Bu iş ne oldu, bunu merak ediyoruz. Şunu da söylemek isterim ki Avrupa Birliğine tam üyelik hedefi Türkiye açısından önemlidir. Bırakın Avrupa Birliğine tam üyelik hedefini, sizin söz verdiğiniz vize serbestisi konusu henüz hayata geçmedi. Hükûmetinizin süresi son derece kısaldı, dolayısıyla Bakanlık süreniz de kısaldı, bununla ilgili yaptığınız herhangi bir şey var mı, merak ediyorum.
Son olarak şunu söylemek isterim: SADAT AŞ var. Yurt dışındaki faaliyetleri konusunda bilginiz var mı? Bu bilgilerin Türkiye'nin uluslararası alandaki saygınlığına, uluslararası alandaki güvenliğine ilişkin yarattığı tehlikelerle ilgili herhangi bir tedbir alıyor musunuz?
Sonuç olarak, sıfır sorunla aldığınız Dışişleri Bakanlığını ve ülkemizi sıfır itibar noktasına doğru sürüklediğinizin farkında mısınız?