| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/283) ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin (1/282) Komisyonda görüşülme usul ve esaslarına ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 20 .10.2021 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız, değerli bürokratlar; her şeyden önce, bugün, 2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2020 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmeleri Komisyonumuzda başlamış bulunmaktadır. 2022 yılı bütçesinin ülkemize ve tüm kurumlarımıza hayırlı olmasını şimdiden temenni ediyorum ve faydalı olacak bir bütçenin bu Komisyondan geçmesi dileklerimi ifade etmek istiyorum.
Usulle ilgili konuya girmeden önce yine usulü de içerecek şekilde küçük bir noktada durmak istiyorum, bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bir kere, Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama erkini ifade etmektedir ve ayrı bir erkdir. Yürütmenin yasama üzerinde bir gücü olmaması gerekir Anayasa gereğince ama işe başlarken idarenin yasama üzerinde hava estirdiğini hissediyorum. Birincisi, bu Komisyonun bunu sağlaması lazım yani bu havayı, bu atmosferi sağlaması lazım. Şimdi, buraya gelirken arabadan, kapının 2 girişini emniyet kesmiş ve "Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız gelecek kimseyi koymuyoruz içeri." diyor. Sayın Cumhurbaşkanının geldiği günlerde Meclisin altüst olduğunu, her tarafın korumalarla dolduğunu, koridorun bir tarafından öbür tarafına geçişin bile imkânsız hâle geldiğini biliyoruz. Bu sorunun da Komisyonumuzdan öte elbette Meclis Başkanlığının sorunu olduğunu düşünüyorum çünkü Meclis Başkanlığı talimatları öyle veriyor. Ama bu atmosferin, bu havanın gerek Cumhurbaşkanının gelişinde gerek Cumhurbaşkanı Yardımcısının hatta bakanların gelişinde, Meclisin mehabetine ve bağımsız bir erk olma niteliğine uygun olmadığını düşünüyorum. Bir kere, bakanlarla beraber gelen korumaların, burada ayrı bir kapı yoktur, içeriye nezaret edecek şekilde kapıda yığılmaları, bizim gelip geçişimizin bile güçleşmesi bence bir sorundur. Ben öğrencilik yıllarımı hatırlıyorum, o dönemlerde fakülte binasına emniyet güçlerinin girmesi yasak olduğu için güvenlik nedeniyle dekanlık karar almıştı, fakültenin bahçesinde güvenlik güçleri dolaşabiliyordu ve o sene bir yıl boyunca, sırf bahçedeki güvenlik görevlilerinin fakülte binasından uzaklaşmasını sağlamak için öğrenciler boykot yapmışlardı. Bu doğrudur, yanlıştır demiyorum bir uçtan öbür uca da savrulmayalım elbette ama bana kalırsa Komisyonumuzun gerekli tedbirleri alması lazım. Tüm güvenlik birimlerinin ana giriş kapısının dışında bulunması lazım. Buraya gelen bakanlar bizim misafirimiz zaten, nezaket sınırları içerisinde müzakere etmeyi Komisyon üyelerimizin hepsi, milletvekillerimiz zaten biliyor. Güvenliğin ve güvenliğin içinde de kimlerin olduğunu bilmediğimiz birtakım kalabalığın burada birikmesi milletvekillerinin özgürce konuşmalarına dahi müdahaledir, oy vermelerine dahi müdahaledir bana kalırsa. Bu konuda gerekli tedbiri Komisyon Başkanlığımızın alacağını umut ediyorum.
İkincisi, bu Sayıştay raporları. Sayıştay, Anayasa gereği Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapar, bütçe denetimini yapar ama maalesef bu sene önümüze gelen Sayıştay raporlarından ben hiç memnun kalmadığımı, mutlu olmadığımı söylemek isterim. Önceki raporların da biraz kontrollü olduğu kanaatindeydim, bunu daha önce de ifade ettim ama bu seneki Sayıştay raporları tamamıyla kontrollü bir niteliğe bürünmüş ve buraya gelmiştir. İşte bir inceleme, denetleme, raporları gözden geçirme komisyonu kurulmuş, denetçilerin raporları mümkün olduğu kadar siyasetin az bilgi edinmesini sağlayacak şekilde kısaltılmış, veriler hiç zikredilmemiş. Başkanlığınız tarafından da önümüze, odalarımıza bu raporlar geldi özetleri itibarıyla ve gene geniş şekilde. Şimdi, bu raporlar, Meclisin adına denetim çalışmaları yapan Sayıştayın Komisyon çalışmalarımıza katkı sağlayacak nitelikte hazırlanmadığını gösteriyor. Bu, baştan işi sakatlıyor yani buradaki bütçe görüşmelerini baştan sakatlayan bir durumdur. Onun için bu raporların, bence, Komisyon tarafından, Komisyon Başkanlığı tarafından Sayıştaya iade edilmesi ve düzgün ve burada konuştuğumuz konularla ilgili verilere ulaşacağımız nitelikte hazırlanarak buraya gönderilmesi talep edilmeliydi. Eğer bu talep edilemiyorsa "Biz, iktidar çoğunluğu olarak, yürütmeye, yürütmenin talimatlarına göre şekillendirdiği Sayıştay da ona göre raporu hazırlamış, bunu değiştiremiyoruz." diyorsanız burada bir kere çalışmaların sağlıklı yürümesini baştan sakatlamış olmaktasınız. O bakımdan başta Komisyonumuz olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisinin kendi yetkilerini koruma konusunda cesur ve kararlı olması lazımdır. Bu cesaret ve kararlılığı da başta Sayıştay raporlarında göstermesi lazım.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - İkincisi, başka bir konu var: İşte geçen sene âlâyıvalayla program bütçeye geçtik "Bu program bütçe şu kadar faydalıdır, bu kadar iyi olacaktır, işte kamu yönetimini bu kadar etkinleştirecektir." diye dünya kadar söz dinledik, nutuk dinledik ve şimdi bir program bütçeye geçildi diye bir bütçe geldi. Yani bakıyorsunuz, bütçe cetvellerinde rakamlar falan hepsi global yani detaylar yok, alt detaylar yok. Komisyonumuzdan ve Meclisten ne kaçırılmaya çalışılıyor da alt detaylardan uzaklaşılmıştır? Global rakamlar yetmez, onun içerisine her şeyi dolduruyorsunuz. Spesifik bir alanı görmek istediğinizde göremiyorsunuz. Hâlbuki "program bütçe" dediğiniz şey, alt detayları da gösterir; program, alt program, proje, faaliyet şeklinde tüm detayları gösterecek nitelikte olur. Onun için, bütçe müzakereleri bu genel sunuştan önce tamamlanmadan, yine aynı şekilde, Başkanlığınızın talebiyle bu alt detayları göreceğimiz şekilde yeniden buraya gönderilmesini talep etmenizi bekliyorum ve işin gereği de budur diye düşünüyorum.
Hepinize saygılar sunarım.