KOMİSYON KONUŞMASI

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya)- Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli üyeler, değerli misafirler; hepinizi saygıyla selamlıyorum

Ben çok özüne girmeyeceğim çünkü maddelerde birçok şeyi konuşacağız fakat burada önemli olan eksiklikler var yani bütün her şeyi biz Bakanlığa mı vereceğiz? Yani buradaki kanunları geçirirken yönetmeliklerle mi düzenlenecek? Yoksa bazı noktalarda bizim birtakım belirleyici durumda olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Mesela kooperatifçilikle ilgili eğitim programı... Tamam güzel, eğitim verelim fakat dokuz ay boyunca bu eğitim verilmezse üyeliğin düşeceği de burada yazılmış. Eğitimin içeriği belli değil, eğitimi kimin vereceği belli değil; Bakanlık mı verecek, kooperatif kendi imkânlarıyla mı bu eğitimi verecek? Bunlar belli değil. Biz sadece eğitim vereceğiz, eğitim dokuz ay içinde alınmazsa da üyelikten düşürülecek. Bunların tanımlanması lazım, kanuna konması lazım. Eğer kooperatiflere bırakılacaksa bu eğitim, o iş yürümez, kooperatiflere bırakıldığı durumda o iş yürümez. Bunun için burada önemli bir eğitim programının yapılması kooperatiflerin gelişmesi açısından son derece önemli olur diye düşünüyorum yani direkt Bakanlığa verelim, biz burada şimdi bu yetkileri Bakanlığa verdikten sonra da oradaki yönetmeliklere bakalım diye olmaz. Kanun yapıcı burası, kanun yaparken de kanun tekniklerine uygun bir şekilde burada kanun yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Dış denetim meselesinde de aynı şey geçerli, burada da bir tanım eksikliği var. Denetimi kim yapacak? Eğer özel kurumlara verecekseniz denetimi, biz o denetim şekillerini biliyoruz. Kamunun buradaki denetimle ilgili neyi tanımladığını da biz burada bilmek isteriz ki kooperatiflerde olması gereken en önemli konu güvendir. İnsanlar kooperatiflere güvenmiyor, kooperatiflerin yönetim biçimine güvenmiyor, denetim biçimiyle ilgili güvensizlikler var. Örneğin, bir köyde kooperatif kuracaksınız ya da bir ilçede kooperatif kuracaksınız, 100 lira bile fazla çünkü insanların bugüne kadar girdikleri kooperatiflerden elde ettikleri bir gelir yok. Bizim bölgelerimizde, Ege'de, Akdeniz'de özellikle zeytinle ilgili kooperatifler kurulur, bu kooperatiflere insanlar üyedir, yirmi senedir kooperatife üye olan insan 100 kuruş para almamıştır. O yüzden de insanlar kooperatiflere sıcak bakmıyor, o yüzden de en önemli konu kooperatiflere güvenle ilgili meseleyi yukarılara taşıyabilecek denetim meselesini çözmek. İnsanlar kooperatiflerden uzaklaşıyor. Hâlbuki dünyadaki en güzel modellerden bir tanesi kooperatifçiliktir.

Şimdi, bir de verilere gireyim dedim yani bu verilerle Ticaret Bakanlığının sitesine gireyim, burada verilere girdikten sonra da buradan bir çalışma yapalım, bir de envanterine bakayım dedim yani burada hangi kooperatifler kurulmuş, ne kadar başarılı? 2015-2016 yıllarının verileri var kooperatiflerle ilgili, sayı 12 bin. Biraz önce Sayın Komisyon Başkanı açıkladı ilk konuşmasında, hâlbuki Türkiye'de 59.600 tane kooperatif varmış. Bakanlığın sitesine girin, Bakanlığın sitesinde 12 bin yazıyor ve 2015-2016 yılı verileri bunlar. Ya, bu gayriciddi. Eğer kooperatife ciddi bir şekilde bakıp ve bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne bir kooperatif yasası geliyorsa bu işin ciddiyetini de birisi bize anlatsın. Bunun da ne kadar ciddiyetsiz hazırlandığının kanıtlarından bir tanesi de Bakanlığın nasıl baktığıyla ilgilidir.

Şimdi, kooperatiflerin gelişebilmesi için biraz önce saydığım niteliklerin ötesinde insanların güveninin yükseltilmesi ve bu işte de samimi olunması gerekiyor. Şimdi, Tarım Kredi Kooperatiflerine bin tane market açtıracaksınız, zaten memleketin başı marketlerle belada. Türkiye'de 30-32 bin market var ve bunlar tekel oluşturmuşlar. Siz bu tekeli zaten oluşturdunuz, sizin döneminizde arttı bunlar yani 32 bin seviyesine 4 ya da 5 tane grubun sizin döneminizde, on sekiz yıl boyunca -gözler kapatıldı- bu marketlerin semirmesi sağlandı ve bu marketlerin şu anda, Türkiye'de -isimlerini herkes biliyor, 3 harfli diyorlar 3 tanesine-bunların artık önüne geçebilecek bir sistem yok. Siz bin tane marketinizle bu adamlarla rekabet mi edeceksiniz yoksa seçime kadar -daha önce yaptığınız gibi- tanzim satış mağazalarını oluşturup, o kurumlara dünya kadar kamu zararı yazdırıp; ondan sonra, seçimlerden sonra bu bin tane marketi kapatacak mısınız? Bu son derece önemli. Tarım Kredi Kooperatiflerine böyle bir yükü yüklediniz, bir de "Fiyatları da uygun değil." diyor arkadaşlar. Yani fiyatların uygun olabilmesi için serbest piyasa koşullarının dışına çıkıp burada zararına sattırmalısınız. Bunun da ancak bir sebebi olur: İktidarı sempatik göstermek, seçimlere kadar ama. O görev zararını gene millet öder arkadaşlar, orada yapılan zararı millet öder. BİM marketle siz rekabetçi olamazsınız, regülasyonu sağlayamazsınız.

Şimdi, bu köy kooperatiflerinin kurulması durumunda bir zincir oluştursanız... Dünyada bunun örnekleri var, hatta İtalya'da bir kooperatifler birliği öyle bir şey yapmış ki yöresel ürünlere büyük destekler verilmiş, yöresel ürünlerin markalaşması sağlanmış ve gitmişler adamlar, Amerika'da, New York'ta, Manhattan'da 5 bin metrekare yer kiralamışlar ve dünyaya kendi ürünlerini oradan tanıtıyorlar ve satış yapıyorlar, inanılmaz da satışları var. Ne oluyor burada? Bu kooperatiflere güveni yükseltip hem ürünlerinin markalaşması sağlanıyor hem de aynı zamanda kendi üreticilerine ciddi anlamda büyük destekler veriyorlar.

Son olarak maddelerde daha detaylı konuşuruz.

Bir de burada, bu Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatiflerinde, Tarım Kredi Kooperatiflerinde silsile yoluyla seçilerek gelmiş, birden fazla maaş alan kurum yöneticileri var. Seçilerek gelmiş kurum yöneticisi ve özellikle kredi kooperatiflerinde, kredi kefalet kooperatiflerinde birçok yönetim kurulu üyeliğiyle ilgili 3 maaş, 4 maaş, 5 maaş konusunu kamuoyu biliyor ama Mecliste ben bunu daha önce de dile getirdim. Bu büyük bir haksızlıktır, aslında kredi mekanizmasına en azından güven anlamında esnafın hakkını gasbetmektir. O yüzden buradaki öneri şu olmalıdır arkadaşlar: Eğer üç ya da dört kurumdan maaş alınıyorsa ya da üç ya dört kurumdan huzur hakkı alınıyorsa bir tanesi alınmalıdır, o bir tanesi en yüksek seçilebilir, bu kadar basit. Yani oradan maaş, oradan maaş, oradan maaş, büyük bir adaletsizliktir bu. Bu adaletsizliği ortadan kaldıracak bu kurumlardır arkadaşlarım.

O yüzden bu mevzuyu da burada ifade ettikten sonra maddelerde söz almak üzere hepinize teşekkür ediyorum.