KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Başkan.

Çok teşekkür ediyoruz değerli çalışmalarınız için, Türkiye adına teşekkür ediyoruz işin doğrusu. Çok sağ olun, var olun.

Şimdi, ben de aslında Gülizar Hanım'ın kaldığı yerden devam etmek istiyorum. 5 milyon metreküp sadece İstanbul'un şeyi Marmara'ya.

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - 2,5 diye biliyorum. Yani yanılıyor olabilirim, İSKİ'nin verdiği rakam.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Bize söylenen sunumlarda 5 milyon metreküp İstanbul, 10 milyon metreküp toplamda atık gittiği. Sadece içme suyu yani konutlara verilen su olarak düşünmemek gerekiyor, sanayide ve şeyde...

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - Hayır, şebekeye verilen su üzerinden hesaplanır. İSKİ'nin rakamlarına göre benim bildiğim 2,5 milyonla 3 milyon metreküp arasında değişen 2,7 gibi bir rakam.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Şimdi ama organize sanayi bölgeleri biliyorsunuz kendi kuyu sularını çıkarıp kendileri kullanıyor ve denize veriyorlar. O nedenle o rakam yeterli olmayabilir Hocam.

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - Ha, denize veriyorlarsa o rakamın içine girmez zaten. Benim söylediğim İstanbul Belediyesinin ürettiği atıktan bahsediyorum.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Yani rakam önemli değil yani.

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - Tabii, tabii olabilir. Tabii çok büyük.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - O kadar büyük bir suyu -yine, aynı şekilde bize de söylenen, Gülizar Hanım söyledi- hani nereye vereceksiniz? Barajlar da yapılsa böyle bir kirli suyu yani geçirimli, diyelim ki alüvyonel bir zemine verdiniz, yer altı suyunu kirletme olasılığı yok mudur? Hani böyle bir şey de var, sonuçta ağır metalleri olan veya işte ağır şeyleri olan bir suyu verdiğinizde yer altı suyunu kirletme olasılığı da olacaktır diye düşünüyorum.

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - Tabii ki var.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Tabii, çok büyük bir sıkıntı elbette. İşte 2000'den beri Marmara Denizi'nin 2,5 derece ısısının arttığını söylediniz. Bunda sanayide kullanılan soğutma sularının etkisi var mıdır acaba? Hani soğutma suları kullanılıyor ve denize deşarj ediliyor diye söyleniyor.

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - Tek tek cevap verebilir miyim? Unutuyorum çünkü özür dilerim.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Tabii, tabii, pardon.

Buyurun.

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - Şimdi, birinci için söyleyeyim ben oraya depolanacak veya yer altı suyuna gidecek olan arıtılmış sudan bahsediyorum, zaten sunum da öyleydi.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Arıttıktan sonra.

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - Su arıtıldıktan sonra yani onu içme suyu olarak kullanabilirsiniz bir defada arıtmada. Yani şöyle söyleyeyim arıtıldıktan sonra şu anda İstanbul'da Ömerli havzasındaki su kalitesine gelmesi gerekir. İleri biyolojik arıtma dediğinizden çıkan su Ömerli havzasındaki şu an bulunan su kalitesidir. Siz bunu elde ediyorsanız bunu karada depolarsanız, çimento fabrikaları kullanır yani o kadar çok alternatif var ki bunu, hiçbir şey yapamıyorsanız buharlaştırırsınız hani yaygın alanda. Yani onun için o arıtılmış su, onda ağır metaller filan oluyorsa zaten bu sefer siz denize değil, karaya deşarj yapıyorsunuz demektir. Zaten yani bir farkı yok o zaman, onu savunmanın anlamı yok.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Anladım evet, işte o sanayide soğutma...

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - Soğutma suyuna gelince... Şimdi, soğutma suyunun çok büyük bir tehlikesi var ama çok çok büyük bir tehlikesi var. O da şu: Yani sıcaklığı artırması değil. Şimdi, ortamda ortam sıcaklığından mutlaka daha yüksek 1 derece, yarım derece gibi bir farklılık olduğu için canlılar özellikle bizim "fouling organizmalar" dediğimiz midye, işte "tunicate"ler gibi hani gemilerin altını kaplayan canlılar çok kısa bir sürede bu boruları dolduruyorlar ve bu borulara da millet hatta belediyeler de dâhil olmak üzere klordioksiti tersine basarak bunları öldürüp bu boruları açıyor. Yani tonlarla klordioksit basılıyor bu boruların açılması için. Bir kere bu birinci... Yani şöyle, Marmara Denizi kirletiliyor, Ergene'ye karşı çıkıyoruz çünkü o en tepesi. Evet, soğutma suyu da kötü etki ediyor ama basılan klordioksit affedilir bir şey değil yani o soğutma suyunda öyle bir problem var.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Evet, öyle bir zararı var, hani hem kayıtlara girmesi açısından. Öyle görünüyor ki artık yani tabii, 25 milyon insanın etrafında olduğu hani sıfır atık bile olsa bugün itibarıyla Marmara Denizi'nin kurtulma şansı nedir? Yani sene olarak var mı böyle bir öngörünüz ya da var mıdır öyle bir şans? Ya da 25 milyon insanın ikamet ettiği, artık bir ülke büyüklüğüne dönüşen belki de bir kentte farklı bir modelleme Anadolu'da artık insanların kendi üretimlerini kendilerinin yaptığı ve doğdukları yerde doydukları bir sosyal donatının ve üretim modellemesinin gerçekleştirilmesi gittikçe kaçınılmaz hâle geliyor ülkemizde zannediyorum. Buna ilişkin görüşünüz nedir? Yani bu kadar yükü bu kent kaldırabilecek mi? Marmara Denizi daha da her geçen gün...

Bir de Kanal İstanbul'a atıfta bulunmadan da geçmeyelim. Kanal İstanbul'da 7 köprüyle, işte oradaki imara açılmasıyla o yoğunluğun daha da artması söz konusuyken ne kadar kaldırabilecek bu kent ve bu deniz bu nüfusu? Buna ilişkin görüşünüz nedir? Onu öğrenmek isterim.

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - O konuda yani karasal kısmı için bir şey söyleyemem.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sonuçta bir atık oluşturuyor.

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - Tabii ki, bir şey diyemem yani onun için, problem olacağı kesin -demin de söylediğim gibi- ama hangi problemleri yaratacağını şimdiden öngöremem yani onunla ilgili bir kehanette bulunamam ama diğer konularla ilgili bulunurum. Yani Marmara Denizi... Yani hiçbir umut yok, onu unutun bir kere. Marmara Denizi evrilerek bir yere doğru gidecek, o gideceği yerin bize zarar vermeyecek hâlde olmasını sağlayabiliriz. Adı o değil, Marmara Denizi... Yani o olmayacak, apayrı bir su kütlesi olacak ama bize zarar vermeyecek biz eğer bunlardan, yani bu uygulamalardan vazgeçip alıcı ortam olarak kullanmazsak müsilaj gibi büyük olgularla karşılaşmayacağız. Hani belki Karadeniz'den Karadeniz'i de o güne kadar yok etmediysek bir iki tane pontiktör Karadeniz türü gelecek, Akdeniz'i Ege'yi mahvetmediysek oradan bir iki tür gelecek, kabul edilebilir düzeylerde bir biyoçeşitliliği olacak. Belki bu kadar ısınmayacak, hani belki de mavi bayrak verenlerin yüzleri bu kadar kızarmayacak Marmara Denizi'ne baktıkları zaman. Yani öyle bir denize doğru gidebiliriz ancak ama 124 tane balık türüne sahip, o zengin biyoçeşitliliğe sahip olan bir denize geri dönme ihtimalimiz kesinlikle yok onu söyleyebilirim.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Bu arada Hocam, balıkçılar hep adınızı biliyor. Bir bilim insanının böyle halk tarafından da tanınıyor olması son derece önemli, teşekkür ediyoruz tekrar çalışmalarınız için.

BAŞKAN MUSTAFA DEMİR - Balıkçılar iyi mi biliyor kötü mü biliyor?

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - İyi biliyorlar, özellikle önerdiler görüşmemiz için.

MARMARA ÇEVRESEL İZLEME PROJESİ YÖNETİCİSİ MEHMET LEVENT ARTÜZ - Hepsinin teknesine binmişliğim vardır, tayfalık yapmışlığım vardır.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkürler Hocam, sağ olun.