| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Ankara Milletvekili Orhan Yegin ve 45 Milletvekilinin, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3740) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 13 .07.2021 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Teşekkür ediyoruz.
Bu 15'inci ve 21'inci maddelerdeki düzenlemeler şeklen olumlu olarak gözükmektedir ama "Fiilen bu piyasaya yansıyacak mı veya gerçeklere yansıyacak mı?" derseniz yani eski durumu ile yeni durumu arasında Türkiye İstatistik Kurumunun herhangi bir kredibilitesinde artış olacağını düşünmüyorum. Zaten birkaç yıldır TÜİK'in verileri hep piyasada şüphe yaratıyordu. Gerek büyüme rakamları gerek işsizlik rakamları gerek enflasyon rakamları TÜİK tarafından toplanan verilerle hesaplanıyor ve duyuruluyor idi ama çok yoğun da eleştiriler vardı, hatta öyle ki enflasyon rakamlarına duyulan güvensizlik nedeniyle bazı kuruluşlar, kendileri, hatta öğretim üyeleri bağımsız enflasyonu araştırma grupları oluşturdular, sadece TÜİK'in verilerine göre yapmış oldukları hesaplar TÜİK'in enflasyonunu doğrulamadı. Yani TÜİK'in en son açıklanan yıllık enflasyonu TÜFE itibarıyla yüzde 17 küsur yani yüzde 18 civarında. Bu demin bahsettiğim enflasyon araştırma grubu TÜİK'in verilerini kullanarak hesapladığı enflasyonu açıkladı, yüzde 45 çıktı yani 2 katından daha fazla. Bu, ne sonucunu doğuruyor? Bu, piyasada güvensizliği oluşturuyor ve yanlış yapılan hesaplar ekonomi yönetiminin de sağlıklı ekonomi politika geliştirmesini de engelliyor. Sadece enflasyonu düşük ilan etti diye ücretleri, reel maaş artışlarını düşürmüyor, aynı zamanda ekonomi politikalarının sağlıklı hazırlanmasını da önlüyor. Şimdi, bu güvensizliği ortadan kaldırmak için şeklen yapılan bu düzenlemenin herhangi bir sonuç ortaya çıkaracağını düşünmüyorum. Neden? Bir kere, mevcut Hükûmet bağımsız çalışması gereken yargıya müdahale ederken kendisiyle irtibatlı, bağlı veya ilişkili kuruluşların özgürce, siyasi müdahaleden bağımsız çalışma yaptığına inanabilir mi? Ben inanmam muhalefet olarak ama sadece ben değil, piyasada bunu izleyen kimse de inanmaz. Basına müdahale eden, muhalefete müdahale eden, yargıya müdahale eden bir iktidar yapısı varken TÜİK ha bağlı kuruluş olmuş ha ilişkili kuruluş olmuş, netice hiç değişmez. O bakımdan, Hükûmetin topyekûn güven vermesi lazım yani ekonomiyle ilgili konularda piyasalara güven vermeyen yönetim tarzını devam ettirdiği sürece, gerçekten reform niteliğindeki bazı düzenlemeleri yapsa bile çok fazla etkili olmaz bu, hükûmet etme biçiminin değişmesi lazım, her kurumun yaptığı işe saygı duyması lazım, müdahale etmemesi lazım. Daha kısa bir süre önce, ikide bir TÜİK'te değişiklikler oluyordu. Enflasyonu yüksek ilan etti diye ilgili birimin başındaki başkan yardımcısını görevden almışlardı; bu da yetmedi, arkasından, yine bazı verilerden hoşlanmadığı için Hükûmet, yine bir değişiklik yapmıştı. Nihayet, bu bürokratları atayacak olan da Hükûmetin kendisi olduğuna göre... Daha bağımsız bir niteliğe sahip olduğu hâlde Merkez Bankasıyla bile sürekli uğraşan, süreleri dolmadan başkanları değiştiren bir Hükûmet olduğu sürece, ben bunun boş bir çaba olduğunu düşünüyorum, yani böyle bir maddenin gelip gelmemesi arasında bir fark oluşacağını düşünmüyorum.
Ama arkadaşlar iyi niyetle hazırlamış, getirmişler, yani hatırınıza... Cora'yı kıramam, "evet" oyu da verebilirim yani.