| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Ankara Milletvekili Orhan Yegin ve 45 Milletvekilinin, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3740) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 13 .07.2021 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; şimdi, aklına gelen şirkete son zamanlarda moda olan bir tabirle çöküp TMSF'ye devretmek ne kadar doğru? Yani bunu devlet bile yapsa bu ne kadar hukuki, ne kadar evrensel kurallara uygun, ne kadar ekonominin gereklerine uygun, bunun tartışılması lazım. Bence bu dönemin en garip hadiselerinden biri budur, aslına bakarsanız bir felaket. Bakıyorum, ben geçmişte bu ülke pek çok askerî müdahaleye maruz kalmıştır, darbeler olmuştur. Bu askerî müdahalelerde siyasiler tutuklanmıştır, hatta idam edilenler olmuştur ama mülkiyete dokunulmamıştır. Bu, 1960'ta da öyledir, 1980'de de öyledir veya bugün uluslararası hukuka göre bir ülke bir ülkenin topraklarını ilhak eder, o da hukuken uluslararası hukuka göre meşruiyet kazanır da sınırlar değişirse devletin sınırı değiştiği hâlde, o değişen sınırdaki özel mülkiyet korunur, özel mülkiyete dokunulmaz; bu, evrensel bir hukuk kuralı. Şimdi, bir bakıyoruz "Filanın malını TMSF'ye devret, öbürünün işletmesini devret." Yani mesela garibime giden şeylerden biri şu: Adam meşhur futbolcu, uluslararası üne sahip, transferlerden, oynadığı maçlardan kazandığı paraya ömür boyu el koyuyorsunuz. Bu nasıl bir mantıktır? Yani birinin malına, mülküne, gayrimenkulüne, şirketine, bankadaki parasına, hatta konutuna, evine el koyuyorsunuz. Kendisi kaçmış, burada yakınları oturuyor, evine el koyuyorsunuz. Yani bu hukuka uygun bir şey değil.
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Babadan kalma eve...
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Yargılamanın devamı müddetince, biliyorsunuz, Türk Ceza Kanunu kapsamında suçtan elde edilen mal varlığı tedbir kararıyla müsadere...
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, suçtan elde edildiğini nereden çıkarıyorsun? Dedesinden ev kalmış, dedesinden bilmem...
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Belli, babadan kalmış ev. Suçtan mı elde edilmiş mal, babadan kalmış.
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - O yargı kararı önce tedbirle...
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, zamanımı alıyor, sonra diyorsun ki "Süren bitti."
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Yok, yok, müsadereyle karıştırmayalım diye söylüyorum.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Niye ikide bir giriyorsun Abdullah.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Müsaade edelim Sayın Şener devam etsin lütfen.
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Bütün dünyada uygulamaları var.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Onu arada konuşun lütfen olur mu?
DURMUŞ YILMAZ (Ankara) - Dünyada uygulaması öyle değil, başka devletlerde oluyor o iş.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Hâlbuki kendime prensip kararı almıştım, Abdullah'la atışmayacaktım. Ahmet ağabeyin üzerimde hakkı var, onun hatırına sana dokunmayacaktım.
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Yok, ilk defa size söyledim. Teknik bir açıklama yaptım Sayın Başkan; tedbir kararıyla müsadere arasında dedim, o kadar.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Devam edelim Sayın Şener.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Babasının üzerimde öğrencilik yıllarımdan çok hakkı var Abdullah Bey'in.
Şimdi, burada terslik var arkadaşlar. Yani terörden elde edilen malın tespiti lazım. Adam hakkında bir dava açılmış veya açılmamış: "Ha, bu FETÖ'yle bağlantılı." Adam hakkında şahsi ceza verilmeden malına çöküyorsun; olmaz bu ya veya bu malın neresi terör bağlantılı veya kaynağı suç bir maldır o veya şirkettir. Adam bu işlere başlamadan önce, belki hiç Gülen'i tanımadan önce malı mülkü var, şirketi var, ona bile çöküyorsun. Bunun bir mantığı yok ki. Yani devlet, devlet olmak zorundadır. Bakın, devletin devlet olma vasfını ortadan kaldırdığınız zaman olmaz. Ben bu Komisyonda da görüyorum, Genel Kurulda da görüyorum. Yani adalet duygusunu aramak yerine muhatabın benden olup olmayışına veya bir suçlu olup olmayışına veya bir terörist olup olmayışına göre hesaplıyoruz ya. Bu ne evrensel hukukta böyledir ne de İslam'da böyledir.
Bakın, İbni Mülcem Hazreti Ali'yi katletti, yaraladı zehirli kılıcıyla. Ölüm döşeğinde Hazreti Ali, etrafındakilere dedi ki: "İbni Mülcem'e işkence yapmayın." Kendisine süt getirmişlerdi: "Bu sütten İbni Mülcem'e verin. Hakkında da işkence vesaire yapmadan yargılayın, hüküm neyse onu uygulayın." Şimdi, ta bin beş yüz yıl önce, bakıyorum, "Filan komünist, linç edelim. Filan faşist, linç edelim. Filan dinci, linç edelim." Ya, hukukta böyle bir şey yok ki. Hukuk suçluya da lazım, hukuk teröriste de uygulanacak bir şeydir. Adil olacaksın ki senin teröristten farkın olsun devlet olarak. Devlet, devlet gibi davranır. Devlet, devlet gibi icraat yapar. Kinle, intikamla devlet erki kullanılmaz ki. Şimdi, bu mala çökme işi de öyle.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, bir dakika ek süre verdim müdahaleden dolayı, o da doldu, son cümlelerinizi alalım.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bir dakika değil, üç dakika müdahale etti Abdullah Bey.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlenizi alalım.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi, dolayısıyla, topyekûn buraya getirdiğiniz madde, eski uygulamasıyla da şu andaki uzatma talebiyle de sakattır, böyle bir şey olmaz. İktidarın her gördüğü, bilmem, mala falan ilgi duyması bir gelenektir, o geleneğin bir parçasıdır. Yine o şeyi söylemeyeceğim. Bunların hepsi, işte mafya devleti dediğimiz süreci hazırlayan taşlardır.