KOMİSYON KONUŞMASI

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; öncelikle, bu maddede düzenlenen cezaların caydırıcılıktan çok uzak olduğunu açıkça ifade etmek isterim. Dün konuşmamda da bir örnek vermiştim, bugün benzer bir örnek seçim bölgem Denizli'den de geldi. Bir köpeğe apartman bodrumunda -ki Denizli'deki mesele bir arazideydi- tecavüzde bulunan şahsın -üstelik de suçüstü yapılmış- görüntüleri alınmış fakat şu an elini kolunu sallayarak sokaklarda dolaşmakta, herhangi bir yaptırım, herhangi bir gözetim altına dahi alınması söz konusu olmamıştır.

Şimdi, bu maddede belirlenen "üç ay" "altı ay" "bir yıl" "iki yıl" gibi cezalarda bir hukukçu olarak şunu açıkça ifade etmek isterim: Kişi, eğer Tarım ve Orman Bakanlığının taşra teşkilatı tarafından hakkında soruşturma açılması gerek görülür ve savcılığa suç duyurusunda bulunulur ise savcılık çağıracak, ifadesini alacak, yine sokakta ya da karakolda ifadesi alındıktan sonra elini kolunu sallayarak dolaşacak. Şimdi, mevcut hâl ile bunun arasında yaptırım ve caydırıcılık anlamında bir fark görmek çok da mümkün değil. O nedenle, bizler hep birlikte kabul ettiğimiz ve değerli kanun teklifi sahibi Sayın Başkanımızın ve Serap Hanım'ın da ve buradaki birçok arkadaşın da imzası bulunan ve açık ve net bir şekilde de orada Sayın Mustafa Yel Vekilimiz tarafından ifade edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını gerektirmeyecek ki Sayın Başkanın Komisyon raporlarında açık ve net ifadesi "iki yıl bir ay" şeklindedir, o dönem çünkü hükmün açıklanmasının geri bırakılması iki yıl bir ay, iki yılla sınırlıydı. Geçtiğimiz yıl pandemi döneminde infaz yasası üç yıla çıkmıştır ve artık üç yılın altındaki bu tür suçlarda herhangi bir şekilde caydırıcılık içermeyen ve hayvanlara karşı, o can dediğimiz, artık "mal değil" diye iddia ettiğiniz ama hâlâ bu kanun metninde mal olarak görüldüğü zihniyetinin hâkim olduğu ve bizim kanaat sahibi olduğumuz bu can dostlarımızın uğradığı her türlü saldırının -cinsel saldırı da dâhil olmak üzere, kasten öldürme de dâhil olmak üzere- failleri elini kolunu sallayarak yine sokaklarda dolaşmaya devam edecek.

Yine, dün, ben teklifin imza sahibi Sayın Mustafa Vekilimizle de konuştum; nesli yok olma tehlikesi altındaki bir hayvanı öldüren kişiden bahsediliyor, kasten öldüren kişiden, 12'nci maddede şu şu diyerek "bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldüren kişi" olarak tanımlanıyor yani burada aslında sahipsiz hayvanlar yok. Deniyor ki "Sahipsiz hayvan ayrımını kaldırdık." Tanımlar bölümünde "sahipsiz hayvan" tanımı da hâlâ korunmuş durumda.

Yine, teklifin gerekçesinde -gerekçe kısmında bizim 11'inci maddede- ev hayvanı ve evcil hayvan tanımında "'ev hayvanı', gerçek veya tüzel kişiler tarafından özellikle evde, iş yerlerinde ya da arazisinde özel ilgi ve refakat amacıyla muhafaza edilen, bakımı ve sorumluluğu sahiplerince üstlenilen her türlü hayvan şeklinde; 'evcil hayvan' ise insan tarafından kültüre alınmış ve eğitilmiş hayvanlar" deniliyor yani insan tarafından kültüre alınmamış, insanlar tarafından eğitilmemiş, sokaktaki popülasyonu da düşündüğümüz zaman, milyonlarca kedi ve köpek gibi hayvanlar veya başka sahipsiz hayvanların olduğunu düşündüğümüz zaman ve sahipsiz hayvan tanımı da hâlâ kanunda düzenlemeye devam edilmiş iken eğer biz bu yasaya, bu şekilde, buraya "sahipsiz hayvanlar" ibaresini de eklemezsek bir yargıcın karşısına geçtiğinde yargıç "Bu hayvan sahipsiz hayvan, kanunda, gerekçesinde de bu tanımlanmamış durumda, o nedenle bu konuda bir cezai yaptırım uygulamaya gerek yoktur." diyecektir. Bu nedenle, bu maddeye sahipsiz hayvanlar kısmının, önergemizde olduğu gibi, mutlaka eklenmesini talep ediyoruz.

Yine, bu önergemizde olduğu gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını ya da ertelemeye tabi olmayacak şekilde bir caydırıcı yaptırıma kavuşması hem can dostlarımız için hem de... Aslında, ben mesleğim gereğince çok fazla çocuk istismarı davalarına gönüllü bakmış, komisyonlarda görev almış bir hukukçu, avukat olarak çocuklarımıza yönelik bu tür saldırıları, şiddet, istismar saldırılarını gerçekleştirenlerin geçmişinde hayvanlara karşı benzer suçları işleme oranı yüzde 80-90'larda. Biz bu şekilde hem can dostlarımız hayvanları koruyacağız ama aynı zamanda da çocuklarımızı, kadınlarımızı bu tür saldırılardan, aslında kaynakta bu sorunu çözerek, kaynakta cezalandırarak da korumuş olacağız diye düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum.