| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt ve İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş ile 63 Milletvekilinin; Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3697) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 23 .06.2021 |
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Teklifin 6'ncı, 7'nci, 8'inci, 9'uncu maddesindeki düzenlemenin boşanmış eşleri de kapsaması bakımından olumlu olduğunu ben de bir kez altını çizerek ifade etmek isterim.
Yalnız, Sayın Başkan, dün Samsun'daydım. Mihrican isimli bir kadın, evli olduğu erkek tarafından katledildi, onun duruşmasındaydım. Duruşmadan çıktık, iddianame ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngörüyor. Oradan çıktıktan sonra yine Samsun'da bir başka ilçede daha önce katledilen, sevgilisi tarafından katledilen Arzu Aygün'ün ailesine başsağlığı ziyaretinde bulunduk. Her iki kadın da 35 yaşında. Arzu Aygün'ün katil zanlısının davası sonuçlandı ve müebbet hapis cezası aldı çünkü sevgilisiydi, nikâhlı eş olmadığı için. Ancak diğer davası devam eden Mihrican'ın katil zanlısı evli olduğu için ağırlaştırılmış müebbet alacak.
Şimdi, ben, buradan, bizleri dinleyen, bu kanunu, düzenlemeyi, teklifi öngören arkadaşlarımıza sormak istiyorum. Arzu Aygün ile Mihrican arasında ne fark var? İkisinin de yaşam hakkı elinden alındı, ikisinin de en temel hakkı bir erkek tarafından elinden alındı. Bu düzenlemede sadece boşanmış eşin de bu ağırlaştırılmış düzenlemeye tabi tutulacağı düzenlenmektedir. Oysa biliyoruz ki ülkemizde hepimizin de bildiği imam nikâhlı birliktelikler çok yaygındır, resmî nikâh yoktur. O zaman imam nikâhlı birliktelik yaşayan ve bu birliktelik sonrasında katledilen ya da şiddete maruz bırakılan kadının faili hakkında aynı ceza uygulanmayacak mı? Ya da imam nikâhı yok, nikâhsız birliktelik var, yıllarca sürmüş, çolukları çocukları olmuş, ortak yaşamı paylaşmışlar, dünya görüşleri öyleymiş ve bir gün kadına karşı çok ağır şiddet ya da cinayet işlenmiş, kadın katledilmiş. O kadının failine de böyle bir ceza uygulanmayacak mı? Oysaki insan hakları, evrensel bir düzenlemedir, Anayasa'mızda ve evrensel düzenlemelerde de ifade edildiği gibi dili, dinî, cinsiyeti, ırkı, yaşam şekli ne olursa olsun her bireye eşit uygulanması gerekir, herkesin eşit faydalanması gerekir. O nedenle, işkence görmeme hakkı ister imam nikâhlı ister hiçbir nikâhı olmayan ister evli isterse boşanmış olsun her kadının hakkıdır, ki en temel insan hakkı yaşam hakkı da aynıdır.
İstanbul Sözleşmesi'nden bizim de kabul etmediğimiz, hukuksuz bir şekilde bir gece yarısı bir kararla, bir kişinin iradesiyle çıkılmış ve çıkılmaya ilişkin kararın düzenlenmiş olmasını elbette tanımayacağız, tanımamaya da devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi'nin uygulama kanunu olan 6284 sayılı Kanun ev içi şiddetin önlenmesine ve ev içi şiddet mağdurlarının korunmasına ilişkin tedbirler içermektedir. Bu da, İstanbul Sözleşmesi'nde de toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısından nikâhlı, nikâhsız olmasına bakılmaksızın kadınların ev içinde uğradıkları her türlü fiziki, psikolojik, ekonomik, cinsel şiddetin önlenmesini içermektedir. Eğer bugün burada kadınların uğradığı şiddet ve kadın cinayetleri noktasında, önlenmesine ilişkin daha ağır yaptırımlar önermek ve kadınların korunmasına ilişkin yasal düzenlemeleri daha da güçlendirmek istiyorsak "boşanmış eş" düzenlemesi yerine sadece "kadın" denmesi... Yine, Türk Ceza Kanunu'nda kadının sadece kadın olmasından dolayı şiddete, tacize, tecavüze, bir suça maruz bırakılmasının özel suç olarak tanımlanması ve "Kadına Kadın Olduğu İçin Uygulanan Suçlar" başlığı altında bu düzenlemenin hayata geçirilmesi gerekir. O nedenle, biz, buradan, Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki: Bu düzenleme oldukça eksiktir; faydalıdır, doğrudur, katılıyoruz ama çok eksiktir. Bu düzenlemeyle 6284 sayılı Yasa'nın lafzı ve ruhu birbiriyle uyuşmamaktadır, düzenlemenin 6284 sayılı Kanun'daki şiddeti de içeren, ev içi şiddete maruz kalmış olan tüm kadınları da kapsayacak şekilde geniş tanımla düzenlenmesi gereklidir diye düşünüyorum.
Teşekkür ediyorum.