| Komisyon Adı | : | (10 / 77, 372, 491, 534, 693, 817, 868, 992, 1004, 1018, 1150, 1170, 1221, 1305, 1434, 1518, 1806, 1815, 1943, 2009, 2139, 2206, 2391, 2909, 2929, 3031, 3032, 3382, 3558, 3575, 3581, 3583, 3647, 3677, 3682, 3690, 3708, 3740, 3769, 3798, 3817, 3831, 3840) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Dışişleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakcı'nın, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası süreç ve uluslararası sözleşmeler hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 09 .06.2021 |
MURAT BAKAN (İzmir) - Aslında tutanaklara baktığınızda burada konuşulan konuları, bizim başından beri Cumhuriyet Halk Partisi olarak burada, Komisyonda söylediğimiz konuları Dışişleri Bakanlığı olarak burada söylemiş oldunuz.
İklimle ilgili konu, İklim Araştırma Komisyonu aslında partiler üzeri bir konu yani bu, bir devlet meselesi. Dolayısıyla, biz bu devlet meselesine, ülke meselesine ne katkı sunabiliriz diye bakıyoruz. Devlet politikası oluşturulurken de devletin farklı kurumları farklı düşünebilir ama mesela milletvekilleri olarak biz kendi özgün görüşümüzü devlet politikası olarak sonuç itibarıyla araştırma raporumuza katkı olarak sunacağız. Yani burada, "Hükûmet neylerse güzel eyler, ne yaptıysa da iyi yapmıştır." değil de eksikleri hep beraber tespit edip, sizin katkınızla da dünyadaki gelişmelerle de tespit edip o tespitleri raporumuza yansıtmak durumundayız.
Şimdi, Paris Sözleşmesi'ne Libya resmî olarak taraf olursa bugüne kadar Parlamentosunda onaylamamış bizimle beraber 5 ülke kalacak. G-20 ülkeleri arasında tekiz yani tüm ülkeler onayladı. Paris Sözleşmesi'nde de Ek-1 listesinden çıkmamız... Siz çok ayrıntılı anlattınız, biz bu kadar ayrıntılı bilmiyorduk yani destek olanlar, olmayanlar, oradaki farklı gruplar, gelişmekte olan ülkelerin tavırları vesaire. Dolayısıyla bizim ülke olarak "Paris İklim Anlaşması'nı Ek-1'den çıkarırsanız." dememizin pratikte bir anlamı olmadığını sizin sunumunuzda öğrenmiş olduk ama Paris'e taraf olmazsak, Parlamentomuzda onaylamazsak ciddi sıkıntılar yaşayacağımızı yine sizin sunumunuzdan anlıyoruz. Yani bu sunumunuzda söylediğiniz 2 konu var, benim için çok önemli. Bir tanesi, Avrupa Yeşil Mutabakatı'ndan bahsettiniz. Avrupa Yeşil Mutabakatı sonucunda da sınırda karbon vergisi, bir de döngüsel ekonomi. Sınırda karbon vergisi... Şu an, bizim, Türkiye olarak en büyük ticari partnerimiz Avrupa Birliği. Türkiye toplam ihracatının yüzde 41,3'ünü Avrupa Birliğine yapıyor. İhracatımız 69 milyar dolar, 2020 yılı Ticaret Bakanlığı rakamı ve 143 milyar dolar da toplam ticaret hacmimiz. Dolayısıyla, biz, eğer sınırda karbon vergisine hazırlıklı olmazsak Türkiye en büyük ticari partneriyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşayabilir. Buna hazırlıklı olmamız ve bunun çalışmasını yapmamız gerekiyor. Bunu TÜSİAD yaptı, sunumda bize "Ton başına 50 avrodan karbon emisyonu hesaplanırsa sınırda karbon vergisinin 1,8 avro Türkiye'ye yük getireceğini" söyledi.
Döngüsel ekonomi de ayrı bir yük. O da nasıl yük? Avrupa Birliği sana diyor ki: "Sen bunu kullanıyorsun, kullandığını tekrar ekonomiye katacaksın." Yani ürettiğin... Mesela biz plastik ihracatçısıyız, "Plastik ihracatçısının, ürününde ne kadar geri dönüşmüş malzeme kullanıyorsun?" diye soruyor. Bizim kendi tükettiğimizi geriye dönüştürüp ürünümüze katıp satmamız lazım. Aksi takdirde, sınırda karbon vergisinin dışında bunun için de vergi koyuyor. "Sen yeniden kullanılabilir ürün yapmıyorsun, ürününde geri dönüşmüş malzeme kullanmıyorsun." diyor. Mesela İtalya 2022 yılında bununla ilgili ton başına bir plastik vergisi koyacak yani Türkiye hem sınırda karbon vergisi hem döngüsel ekonomi noktasında ciddi bir ekonomik riskle karşı karşıya ama bu bizim için fırsata da dönüşebilir, biz bunu söylüyoruz aslında, sizin söylediğinizi. Biz Paris'e COP 26'dan önce taraf olmak zorundayız yani Glasgow'dan önce taraf olmak, oraya taraf olarak gitmek zorundayız. Oraya siz mi gideceksiniz artık, kim gidecekse başmüzakerecimiz de Mehmet Emin Birpınar, Bakanlık yetkilileri de gidecek ama biz şu eksikliği görüyoruz Sayın Bakanım: Enerji Bakanlığından Bakan Yardımcımız geldi -açın tutanakları okuyun- "EK 1'de olmamız sebebiyle mutlak azaltım gerekiyor Paris'e taraf olursak." dedi. Yani burada Paris Sözleşmesi'ni bilmeyen bir Enerji Bakanlığı, Türkiye için büyük risktir yani Türkiye'nin enerji politikalarını oluşturan ve bu iklimle ilgili noktada Türkiye'nin devlet politikasının oluşmasında Enerji Bakanlığı yeterince bilgiye sahip değil ama Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı geldi, çok pozitif mesajlar verdi, onun da yaklaşımı sizin gibi ama diğer bakanlıklar arasında bir sıkıntı olduğunu, iletişim sıkıntısı olduğunu düşünüyoruz. Yani bize yapılan sunumun Dışişleri Bakanlığı tarafından diğer bakanlıklara da yapılması gerekir, bu koordinasyonun sağlanması gerekir diye düşünüyorum.
Ben çok teşekkür ederim. Bizim için çok aydınlatıcı bir şey oldu. Sadece ilave bilgiye ihtiyacımız var. Mesela, benim çok bilgi sahibi olmadığım bazı anlaşmalardan bahsettiniz. Mesela, NATO kapsamındaki iklim değişikliği ve güvenlik gündemi; bununla ilgili Komisyonumuza bir bilgi notu gönderirseniz bu bizim için çok kıymetli. Yine OECD kapsamında, iklim konusunda uluslararası eylem programı; bu da yok bizde. Diğer konular şey yapılabilir ama bu ikisi önemli diye düşünüyorum.
Çok teşekkür ederiz aydınlatıcı sunumunuz, yaklaşımınız için.