KOMİSYON KONUŞMASI

NESLİHAN HANCIOĞLU (Samsun) - Teşekkür ediyorum.

Çok kıymetli akademisyenler, hoş geldiniz.

Her birinize sunumlarımız için ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum, çok kıymetliydi.

Sayın Başkan, kayıtlara geçmesi adına önce şu değerlendirmemi Komisyonumuzla paylaşmak istiyorum: Yükseköğretim Kurulu 12 Eylül darbesini yapan iradenin mirasıdır ve o miras bugün siyasi muktedirlerce devralınmıştır, üniversitelerin baskı altına alınmasının aracı olarak kullanılmaktadır.

Üniversitelerimizin, bilimsel gerçeklik arayışının merkezi, doğru bilginin nesnel bir şekilde savunulabildiği alanlar, bilginin toplumla özgürce paylaşılabildiği bilim yuvaları olması gerekirken yaklaşık otuz yıldır YÖK bunun önünde duran en büyük pranga olmuştur. Dolayısıyla, kuruluş felsefesi, varlık nedeni bu olan bir kurumdan kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda önderlik yapmasını ben şahsen beklemiyorum. Aslında Sayın Başkan da Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi'ni durdurup bu konuda yayımlanan Tutum Belgesi'ni çöpe atarak YÖK'ün bu konudaki duruşunu bütün dünyaya gösterdi.

Bakın, Komisyonumuzun kuruluşuna, kurulmasına sebep olan "kadına yönelik şiddet" olgusunun temelinde cinsiyet eşitliğinin toplumsal zeminde sağlanamaması yatıyor. "Toplumsal cinsiyet eşitliği" kavramı yıllardır kadınların yürüttükleri mücadelenin sonucunda hükûmetlerin gündemine girmiş ve bu konuda hükûmetler adım atmak zorunda kalmıştır. YÖK de özellikle Özgecan Aslan cinayetinin ülke çapında yarattığı büyük tepki sonrasında bu adımı atmıştı, sonra birdenbire karar değiştirdi. YÖK, projenin toplumsal değerlerimiz ve kabullerimizle mütenasip olmadığını ve toplumca kabul görmediğini keşfetmiş -zira, Sayın Başkan böyle söylüyor- devamında, Tutum Belgesi'nde güncelleme yapacaklarını ifade etmiş. Benim de buna ilişkin iki sorum olacak: Birincisi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi'nde ve o projeden hareketle hazırlanmış olan Tutum Belgesi'nde toplumsal değerlerimiz ile kabullerimize aykırı olan neydi? Yani toplumumuzda cinsiyet temelli bir eşitsizlik kabulü mü var? Bir cinsin diğerine üstünlüğü, hamiliği mi söz konusu? İfadelerinizi net biçimde Komisyonumuza anlatır mısınız Sayın Başkan?

İkinci sorum: İki yıl önce yaptığınız o açıklamada "Tutum Belgesi'nde 'toplumsal cinsiyet eşitliği' kavramı çıkarılarak güncelleme yapılmasına ilişkin çalışmalar son aşamasına gelmiş olup yakında üniversitelerimizde duyurulacaktır." diyorsunuz. Özgecan Aslan cinayetinin ardından iki üç ayda sıfırdan yazılan bir Tutum Belgesi iki yıldır nasıl güncellenemiyor? Bunu Komisyonumuza izah ederseniz sevinirim.

Bir de üniversitelerimizde kadın hakları konusunda çalışan akademisyen kadın arkadaşlarıma bir sorum var, hepiniz tek tek cevaplayabilir misiniz: Acaba İstanbul Sözleşmesi'ni feshetme girişimi kadına yönelik şiddeti nasıl etkiler? Bu konuda da bilgi verirseniz çok mutlu olurum.

Çok teşekkür ediyorum.