KOMİSYON KONUŞMASI

OYA ERONAT (Diyarbakır) - Teşekkür ediyorum Değerli Başkanım.

Değerli Komisyon üyelerimiz, Ombudsmanlık Başkanımız, üyelerimiz; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Benim söz alma niyetim yoktu açıkçası, Sezgin Bey'e bir şeyler söylemek istiyorum. Bunu bir karşı cephe olarak asla görmeyin. Şimdi, bakın, ben bir rapor... Hemen şimdi danışmanıma seslendim. Bu benim başucu kitabım: 2011 yılında "Terör ve Şiddet Olayları Kapsamında Yaşam Hakkı İhlallerinin İncelenmesi." İnanın, başucu kitabım ve bu rapor önlü arkalı 320 sayfa. Siz bu Komisyondaydınız Sezgin Bey fakat o zamanlar partinizin Genel Başkan Yardımcısı olmanız hasebiyle fazla katılamadınız ama ben bir anını bile kaçırmadım. Hatta ben bu alt komisyonun üyesi değildim ama kaçırmadığım için sonradan beni bu Komisyona dâhil ettiler. 320 sayfa bir rapor. 170 insan dinledik biz burada, ayrıca doğuda 4 il gezdik; Tunceli, Diyarbakır, Batman ve Siirt; 4 de Bbatıda il gezdik; İzmir, Aydın, Denizli ve Manisa. Burada biz PKK tarafından şehit edilen insanların yakınlarıyla da konuştuk ama çocuğu dağa kaçırılan veya çocuğunu dağda kaybetmiş ailelerle de görüştük. Tamamen tarafsız ve 1990'lı yılların işkencelerini dinledik. Bu kitapta var. Rapor da ben "kitap" diyorum, 320 sayfa. Lütfen, zamanınız olmamıştır, bütün arkadaşlara tavsiyem, bu gerçekten bir başucu kitabı, bütün milletvekili arkadaşlarımın bunu incelemesini gerçekten isterim.

Şimdi, "Bu dönemlerde bu tip çalışmalar yapılmıyor." derseniz büyük bir haksızlık yapmış olursunuz. Burada Tunceli'de insanlara nasıl işkence yapıldığının da satır satır yazıları var. O insanlar tarafsız bir şekilde dinlendi. Hak ihlallerine karşı elimizden gelen her şeyi yaptık, yapacağız da. Ben insan hakları ihlallerinin bugün burada bittiği kanaatinde değilim, her zaman insan hakkı ihlalleri olabilir ama önemli olan bizim demokrat insanlar olarak bunlara karşı duruş sergileyebilmemizdir. Burada 170 insan 320 sayfa bir rapor var. Her kesimden, her kesimden insan dinlenmiştir. Biz eleştirilerimizi yaparken biraz daha tarafsız davranmalıyız. Ben aynı zamanda Cezaevi Komisyonundayım, işte Ali Haydar kardeşimiz de Cezaevi Komisyonundadır. Biliyoruz bireysel ihlaller yok mudur? Elbette ki vardır. Amaç bunları sona erdirmektir. Zaten her şey güllük gülistanlık olsa İnsan Hakları Komisyonuna ihtiyaç da olmaz, Cezaevi Alt Komisyonuna hiç ihtiyaç olmaz ama bu Mecliste sürekli bir Cezaevi Alt Komisyonu vardır, hiçbir zaman kapatılmamıştır çünkü bireysel ihlaller dahi olsa bunların olmaması gerekmektedir. Ama şu anda sürekli olan yani böyle bir sistemli işkenceden bahsetmek gerçekten bu Parlamentoya büyük haksızlıktır.

Teşekkür ediyorum.