KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Hocam teşekkürler.

Aslında çok kıymetliydi, çok önemli bir şey söylediniz "politik bütünlük, politik yaklaşım" Belki de kendi adıma söylüyorum bunu, aldığımız en önemli ders: Siz ne kadar doğru kanun yaparsanız yapın eğer uygulayamıyorsunuz, eğer takip edemiyorsanız hiçbir karşılığı yok; bilim, teknoloji, akıl hepsi boş.

İki, yine, çok önemliydi, dediniz ki: "Bugüne kadar Türkiye'de kentleşmenin çok büyük bir kısmı hiçbir iklim riski göz önüne alınarak yapılmamış, insanların yeşil alan ihtiyaçları göz önüne alınarak yapılmamış, bütünüyle sadece para ve rant ilişkisi üzerinden yapılmış. Dolayısıyla, "Kentler halkın kenti değil, paranın kenti olarak yapılmış." Bunu çok net bir şekilde -yine kendi adıma söylüyorum- yüzümüze vurduğunuz için sizlere tekrar teşekkür ediyorum.

Yine, iklim ve iklimsel etkilerden dolayı 2020 yılı -çok doğru tespitiniz- belki de çok önemli iklim sorunlarının olduğu bir yıldı ama zaman yok, tek tek söylemek çok doğru değil ama bir şey daha söylediniz, öyle bir şey söylediniz ki şu dere ıslahları var ya dere ıslahları, o doğal dere ıslahını o kadar güzel anlattınız ki yıllardır bu topraklarda özellikle belediyeler -ayırmaksızın söylüyorum- dere ıslahı nedeniyle doğal dereleri beton yığınına, taş yığınına çevirerek olası su hareketliliğinde, yüksek yağışlarda afetin 2 kat, 3 kat daha fazla olmasına neden oldular ve yine o doğal bütün dere yataklarını bizler ya imara açarak ya da ıslah gerekçesiyle daraltarak, çevrelerini imara açarak aslında hem kendimizin hem de gelecek kuşakların yaşamını -bu iki kelimeyi kullanayım- zehir zıkkım ettik. Hepimiz çok net bir şekilde büyük bir risk içerisindeyiz ve her gün de bu afeti net bir şekilde yaşayacakmışız gibi de tedirginiz.

Kısaca, şunu söylemeye çalışıyorum: Hocam, Türkiye'de böyle bir kent olmadığını ben biliyorum, size de bunu sormayacağım ama bu kentleri, bu ülkeyi yeniden yıkmadan, yeniden inşa etmeden, doğaya rağmen, doğayı katletmeden yeniden inşa etmek mümkün mü, değil?

Teşekkür ediyorum.