KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Hocam, çok teşekkür ederiz, değerli hemşehrim aynı zamanda.

Hocam, sizin sunumunuz çok kapsamlı bir şekilde kentlerdeki çözüm önerilerini de içeren bir sunum yaptınız, çok teşekkür ederiz. Ben oradan kendi ilgilendiğim, benim önem verdiğim bir detay yakaladım, onu biraz açmak istiyorum, o konudaki düşünceniz daha detaylı öğrenmek istiyorum. Yurt dışına çıktığımızda büyük parklar var, o parklarda hiç beton görmüyoruz, hani "Geçirgen beton" dediğiniz ya, geçirgen de yok, yani hiç beton yok. Yani, toprak zemin üzerinde insanlar o parklarda yürüyor.

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Central Park gibi yani değil mi?

MURAT BAKAN (İzmir) - Tabii, Central Park, Hyde Park, hangi park derseniz. Dünyanın her yerinde...

HASAN KALYONCU (İzmir) - Her yer beton neredeyse, aralarda toplanıyor...

MURAT BAKAN (İzmir) - Hayır, her yer beton değil. Tamam, neyse inceleyelim daha sonra.

Şimdi, bizim Türkiye'de de parklarda ara ki yeşil alan bulasın; her yer taş döşeli, beton döşeli. Bir de Türkiye'deki parklarda, siz söylediniz, Türkiye'deki ekosisteme uygun bitki türleri yok, tropikal bitkiler var. Şimdi, kentsel ekosistem ve kırsal ekosistem, yani birbirinden farklı iki ekosistem var gibi. Halbuki bunlar bir bütün, yani kırsalıyla kentiyle bir bütün. Bunların arasındaki, yani o kırdaki kuşun gelip konacağı ağaç olması lazım, yiyeceği meyve olması lazım, öyle değil mi? Hâlbuki, bizde, o çok su isteyen, oranın ekosistemine uygun olmayan bitki türleri ile dolu peyzajımız. Yani İzmir'in doğal olarak yayılan, yağışlı mevsimdeki aldığı suyla yetinen, yani yağış olmadığında da ayrıca sulama ihtiyacı olmayan bitkiler peyzajda kullanılsa, tüm Türkiye için söylüyorum, Ankara'da Ankara'nın coğrafyasına uygun, doğal olarak yayılan ve buranın coğrafyasına uygun; o binlerce yılda oluşmuş ekosisteme uygun ve ekolojik koridorlar yani kent ile kır arasında yani oradaki doğal hayatın kentin merkezine de gelebilmesini sağlayan. Bu hem suyun yönetimi anlamında, su tüketimini azaltma, sulama vesaire anlamında hem de gerçekten o ekosistemin bir parçasının sürdürülebilirliği anlamında daha doğru olmaz mı? Bununla ilgili hem düşüncemi paylaşmış oldum hem de sizin düşüncenizi daha detaylı olarak dinlemek istedim.

Teşekkür ederim.