KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT BAKAN (İzmir) - Bu sefer geçen seferkinden kısa olacak.

Şimdi, teşekkür ederiz sunumunuzdan dolayı. Benim arkadaşlarımın sorularına ilaveten başka bir noktadan size sorularım var, değerlendirme ve soru. Uzun süre hava kirliliğine maruz kalan toplulukların Covid-19 riskinin daha yüksek olduğunu bir kez daha bu süreçte, pandemi sürecinde hatırlamış olduk. Bununla ilgili yapılan uluslararası araştırmalar var Çin, İtalya ve Birleşik Krallık'ta yapılan. Hava kirliliği ve Covid-19 enfeksiyonu arasındaki bağlantıyı inceleyen ve hava kirliliğinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayan insanların, salgın karşısında risklerinin de yüksek olduğunu gösteriyor. Bunu biz Zonguldak örneğinde gördük, 30 büyükşehirle bir arada değerlendirildi Zonguldak, biliyorsunuz. Afşin Elbistan kömürlü termik santralinin etki sahasında gerçekleştirilen hava kalitesi ölçümünde de kömür kaynaklı hava kirliliğinin -devletin rakamlarına göre- bölgedeki kanser vakalarını 8 kat artırdığını gösteriyor.

Yine, NASA'nın uydu görüntüleriyle incelenen kükürtdioksit raporunda -bu da Greenpeace'in raporu- Türkiye'nin dünyada fosil yakıtlardan kaynaklanan kükürtdioksit kirliliğinde 8'inci sırada olduğunu gösteriyor. Muğla ilinde yer alan kömürlü termik santraller aynı kükürtdioksit emisyonunda en sıcak 4'üncü noktayı, Kahramanmaraş da dünyadaki en sıcak 5'inci noktayı oluşturuyor. Şimdi, bunu iklim kriziyle bağdaştırıyoruz, zaten atmosfere bir kirlilik yayıyorlar, karbon salıyorlar. Bununla ilgili elinizde Türkiye'deki termik santrallerle ilgili iki açıdan; bir, sağlık açısından, sağlık açısından yapılan şey, bizim yurttaşlarımızın ne kadarı hayatını hava kirliliğine bağlı olarak kaybetmiştir? Ne kadarı Covid-19 sebebiyle yüksek riskten dolayı diğer illere nazaran oran noktasında hayatını kaybetmiştir? Bunun ekonomimize maliyeti? Üçüncü olarak da Sağlık Bakanlığının yaptığı değerlendirme nedir? Buna ilişkin bir çalışmanız var mı? Bunu sormak istiyorum.

Yine, Zonguldak ve Çanakkale'de kömürlü termik santrallerinin neden olduğu partikül maddelerinin İstanbul, Ankara, Eskişehir, Tekirdağ, Edirne, Bursa ve diğer şehirlere de taşınabildiğini ve bir partikül madde kirlilik yükü getirdiğini gösteriyor, bu da bir kirlilik yaratıyor. Bununla ilgili Sağlık ve Çevre Birliği -HEAL kısa adı- raporunda "Hava kirliliğinden dolayı civaya maruz kalan çocuklarda yılda 8.850 IQ puanı kaybına neden olduğunu gösteriyor." diyor, böyle bir veri var. Bununla ilgili sizin genel olarak bir çalışmanız var mı? Yani, Türkiye'deki termik santrallerin hava kirliliğinin halk sağlığına etkisi, bunun hem ölüm oranları hem de ekonomik anlamda sağlık bakımından sonuçları, bunu sormak istiyorum.

Bir başka konu, SED konusu (sağlık etki değerlendirmesi). Sağlık etki değerlendirmesi ÇED'in çok ötesinde, çok doğru, desteklenmesi gereken bir konu ancak bununla ilgili bir hukuki altyapı yok henüz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak SED sürecini destekliyoruz. ÇED'in çok ötesinde bütün bu yapılacak altyapı projelerinin sağlık bakımından da değerlendirilmesini içeren bir proje. Bununla ilgili sizin bir çalışmanız, hazırlığınız, yönetmelik vesaire bir şeyiniz var mı? İnşallah, burada söylendi, kısmet olur da bu Komisyondaki arkadaşlarımız bununla ilgili yasal düzenleme Meclise gelir, oy birliğiyle geçen Türkiye'ye örnek bir iş yapmış oluruz, SED'le ilgili olarak söylüyorum. Çok önemli ve doğru buluyoruz.

Teşekkür ederim Sayın Başkan, Sayın Bakan.