| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Denizli Milletvekili Nilgün Ök ve 39 milletvekilinin, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3519) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .04.2021 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Teşekkür ediyorum.
Biliyorsunuz, Kurumlar Vergisi Kanunu vergi külliyatı içerisinde temel kanunlardan biridir ve kurumlar vergisi de Türkiye'nin en bilinen temel vergilerinden biridir. Böylesine temel bir vergide vergi oranının sık sık değiştirilmesi, bir kere, yanlıştır. Neden yanlıştır? "Kurumlar" dediğimiz, ülkenin ekonomisinde önemli olan birtakım yapılardır. Bunların üretim, yatırım, ihracat vesaire gibi kararlarını düzgün vermeleri için önlerini görmeleri lazım. Eğer siz ekonomik birimleri şaşırtırsanız, ikide bir sürpriz yaparak karşısına çıkarsanız iş göremez hâle getirirsiniz. Devletin görevi piyasayı zora sokmak değil, piyasadaki iş yapma iştiyakını ortadan kaldırmak değil; öngörülebilir bir zemin hazırlamak, ona göre de hem gerçek kişilerin hem kurumların potansiyelini mümkün olduğunca maksimize etmeye çalışmaktır. Fakat maalesef yani "Tek parti iktidarları istikrarı ifade eder." derler ama ben her alanda büyük bir istikrarsızlık görüyorum, her alanda. Yani bir bakıyorsunuz kur yükseliyor, bir bakıyorsunuz ertesi hafta düşüyor. Bazıları yükseliyor diye seviniyor, bazıları düşüyor diye seviniyor; bazıları yükseliyor diye korkuyor, bazıları düşüyor diye korkuyor. Yani bu kadar büyük oynaklığın olduğu yerde üretim, tasarruf kararlarını nasıl alacaksınız? Vergi oranları da öyle. Girişimci önünü görmek ister, önünü göremiyorsa... Bir yönetim var, bir iktidar var, arada bir sürpriz yapıp çok kolay oynanmaması gereken bir verginin oranında oynuyorsa o piyasanın akışını bozuyor demektir. Ya, daha bir sene olmadı, o zaman da vergi oranı herhâlde yüzde 25'ti, 20'ye düşürdünüz. Şimdi, yılı dolmadan tekrar 20'yi 25'e, bir sonraki sene de...
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - 22'ydi, bir sene önce.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yok canım!
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Kurumlar vergisi mi?
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Kurumlar vergisi.
ORHAN YEGİN (Ankara) - 33, 30, 20, 22...
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - 18, 19 ve 2020'de yüzde 22'ydi. Üç yıllığına yüzde 22'ydi.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - 22 uygulandı da kanundaki oran kaçtı?
NİLGÜN ÖK (Denizli) - 20.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - 20, duruyordu. Neyse, oynuyorsunuz, devamlı oynuyorsunuz. Yani şimdi, 2020 yılında başka bir oran, 2021 yılında başka bir oran, 2022 yılında başka bir oran, 2019'da zaten başka bir oran vardı. Bunun bir mantığı var mı ya? Son dört sene peş peşe kurumlar vergisi oranı değişiyor. Her sene kurumlar vergisi oranı değişir mi? Ben, ömrümde duymadım, görmedim. Yani bu sizin teklif getiriş biçiminde de sorun olduğunu gösteriyor zaten. Ne değişti? Değişen bir şey de görmüyorum. 2019'da ne varsa, 2020'de de o var, 21'de de o var, 22'de de ne olacağı belli değil zaten. Niye 2022'de 23 de, 2021'de 25 veya 2020'de niye 20? Bunun bir mantığı yok. Bunun felsefesi neyse bana bir açıklayın. Niye yıllara göre bu oranlar farklı? "Aman, ben, işte, bütçe dengelerimi bu oranlarla oynayarak sağlayacağım." diyorsanız, sağlayamazsınız; böyle, ikide bir oynarsanız vergi tahsilatı düşer. Yani oran artırmakla tahsil ettiğin vergi miktarının arttığını, bire bir bir ilişki olduğunu söyleyebilmek mümkün mü? Değil bence, onun için, yani bu düzenlemede yanlışlık var.
İkincisi: İlgili TÜRMOB'dan arkadaş anlatıyordu içeri girerken dinlemedim ama ya bir kere, vergiyi doğuran olay ortaya çıkmış. Ticaret yapıyor veya şirketler ticaret yapıyor, üretim yapıyor, mal alıyor, mal satıyor, kâr limiti belirliyor veya işletmenin kârlılık hesabını yaparken de o yılın kazancından ödeyeceği vergi miktarını, oranını belirlemiş; belki fiyatlarını bile ona göre belirliyor. Siz dört ay sonra diyorsunuz ki: "İşte, her ne kadar dört aylık dönem girmişse de biz bunun oranıyla, verginin oranıyla oynayacağız." Olmaz, üstelik de "peşin vergi" diye bir şey var, oradan da bir problem var. Yani bana kalırsa, bakın, bu maddeyi de çekin. Üst üste konuştuğumuz maddelerin memlekete bir hayrı yok. Memlekete, ülkenin ekonomisine sürekli zarar veren maddeler peş peşe geliyor.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Evet, teşekkür ediyoruz Sayın Şener.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - "Yeter." mi diyorsunuz?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreyi geçtik, bu saatte epeyce söz isteyenler de var.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ama bir şey anlatıyorum, bakın, bunun ne kadar problemli olduğunu da söylemek zorundayım. Yani söyleyeyim mi, söylemeyeyim mi diye tereddüt ediyordum, söyleyeyim: Bu oranlarla oynamanın altında özel gerekçeler de olabilir. Ben Hükûmetteyken yaşadık ya; TELEKOM ihale edildi, ihale bittikten, birine verdikten, Özelleştirme Yüksek Kurulu onayladıktan sonra verginin oranını çok anlamlı bir miktarda değiştirdiler, 30'dan...
ERHAN USTA (Samsun) - 300 trilyon lira cebine koydu, 300 trilyon lira; o zamanın parasıyla, yüzde 10 düşüşle.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet.
Sadece ve sadece özelleştirmeden dolayı bir kuruma, bir yabancı şirkete üstelik, para kazandırmak için kurumlar vergisi oranını düşürdüler, önceden de ilan etmedikleri için o özelleştirmeye, o oranın indirileceğini bilerek girdi ve aldı Oger, TELEKOM'u. Bu yapıldı, geçmişte oldu; sonunda ne oldu?
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sadece o şirket mi cebine koydu? Vergi indiriminden başkası faydalanmadı mı?
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - TELEKOM, Türkiye'nin vergi rekortmenlerinden biriydi. Bakın, TELEKOM çok ilginç bir şey arkadaşlar.
CAVİT ARI (Antalya) - Bunu bari savunmayın ya! Yaşanmış, gözümüzle gördüğümüz bir olay bu.
ERHAN USTA (Samsun) - Ya, Allah aşkına ya, Allah aşkına ya! Bu kadar büyük bir özelleştirme...
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Ama Sayın Usta, resmen suçluyorsunuz.
ERHAN USTA (Samsun) - Açıkça suçluyorum, açıkça suçluyorum!
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Olur mu öyle şey ya? Ya, neye dayanarak suçluyorsunuz?
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, Uğur...
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Şimdi de vergi yükseltiyoruz, şimdi hangi şirketin üstüne...
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Kardeşim, o Hükûmette ben vardım, ben bildiğim şeyi anlatıyorum size, bildiğim şeyi anlatıyorum.
ERHAN USTA (Samsun) - Ya, Uğur Bey, yapmayın ya.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, o hükûmette ben de vardım. Arkadaş, ben de vardım, olduğum hükûmetteki bir şeyi anlatıyorum sana.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Bakanım, teknik konuşmanız çok güzel, faydalanıyoruz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ama bilmemiz lazım.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Ama son cümlede bunu söylemek çok...
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bilmemiz lazım, vergi rekortmeniydi TELEKOM.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, tamamlayabilirsek çok memnun olurum. Çok sayıda arkadaşımız söz istemiş durumda.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Bakanım, sizin çıkıp basına açıklama yapmanızı beklerdik.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Açıklama yaptım kardeşim. Bak, ben sana göstereyim yaptığım açıklamayı şeyden sonra. "Türkiye'yi Arjantin'e çevireceksiniz." dedim TELEKOM'u ihale ettikleri zaman.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Yapmayın ya, Sayın Bakanım, saat gecenin ikisi oldu, gerek yok yani.
CAVİT ARI (Antalya) - Doğruları söylemeyelim mi?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ederiz Sayın Şener, fikirlerinizi ifade ettiniz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - 2018'de Türkiye'den kullandığı kredilerle Öger geldi, TELEKOM'u aldı; vergi rekortmeni olan bir kuruluşun 2018'e kadar kârlarının yüzde 90'ınını transfer etti kendi ülkesine; sonunda altyapısını geliştirerek devredecekti, hiçbir altyapı masrafı yapmadı, 2018'de de "Ben iflas ettim, zarar ettim." diye çekti gitti, tam -geçen sene hesaplamıştım- 36 milyar zarar devrederek gitti Türkiye'ye.
Şimdi de Varlık Fonuna girdi TELEKOM. 6 ikramiye alıyor yönetim kurulu üyeleri.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, bambaşka bir konuya girdik. Yani, şimdi, çok sayıda... 2 katına çıktı neredeyse konuşma süreniz, çok sayıda talepte bulunan var.
Teşekkür ediyorum.
EMİNE GÜLİZAR EMECAN (İstanbul) - Sorun yok, bekleriz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani bu özel ayarlamalar var. Yani bu ikide bir her yıl vergi oranı artıyorsa burada adamına göre oran belirleniyor demektir.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Beklerseniz benim için sorun yok.
Buyurun, devam edelim.
Evet, devam edebilirsiniz, arkadaşlar "Bekleriz." diyorlar.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yok, vazgeçtim, şimdi sizinle de kavga etmeyelim.