KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Sayın Genel Müdür, bürokratlar, Sayıştayımızın değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Arkadaşlar, diğer stratejik kamu iktisadi teşekkülleriyle birlikte Türkiye Varlık Fonuna devredilen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, ülkemizde petrol sektörünün kurucu işletmesidir. Petrol sektörü ülkemizde kamu yatırımlarıyla entegre bir yapıda oluşturulmuştur. Varlık Fonunun yayımlanan son 2019 faaliyet raporunda bu hak teslim edilmektedir. Noktasına, virgülüne dokunmadan okumak isterim: "Türkiye'nin tek millî petrol şirketi olan TPAO, Türk petrol sektörünün pek çok ilklerini gerçekleştirerek aralarında PETKİM, TÜPRAŞ ve Petrol Ofisinin de bulunduğu 17 büyük kuruluşu ülkemize kazandırmıştır." Çok doğru.

Peki, ne yapıldı? Petrol sektöründe daha önce TPAO'ya bağlı olan bu şirketler birer birer bu kuruluştan koparılıp özelleştirildi. Bu özelleştirmelerin büyük bir kısmı AKP iktidarı döneminde gerçekleştirildi. Yani yıllar içerisinde TPAO kolsuz, kanatsız bırakıldı, entegre bir yapıda olan yabancı petrol tekelleri karşısında güçsüzleştirildi. Daha birkaç yıl önce ise sondaj, kuyu tamamlama, jeofizik operasyonları kapsayan saha hizmetleri TPAO'dan koparıldı. Bu işlere ait her türlü araç, iş makinesi, kule, gemi, diğer ekipman, malzeme, sondaj, park sahaları ve müştemilatı "Turkish Petroleum International Company" adlı vergi cennetinde kurulmuş olan bir şirkete devredildi. Bu şirket BOTAŞ'a bağlı olsa bile vergi cennetinde kurulduğundan kamusal niteliği yoktur, ilgili faaliyetleri yürüten daire başkanlığı ise kapatılmıştır. TPAO, bu faaliyetleri artık kurum dışından hizmet alımı yoluyla gerçekleştirmektedir. Oysa TPAO'nun 6327 sayılı kuruluş kanununda, kamu adına hidrokarbon arama, sondaj, üretim, rafineri ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmak amacıyla kurulduğu yazmaktadır.

Bazı sorularla devam etmek istiyorum:

1) Karadeniz'deki doğal gaz keşfini gerçekleştiren TPAO'nun bu büyük potansiyeli ülkemize kazandırmak adına kuruluş kanununa uygun biçimde yeni yatırım planı bulunmakta mıdır?

2) Bir entegre zincir olarak örgütlenmesi gereken petrol sektöründe yine TPAO'nun kuruluş kanunundaki amacı doğrultusunda yeniden bir entegrasyona gitmeyi hedefliyor muyuz? Rafinaj ve petrokimya alanında yeni yatırım planınız var mıdır?

3) TPAO'nun bağlı ortaklığı olan Turkish Petroleum Overseas Company tarafından geçtiğimiz ay bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla -bu karar elimde- İstanbul merkezli olarak 21 milyon 450 bin 300 TL sermayeyle kurulan şirket hangi amaçla kurulmuştur?

4) Bu şirketin birçok yasadan da muaf olacağı doğru mudur? Şirket 5333 sayılı Kamu Kuruluşlarının Yurt Dışındaki İhalelere Katılması Hakkında Kanun'a tabi olmaksızın yurt içinde ve yurt dışında faaliyet yürütebilecek midir? Şirket hakkında ayrıca Harcırah Yasası, Taşıt Yasası, Devlet İhale Yasası, Kamu İhale Yasası, Kamu İhale Sözleşmeleri Yasası, Türk Ticaret Yasası'nın bazı hükümlerinin uygulanmayacağı doğru mudur? Doğruysa, bu, denetim dışında olacağı anlamına gelmiyor mu? Yine, doğruysa bu durum geçen hafta Sayın Erdoğan'ın açıkladığı ekonomi reform paketinde taahhüt edilen şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkesiyle nasıl bağdaşmaktadır?

5) 2 Aralıkta Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9'uncu maddesiyle Doğal Gaz Piyasası Kanunu'na "Şirket kurulumu ve devir" başlıklı yeni bir madde eklenmiştir. Yeni şirketin de bu maddeye istinaden kurulduğu görülmektedir. Yine, bu hükme göre yeni kurulan şirketin en geç altı ay içerisinde yurt dışındaki şirketlerin her türlü haklarını, taşınırlarını, taşınmazlarını, gemilerini, taşıtlarını, personelini devralabileceği yazmaktadır. Bu düzenlemeyle daha önce yapılan yanlıştan dönülerek Turkish Petroleum International Company'e devredilen varlıkların yeniden TPAO'ya geçirilmesi mi hedeflenmektedir?

6) Rezerv keşfinin sunduğu ekonomik ve stratejik olanaklar düşünüldüğünde daha önce TPAO çatısı altında bulunan BOTAŞ ve TPAO'nun birleştirilmesi ve entegre edilmesi planlanmakta mıdır? TPAO'nun yeniden petrol sektörünün tüm halkalarında faaliyet gösteren bir dev şirkete dönüştürülmesi hedefi millî ve yerli enerji politikalarının içerisinde neden yer almamaktadır? TPAO yeni bulunan doğal gazın çıkartılması, taşınması ve pazarlanması aşamalarında herhangi bir özel sektör kuruluşuyla iş birliği yapmayı düşünüyor mu? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının rezerv keşfinin hemen arkasından bu sektörde faaliyet gösteren yerli ve yabancı sermaye gruplarına yaptığı davet ne anlama gelmektedir?

7) Ekonomik reform paketinde yer verilen KİT reformu programına TPAO'nun dâhil edilmesi düşünülüyor mu?

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Vekilim, tamamlayalım.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Tamamlıyorum Başkanım.

Reformdan TPAO'nun payına düşen ne olacaktır? Bu stratejik kuruluşumuzun kamusal niteliği ortadan kaldırılarak özel sektör şirketi mantığıyla yönetilmesi mi hedeflenmektedir? Kuruluşta çalışanların kamu istihdamı güvenceleri ortadan kaldırılacak mıdır?

8) Varlık Fonuna devir nedeniyle TPAO ve BOTAŞ'ın bir avantajı oldu mu, yoksa bu iki kuruluşumuz ekonomiye kaynak yaratmak için oluşturulan Varlık Fonunda ipotek altında mı tutulmaktadır?

Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.