| Komisyon Adı | : | BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU |
| Konu | : | Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç ve 21 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3427) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 03 .03.2021 |
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Alt yapı hazır değil ama üst yapı hazır.
BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Konuşmaları uzatıyor yalnız bu canlı yayın işi ama yapacak bir şey yok.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Canlı yayın değil, videoya alıyoruz Sayın Başkanım. Video kaydı, canlı yayın yok.
BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Öyle gözüküyor.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Şöyle, yani kapalı kapılar ardında konuşmayacağız değil mi? Açık hâlde konuşacağız, şeffaf olacağız. Dosyaları da, kurumları da...
BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Ebette, zaten bütün konuşmalar kayda alınıyor.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Tamam, alınıyorsa biz bunu kapatalım oradan versinler bize; eğer öyle bir kayıt varsa.
BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Plan Bütçenin sistemini bilmiyorum.
Siz buyurun.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Çünkü ben Bütçe konuşmasında istemiştim "Kayıt alınmıyor." deyip, vermediler.
BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Buyurun.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; uzun bir aradan sonra gelen bir kanun teklifiyle Komisyon toplanmış bulunuyor. Komisyonun çalışmasıyla ilgili kanun tekliflerinin Komisyondaki görüşmelerin sonucunda da olgunlaşması hepimizin arzusudur. Önümüze gelen bu kanun teklifinin temel amacının yap-işlet-devret projeleri kapsamında iş yapan şirketlere kefil bulma arayışı olduğu açıkça görülmektedir. Savurgan, müsrif ve sürekli iş batıran iş adamlarına bankalar kredi vermez. Bu iş adamları da kredi çekebilmek için eş dost, arkadaş çevresinde devlet memuru kefil ararlar çünkü hiçbir banka kredi batırana kredi vermez. Banka illa memur kefil ister, kredi batarsa memur kefilin maaşından keser; gelinen nokta iş adamları için, devlet için bu.
Kurumlar artık kefil gösteriliyor çünkü hiçbir finans kurumunun yapılacak işe, iş adamına, ekonomi politikalarına güveni kalmadı. Kanun teklifine göre yap-işlet-devret projeleri kapsamında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı özel bütçeli kamu idareleri tarafından imzalanacak borç üstlenimi anlaşmalarına Bakanlık da taraf olacak deniliyor. Bunun anlamı nedir? Özellikle Karayolları Genel Müdürlüğünün ismini artık daha sık duyacağız demektir. Nerede duyacağız? Yandaş iş adamları yurt dışında kredi ararken duyacağız. Nerede duyacağız? Halka rağmen inatla yapılmak istenen Kanal İstanbul projelerinde duyacağız. Nerede duyacağız? Batan havuz medyasının patronlarını kurtarmak için verilen yap-işlet-devret ihalelerinde duyacağız.
Türk Hava Yolları geçen sene 17 milyar Türk lirası zarar etti. Pandemi bahanesiyle çalışanların maaşlarında yüzde 30 ila yüzde 50 arasında kesintiye gitti fakat zarar eden bu kurum, cuma günü, son model 347 araç kiralamak için ihaleye çıkıyor. El insaf, buna da bir bakmak lazım. Savurganlık, israf had safhaya çıkmış durumda. Aynı durumu Devlet Demiryollarında da görüyoruz. Kurum 2016 yılında 2 milyar 516 milyon lira, 2018 yılında 3 milyar 466 milyon lira, 2019 yılında 2 milyar 546 milyon lira zarar etti. Müşteri var, yolcu var ama devletin Demiryolları zarar ediyor. 2016 yılında neden 2 milyar, 2018 yılında neden 3 milyar zarar etti? Devlet Demiryollarının finansman açıklarını ve bazı yatırım harcamalarının hazine tarafından bütçeden karşılanmasına ilişkin uygulamanın süresi 2020 yılı sonunda 31 Aralık 2020'den geçerli olmak üzere 2023 yılı sonuna kadar uzatılıyor. Devlet Demiryolları, Türk Hava Yolları benzeri onlarca kuruma önce liyakatsiz, deneyimsiz isimler atanıyor. Kötü yöneticiler devlete ait kurumlara zarar ettiriyor, sonra, zarar ediyor diye de ucuza satılıyor. Şimdi, Devlet Demiryollarını satacak yandaş şirket bile bulunamıyor. "2023'e kadar zararı hazineden karşılayacağız." deniliyor. Bu kısır döngünün oluşturduğu yükü artık vatandaş kaldıramıyor.
Pandemi döneminde yeterli altyapı sorunları çözümlenmediği için bölgesel düzeyde, birçok yerleşim yerinde internete ulaşamayan on binlerce öğrenci mağdur oldu. Okullar açılacak ama yine internete erişimle ilgili sıkıntılar devam ediyor.
Bu kanun teklifi hiçbir sorunu gidermeyecek; açıkça ortada. Tüm bu sorunları kanunla, kitapla, mevzuatla düzeltemezsiniz. Bu sorunların ana nedeni israftır, savurganlıktır, yetimin hakkını yandaşa peşkeş çekmektir.
Değerli arkadaşlar, demin de bahsedildiği gibi böyle kaç tane iş var sözleşmeli? Bunlar kimlere ait veya nerelerdir? Bunu şeffafça ortaya koyun. Ya, ikincisi Ulaştırma Bakanlığı kefalet gösteriliyor. Hazine Bakanlığı 1 milyarın altında olduğu için kefalet gösterilemiyor, doğru mudur? O zaman o kanunu getirseydiniz. Hazine Bakanlığı kefaleti daha düşük rakamlara gelseydi, niye Ulaştırma Bakanlığı, niye Karayolları? Neden o kanun değişmiyor da ek Ulaştırma Bakanlığı için tekrar yeniden bir kanun düzenleniyor? Teklif sahibine soruyorum: onu niye getirmediniz? Neden Ulaştırma Bakanlığı böyle bir şeyde tekrar yeniden kanuna gerek duyuluyor?
Arkadaşlar, bir de "Hep karşısınız. Yap-işlet-devrete karşısınız. Karşısınız..." Evet, karşıyız. Neden biliyor musunuz? Yapıyorsunuz, iki yıl sonra çekip gideceksiniz ama otuz yıl, sizden sonra gelen iktidarları borçlandırarak gideceksiniz.
İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - On sekiz yıldır görevdeyiz, hizmetteyiz.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Evet, o borçlar kaldırılamıyor işte İlyas Ağabey, kaldırılamıyor ama otuz yıl, kırk dokuz yıl. Ve borçlu bir devlet bırakıyorsunuz.
İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Devam edeceğiz biz.
HULUSİ ŞENTÜRK (İstanbul) - Biz yine geleceğiz ama siz o kadar görmeyeceksiniz.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Biz onu, ömrümüz yeter, eğer canımız sağ kalırsa neler olacağını hepimiz göreceğiz. Sadece ve sadece devlette süreklilik esastır.
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Biz sizi de biliyoruz, maaş ödeyemiyorsunuz. İki yıldır maaş ödeyemiyorsunuz.
MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Maaş ödenemiyorsa ödesinler. Yani o zaman, bakın, Türk Hava Yollarında pilotların, emekçinin, çalışanların hakkını yüzde 50 kesip orada böyle müdürlerine, çalışanlarına, bürokratlarına son model 347 araç alamazlar. Buna da iyi bakmak lazım.
Şimdi, eğer, devlette bir yönetim şekli varsa şeffaf olmalıdır. Açıkça koyun ortaya, tartışalım.
Benim şimdilik geneli üzerinde söyleyeceklerim bunlar. Maddelerde de sırasıyla söz alarak düşüncelerimi aktaracağım.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.