KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Genel Sekreter Yardımcım, hoş geldiniz, teşekkür ederiz sunumunuz için.

Çok ciddi önlemler alınmış, gerçekten 1947, 1967 ve 1999 depremi milat oldu herhâlde. Tabii, bu bizim eczane bütün literatürde zemin sıvılaşmasının sembolik resmidir, gerçekten deprem sonrası camları dahi kırılmamış, literatüre geçmiş önemli bir fotoğraf. Çok önemli önlemler almışsınız, çalıştay filan düzenlenmiş. Tabii, gerçekten az katlı yapılaşmaya gidilmesi son derece önemli. Ama depremlerin bir anlamda fırsat olduğunu da düşünüyorum, TOKİ gibi, işte kaymakamlık binası ya da valilik binası gibi ya da hani kamu kurumlarının o dağlık dediğimiz kesimlere taşınarak oralarda cazibe merkezi oluşturulup komşuluk aidiyet ve ilişkilerini de sağlayacak biçimde adalar oluşturarak belki yeniden bir yapılaşmaya gidilebilirdi 99 sonrası tüm deprem bölgeleri için geçerli, sadece Sakarya için söylemiyoruz. Bu çok önemli, cazibe merkezi oluşturup altyapısını da oraya götürdüğünüz zaman yani donatı alanlarını, işte okuldu, camiydi, altyapı benzeri yapıları götürdüğünüz zaman insanlar yavaş yavaş oraya doğru taşınmaya... Bir yılda iki yılda olabilecek bir şey değil elbette ama uzun soluklu o dönüşüm sağlanabilir.

Önemli öneriler getirmişsiniz. Ben bir tek önerinize katılamıyorum burada, imar barışı düzenlemesinde demişsiniz ki: "Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır." Diyorsunuz ki: "Bu sorumluğunun, aynı zamanda riskli yapı tespitinin ardından tahliye ve yıkım sürecinde de sağlıklı işletilmesi sebebiyle yine vatandaşa verilmesi gerektiği..." Hani, yıkım ve boşaltma işinin. Zaten imar barışının kendisi bana göre sıkıntılı bir konu, hani "imar barışı" dediğimiz zaman riskli bir bölgeyi ceza alarak, karşılığında para alarak sanki imara uygunmuş gibi bir hâle getiriyorsunuz ama biliyorsunuz doğa affetmiyor yani siz derken şahsınız olarak söylemiyorum, Türkiye'nin genelinde yapılan bir şey. Heyelanlı bir bölgeyi, para alıp burayı örneğin düzenlemiyorsanız, heyelandan korumaya yönelik önlemler almıyorsanız burada bunu da vatandaşın inisiyatifine bırakıyorsanız maalesef vatandaş yapmıyor. Bence bu konu yani imar barışı zaten hiç olmamalı, eğer yapıyorsanız da mutlaka alınan o cezanın oranın iyileştirilmesi için kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Bununla ilgili sadece görüş bildirmek istedim.

Teşekkür ediyorum.