KOMİSYON KONUŞMASI

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Değerli Başkanım, değerli milletvekilleri, Değerli Başdenetçimiz, değerli denetçi arkadaşlar, değerli milletvekili arkadaşlarım, değerli basın mensupları; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Tabii, Kamu Denetçiliği Kurumu genç bir kurum, yeni bir kurum. Bürokratik keyfîliğin sürdüğü, kurumların içinin boşaltıldığı bu süreçte gerçekten Kamu Denetçiliğinin çalışmaları, çabaları son derece değerli ve kıymetlidir. Tabii, burada imkânlar dâhilinde en iyisini yapmaya çalışan Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi Sayın Şeref Malkoç ve çalışma arkadaşlarını kutluyorum, başarılar diliyorum ben.

Kamu denetçiliği kamuoyunda tanındıkça, yapılan başvuralar artmakta. Burada eksikler nedir? Hatırlanırsa "Çocuklarınızla alışverişe gitmeyin. Aç karınla alışveriş merkezlerine gitmeyin." şeklinde tüm televizyonlarda yer alındı. Keşke bunun yerine, Kamu Denetçiliği Kurumunun tanıtımı açısından kamu spotları artırılsa... Biraz önce Sayın Başdenetçinin bahsettiği, şikâyetlerde 1'inci sırada Trakya'nın, Marmara Bölgesi'nin olması, aslında mağduriyetin en fazlası Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz'deyken, burada vatandaşın... Evet, bilinilirlik açısından geçmişe göre şu anda çok daha ileride ama bunun tanıtımına, kamu spotlarına büyük bir ihtiyaç var, bu öneriyi de ben sunmuş olayım.

İkincisi, Sayın İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanımızın hemen biraz önce bahsettiği bir konu vardı. Yani bu yetkiyi nereden aldınız? Evet, özel raporlar düzenleme yetkileri var ancak bu özel raporları -benim sizden istirhamım Sayın Başdenetçimiz- Güneydoğu'da sürekli elektrik kesintileri oluyor, Boğaziçi'nde... Mesela geçmişte Kamu Denetçiliği Kurumu, Gezi olaylarının hemen akabinde bir rapor düzenledi. O dönemki raporla gerçekten Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na uygun bir şekilde insanların bir araya geldiği, oradaki eylemlerin, şiddetin dozajının hukuka aykırı olduğu... Bence tam anlamıyla sizin Boğaziçi'yle ilgili bir an önce bir rapor düzenlemenizde yarar var. Bunu da gündeminize almanızda yarar var bu anlamda. Çünkü geçmişte her konuda aşağı yukarı rapor düzenlendi, bu konuda buna ihtiyaç var diye düşünüyorum yani özellikle Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'yla ilgili özel rapor açısından bu anlamda önemli.

Gelelim eksiklerle alakalı, tavsiye mahiyetinde ama karar... Tabii ki bizim bu konuda kanun tekliflerimiz var ancak bu konuda tabii ki siyasi iktidar derse ki: "Ya, bunu Cumhuriyet Halk Partisi verdi, biz vermiyoruz." Yapın, gerekirse önergemi çekerim ben, kanun teklifimi çekerim. Teklif şu mesela: Bu mevcut olan kanunun yani Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 1'inci maddesinde -fazla uzatmamak amacıyla- amaç maddesinde "insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde" deniyor; Madde 1, amaç. Şimdi, böyle olunca bizim daha önceden 5548 sayılı iptal edilen o yasanın, o dönemde, eski hâliyle 13'üncü maddesinde, yemin metninde şu hükümler vardı: "Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığı ve bağımsızlığı ile vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğine, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine millî dayanışma içinde insan haklarından ve temel hürriyetlerinden..." Çıkarıldı bu. Bence şu anda -Sayın Başdenetçi de biraz önce onu söyledi- mademki böyle bir insan hakları eylem planı var, bu yemin metninin 13'üncü maddeye -bu ibarelerin- konulmasında yarar var ve bununla ilgili hele hele eğer hepsini koymayacaksanız da yani en azından kanunun kuruluş amacındaki "insan haklarına dayalı adalet anlayışı" ibaresinin mutlak suretle yemin metnine, 13'üncü maddeye girmesi gerekir. Çünkü amaç kısmı ile yemin metninin birbiriyle uyumlu olması lazım. Amaç kısmında insan haklarına dayalı adalet anlayışı var ama yemin metninde bu yok, bence bu eksikliğin de giderilmesinde yarar var.

BAŞKAN MİHRİMAH BELMA SATIR - Sayın Vekilim, evet.

Teşekkür ediyorum.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Şimdi, bitiyorum...

BAŞKAN MİHRİMAH BELMA SATIR - Raporla ilgili ve Değerli Başkanlara soracağınız şeyler varsa onlara geçelim.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bitiriyorum, bitiriyorum.

Şimdi, Kamu Denetçiliği Kurumu kimin adına denetim yapıyor? Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapıyor. Kamu Denetçiliği Kurumu mademki Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapıyorsa burada baskı unsuru anlamında, kararların en azından kamuoyuna duyurulması lazım, teşhir etmesi lazım. Yani bu konuda bizim Kamu Denetçiliği Kurumuna gittikçe biraz destek vermemiz lazım, bu gücü vermemiz lazım. Çünkü burada Kamu Denetçiliği Kurumunun istediği belge, bilgileri zamanında vermemek, Türkiye Büyük Millet Meclisine zamanında belge, bilgi vermeme anlamına gelir; Kamu Denetçiliği Kurumunu takmamak, Türkiye Büyük Millet Meclisini takmama anlamına gelir. Yani bu konuda Kamu Denetçiliği Kurumu gerek ayrılan bütçesi gerek insan kaynakları anlamında yetersiz. Mesela, en azından tanıtım anlamında Van'da niye bir tane Kamu Denetçiliği Kurumu şubesi açılmasın, Şanlıurfa'da niye açılmasın, Malatya'da niye açılmasın, Antalya'da niçin açılmasın, Maraş'ta, Antep'te niçin açılmasın, Trabzon'da niçin açılmasın? Bunlara da ihtiyaç var.

BAŞKAN MİHRİMAH BELMA SATIR - Sayın Vekilim, bunlar yasal düzenlemelerle ilgili konular ama.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Sayın Başkanım, bitireceğim, ne olur. Sizi çok seviyorum, saygı duyuyorum. Ne olur, bitireceğim.

BAŞKAN MİHRİMAH BELMA SATIR - Ben de sizi seviyorum ama böyle diğer vekillerimizin hakkını yememek adına söylüyorum. Yoksa ben sizi dinlerim.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Peki ben sizi sinirlendirmeyeyim. Pozitif ayrımcılık diyor ki: "Eşitlikte pozitif ayrımcılık, kadınlar için pozitif ayrımcılıktır." Ben sözümü kesiyorum.

Teşekkür ederim.

Saygılarımı sunarım.