| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Abdullah Güler ve 43 Milletvekilinin; Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi (2/3261) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 18 .12.2020 |
BURAK ERBAY (Muğla) - Evet, teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Tüm katılımcıları, bürokrat arkadaşları saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, gerçekten geç haberimiz oldu. Arkadaşlar da söyledi, biz göreve geldiğimizden beri hukukçu vekiller olarak yasaları takip edip bölgemizdeki hukukçu meslektaşlarımızla, baromuzla, hâlâ kayıtlı olduğumuz baro meslek örgütümüzle, ilgili sivil toplum örgütleriyle paylaşmaya çalışıyoruz. Çünkü bugüne kadar yürütülen sistemleri hep eleştirmiştik, geldik, biz de onun parçası olmayıp daha doğrusunun yapılması adına bir mücadele vereceğimizi söylemiştik ve gerçekten zorlanıyoruz bunu yapmakta. Yani, şu anda 2021 yılı bütçesi görüşmeleri devam ediyordu, birdenbire... Orada sona gelindi, önemli görüşmeler de yapılıyordu, belli birtakım tablolar da çizildi ülkenin içinde bulunduğu şartlarla ilgili ama şu yaşadığımız bile oradakilerin gerçek olmadığını gösterdi: Gayriciddi bir şekilde, apar topar gelen bir yasa teklifi. Yani baktığımızda da ben yasanın önemli maddeler içerdiğini görüyorum, önemli düzenlemeler var, bugün gün içerisinde biraz vâkıf olmuştuk, şimdi geldikten sonra da inceleme fırsatı oldu.
Burada bürokrat arkadaşlar var, bu yasalar düzenlendikten sonra hukuk fakültelerinde genç meslektaşlarımız, genç arkadaşlarımız bunları inceleyecekler, bizim şerhlerimiz, bu konuşmalarımız incelenecek, daha sonra yargı konusu olacak ve gerçekten, bu gayriciddiliği, hani tarihe not düşmesi açısından da tutanaklara geçmesi açısından da öncelikle dile getirmek istiyorum.
Gönül istiyor ki bu ve benzer konularda konular gündeme geldiğinde gerçekten konunun muhatapları gelsin ki ben de bir on beş yıla yakın avukatlık mesleğini yürütmüş bir vekil olarak her konuya da vâkıf olduğumuzu iddia etmiyorum ama ülkenin genelini ilgilendirecek bir düzenleme gerekiyorsa tabii ki seçilmiş milletin vekilleri olarak burada konuya vâkıf olmak isteriz. Buna vâkıf olurken de konunun uzmanlarından farklı görüşler alınarak olgunlaşması talebimiz vardır ancak göreve geldiğimiz günden beri yapılan o yasa çalışmalarında hiçbir şekilde -birkaç istisna hariç- bu amacımıza maalesef ulaşamadık. Dediğim gibi bu konularda emek veren arkadaşlar vardır, samimiyetle, iyi niyetle buna inanıyoruz ancak on beş yıl boyunca özellikle bu mevcut siyasi iktidarın yaptığı düzenlemelerde mesleğimizi yaparken o kadar zorlandık ki. Yani ondan belki buralara gelip bu sıkıntıları paylaşma gününün bugün olduğunu düşünüyorum.
Torba yasalarla gayriciddi olarak, farklı farklı, hiç alakası olmayan konuların bir torbanın içerisinde gündeme geldiğinden nasıl biz burada son anda haberdar oluyorsak basına çıkan birkaç satırla vatandaşlar konuya vâkıf oldular, bizim bürolarımıza geldiler. Hiç alakası yok, imarla ilgili bir düzenleme yapılırken içinde çekle ilgili bir maddenin geçtiğini gördük. Vatandaş basında görüyor, ofise geliyor "Benim çekle ilgili düzenleme..." diyor. "Ya mümkün değil, başka bir yasa görüşülüyor bildiğimiz kadarıyla." diyoruz, bir açıyoruz, o torbanın içinde çekle ilgili yasa maddesinin düzenlendiğini görüyoruz. Bu da hem o konu muhatabı vatandaşların hak kaybına uğramasına sebep oluyor ve konunun düzenlemesindeki gayriciddiliği ortaya koyuyor. O yüzden de buradaki bürokrat arkadaşlara -Adalet Bakanlığından da vardır herhâlde, bilmiyorum kimler var- bir kez daha rica ediyoruz yani bizler seçilmiş vekil olarak: Konunun uzmanları tarafından görüşler alınarak, ciddiyetle hazırlanması ve gerçekten, çağa uygun, nitelikli yasa yapmayla ilgili hepimizin belli bir gayret içerisinde olması lazım.
Meclis görüşmeleri yapılıyor, bütçe görüşmeleri yapılıyor, sonuna gelinmiş, belki insanların bir kısmı bölgelerine döndü ama konunun muhatabı olabilecek arkadaşlar burada yok veya son anda haberleri oldu, biz burada bu yasayı olgunlaştırmaya, belli yanlışlıkları söylemeye çalışıyoruz ama az önce de işte Sayın Özlem Zengin bir tablo çizdi, Sayın Efkan Ala ülkeyle ilgili bir tablo çizdi, oradakinden bambaşka, işte, gerçekten Orta Çağ belki de uygulamalarına benzer bir yöntemle yasa yapmaya çalışıyoruz.
Dediğim gibi, daha önceki o torba yasalarla da birçoğunda karşılaştık, işte, İmar Yasası, bundan bir süre önce yapılan. Şu an benim seçim bölgem Muğla'da onlarca ev yıkıldı daha iki gün önce. O imar affı düzenlemesi yapılırken konunun muhatapları çağırılmadı, ilgili yerel yöneticiler dinlenmedi, Marmaris ve Fethiye bölgesinde, diğer yerlerde onlarca ev yıkılıyor, insanlar evin dışında kalmış Aralık ayında, Covid var, hastalık var. Anlatılmaya çalışıldı bunların sakıncaları veyahut da yeteri kadar dinlenmedi, onun sıkıntısı olarak şimdi şu pandemi sürecinde, salgın sürecinde 2020'nin Aralık ayında insanların evleri yıkılarak bedelini bu gayriciddi, insanlıkla, çağla yakışmayan uygulamalar sonucunda vatandaşı mağdur eden sonuçlar çıkıyor. Siz o zaman bu yasayı yaparken Mühendisler Odasını çağırmazsanız, yerel yöneticiyi dinlemezseniz sonucunda Aralık ayında vatandaş sokakta kalıyor.
Daha geçenlerde yine bu çevreyle ilgili düzenlemeler yapıldı, sorduk, çevre ajansı, o gün de katıldım toplantıya, az önce arkadaşımız da söyledi, birçok AKP vekilin de konuya vâkıf olmadığını görüyoruz. Ben oturuyorum, bu salonda mıydı hatırlamıyorum, yanımda bizim CHP'li vekil, AKP'li vekile yasanın içindeki bir maddeden bahsediyor, diğer AKP'li vekil arkadaş "Hayır, bu yasada o yok." diyor. Bizim arkadaşımız on dakika o maddenin olduğunu orada ikna etmeye çalıştı AKP'liye, sonunda ikna oldu. On dakika, o imzası olan arkadaş...
BAŞKAN YILMAZ TUNÇ - Bu Komisyonda böyle bir şey olmaz.
BURAK ERBAY (Muğla) - Bunda olmazsa diğer yasada oldu.
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Hiçbir şekilde olmaz.
BURAK ERBAY (Muğla) - Oluyor arkadaşlar, hepsinde oluyor. Yani yaşadığım bir olayı samimiyetle anlatıyorum, burada ben polemik olsun diye anlatmıyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) İsim de veririm eğer o şey olursa döner, isim de veririm. On dakika boyunca bizim arkadaşımız AKP'li vekil arkadaşı... Ve sonunda gösterdi, ikna oldu, ben böyle onları on dakika dinledim.
BAŞKAN YILMAZ TUNÇ - 9'uncu maddeyle ilgili görüşlerinizi alalım.
BURAK ERBAY (Muğla) - Geleceğim Başkanım, 7'nci maddede istemiştim de oraya gelmek için bunları da geniş olarak çizmeye çalışıyorum, 7'nci maddede söz istemiştim.
Şimdi, o çevre ajansında yine çalışmalar devam ederken, çalışmaları izlerken şunu sorduk: "Çevre derneklerinden kimse var mı?" "İlgili çevre, ekoloji dernekleri dışında çevre mühendislerinden kimse var mı?" "Odalar çağırıldı, ilgili odalar..." dendi. Sonra sorduk, ciddiyetle, yani kim gerçekten? Kim çıktı biliyor musunuz? TÜSİAD, "Buradayım." dedi. Çevre ajansı görüşülüyor, çevre gibi ciddi bir konu var, ülkenin her yanında bu konuda kanayan bir yara var, dernek olarak TÜSİAD "Buradayım."dedi.
Şimdi, bu konuda da, 7'nci maddede özellikle "Dernekler." dendi, merak ediyorum, dernekler masasından ilgili yetkili var mı?
BAŞKAN YILMAZ TUNÇ - Var, var.
BURAK ERBAY (Muğla) - Yahut da bu konuda yani bugüne kadar tecrübeli, farklı bu konularda çalışması olan dernekler oldu.
BAŞKAN YILMAZ TUNÇ - Sayın Erbay, toplantının başında tanıttık efendim.
BURAK ERBAY (Muğla) - Geçekten toplumun yarasına merhem olmuş dernekler olmuştur.
BAŞKAN YILMAZ TUNÇ - Fotoğraf çektiyseniz, bakın, konuşmacının dikkati dağılıyor, maddeye gelemedi.
BURAK ERBAY (Muğla) - Geleceğim Başkanım, sıkıntı yok.
Bu konuda tecrübeli olan dernekler var, toplumun gerçekten yarasına merhem olmuş dernekler vardır, internet üzerinden de yürütmüş olabilir kampanyayı, başka şekilde de, onların yaşadığı sıkıntıları gelip burada anlatabilir. Bilmiyorum, var mı bu şekilde bir dernek, onlardan görüş almak isterdik ancak zannetmiyorum olduğunu.
Şimdi, 7'nci maddede özellikle söz isteme sebebim de oradaki o dernekleri gördüm ve internet ortamında yapılacak birtakım kampanyalardan bahsediyor.
Bakın, Vekil arkadaşımla birlikte ben Dijital Mecralar Komisyonunda görevliyiz. Geldik, işte, yaz ayları öncesinde yapılan yasa teklifi sonrasında bu gerekçelerde de yazıldı, işte, "Kitlesel iletişim aracı olarak yaygın şekilde kullanılan geleneksel yöntemlere göre gittikçe daha çok tercih edilen internet, kişilerin ilgi alanlarını geliştirip çeşitlenmesine ve yeni modellerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur." dendi. Bu süreçte ortaya çıkan sosyal ağlar kişiler tarafından daha fazla ilgi duyulur hâle gelmiştir. Kişilerin sosyal ağlara yönelik artan ilgisi bu mecrada iş yapan aktörlerin sayısının artması, bunların güçlenmesi sonucunu doğurmuştur. Öyle ki günümüz itibarıyla sosyal ağların uluslararası çapta yoğun bir şekilde kullanılması farklı kültürler, milletler ve coğrafyalardan insanların çok kısa sürelerde kolaylıkla etkileşim hâlinde bulunmasını mümkün kılmıştır. Sosyal ilişkinin bu denli hızlanması ve çeşitlenmesi kişilerin birçok problemle ve kişisel haklarının ihlaliyle karşılaşmasını beraberinde getirmiştir. Buna karşın sosyal ağ sağlayıcılarının geniş çaplı kullanıcı sayılarıyla kullanıcı verilerinden yararlanarak elde ettikleri milyarlarca dolar gelire rağmen kişilerin haklarının korunması noktasında ihtiyaç duyulan genel önleyici, koruyucu mekanizmaları geliştirmedikleri ya da etkin kullanmadıkları veyahut kullanıcıların ve devletlerin haklı taleplerine direnç gösterdikleri gözlenmektedir." denildi.
BAŞKAN YILMAZ TUNÇ - Sayın Erbay...
BURAK ERBAY (Muğla) - Bitiriyorum Başkanım.
Bunun sonucunda "Temel hak ve özgürlüklerin korunması noktasında devletlere düşen pozitif yükümlülüğün yerine getirilmesinde zorluklar yaşanmaktadır." denilerek gerekçelendirildi ve bu yasa geçti. Buna dayanarak da gene o zamanki süreç de daha sonra içine eklenerek -Komisyon sürecinde- işte, Dijital Mecralar Komisyonu kurulmasına ilişkin kanun teklifi geldi ve burada da dendi ki: "Kanunlara, bireylerin kişilik haklarının, özel hayatın gizliliğine ve diğer temel hak ve özgürlüklere aykırı yahut çocukların fiziksel ve psikolojik gelişmelerine zarar verici şekilde internet kullanımının önlenmesi amacıyla alınan tedbirler ile yapılan iş ve işlemler hakkında inceleme, görüşme, raporlama, tavsiye ve görüş bildirme işlemlerini yürütmek bu maddede belirtilen diğer görevleri yerine getirmek... Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Dijital Mecralar Komisyonu kurulması..." kararı verildi.
BAŞKAN YILMAZ TUNÇ - Sayın Erbay, ama konumuz bu değil yalnız.
BURAK ERBAY (Muğla) - Şimdi, bakıyoruz burada, benim bilebildiğim kadarıyla, sadece Adalet Komisyonuna konu havale edilmiş ama gene incelediğimde işte, az önce Enerji Bakanlığı ve diğer bakanlıklar tarafından yapılacak düzenlemelerden bahsediyor yasanın içerisinde ama gene o konunun muhataplarının olmadığını görüyoruz. İşte, Dijital Mecrayı ilgilendiren, Komisyonun da görüşleri alınırsa fayda sağlanabileceğini, katkı vereceğimizi düşündüğümüz bir konu bu internet yardımları vesaire. Ama gene buraya havale edilmeyerek eksik yapılmış yani bu şekilde hem konu uzmanlarından uzaklaştırılmış hem de apar topar böyle, bütçe görüşmelerinin sonunda getirilerek de bizim de vatandaşa bilgi verme yani vatandaşın da -bizlere oy vererek bizleri buraya gönderen kişilerin de- konudan haberdar olma haklarının da önüne geçerek böyle bir düzenlemeye gidilmiş.
Yani biz her seferinde bunu ısrarla söylemeye devam edeceğiz: Bu yöntemler yanlış, bu şekilde... İşte, orada milliyetçilik, millîlik, yerlilik söylemleri gidiliyor ama bu şekilde toplumdan koparak birtakım kapılar kapanarak gizli bir şekilde nerede hazırlandığı belli olmayan ve bizim de açıklayamadığımız... Seçilmişiz, gelmişiz bu çatının altında görev yapmaya çalışıyoruz. Kim hazırlamış, konunun muhatabından görüş alınmış mı? Bizim de topluma bilgi vermeden Türkiye Cumhuriyet vatandaşlarının da bilgi alma, konunun muhataplarının bilgi edinme hakları da engellenerek birtakım düzenlemeler yapılıyor. Bunların geri çekilmesi, gerçekten geniş bir zamana yayarak konunun daha sonra oluşabilecek zararlarına, etkilenecek kişilerin tespit edilip, gene dediğim gibi uzmanlarından görüş alınarak daha sağlıklı, nitelikli, çağa uygun, o övündüğümüz Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türkiye Cumhuriyeti'nin Türkiye Büyük Millet Meclisine yakışır bir şekilde uygulamalar yapabilmemizi temenni ediyorum.
Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.