KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim ben de sunumuzu için, sağ olun.

Şimdi, bu Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğüyle yapı belgeleri olarak adlandırılan yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve yanan ve yıkılan yapılar formu verilerinin, deprem risk azaltmanın temelini oluşturacak deprem risk analiz projelerinde bina envanterinin belirlenmesi çalışmalarında, kullanımı konularında ne tür bir iş birliğiniz var? Böyle bir iş birliğiniz var mı, öncelikle onu sorayım. Bu veriler başta belediyeler olmak üzere ilgili kurum ve kişilerle paylaşılıyor mu? Birinci sorum bu, açık mı yani bu kurumlara?

İkinci sorum da, ülkemizde yıkılan bina bilgileri sadece kurumunuz bünyesinde tutulan, yanan ve yıkılan yapılar formu verilerinin işlendiği sistemde tutuluyor. Bu sistemdeki verilerin analizine göre ülkemizde deprem nedeniyle kaç bina yıkılmıştır? Bu veri var mı elinizde kaç binanın yıkıldığına ilişkin? Diğer kurumların verileriyle örtüşüyor mu bu veriler? Sizin elinizdeki veriler diğer kurumlarla örtüşüyor mu? Az önce "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yaptı, onunla örtüşmedi." dediğiniz bir durum oldu. Bu veriler kullanıma açık mı?

Üçüncü olarak da hep seçim süreçlerinde gündeme gelir, 4 katlı bir binanın 8'inci katında 5 kişinin oturduğuna ilişkin veriler gelir, hatta ölülere oy kullandırıldığına dair, bizim partimizin böyle çok suçlamaları olmuştur. Buna ilişkin "Artık böyle şeyler yaşanacak mı?" diye onu sormak isterim. Tespitler var. İşte, onu söylüyorum. Olmadı mı? Oluyor seçim zamanı.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - 300 kişi aynı evdeydi, vardı yani.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Aynen.

Var yani, onun için böyle şeyler yaşanacak mı seçimlerde tekrar?

Teşekkür ediyorum, sorularım bu kadar.

NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ADRES DAİRE BAŞKANI LEVENT YAZICI - Biz teşekkür ediyoruz, sağ olun.

Şimdi, ilk baştaki, birinci sorunuz, yapı kullanım ruhsatıyla, belgeleriyle ilgili... Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğüyle bizim en az iki haftada bir toplantımız vardır. Şimdi, burada, ekibin kendisi bizden sonra sunum yapacak, onlar bu konulara daha hâkimler, teknik olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak daha sıkı sıkıya takip ediyorlar. Bizim onlarla sürekli toplantılarımız var, 2007 sonrası bizim yapı ruhsatı belgeleri oluşturulduğu için MAKS'ımızda var. Mesela Rıza Bey Apartmanı 1989'larda yapılmış, ruhsatı var ama sisteme işlenmemiş. 2007 sonrasında TÜİK'le beraber bunlar sisteme işlenmeye başlandı.

İkinci sorunuza geldiğimiz zaman, yanan ve yıkılan yapılar formlarıyla alakalı, burada yanan ve yıkılan yapılar formlar belgesini hazırlamakla yetkili olan kurul yerel yönetimler efendim. Mesela biz MAKS'ta da şu problemi yaşıyoruz: Diyelim ki bir ile gittik, bir ilçeye gittik, ilçede 100 tane bina var, bizim arkadaşlar çalışmayı bitiriyorlar, atıyorum, 92 tane bina çıkıyor. 8 tane bizim Ulusal Adres Veri Tabanı'mızda var görünüyor ama bu 8 bina sahada yok. Şimdi, biz burada şunu hemen öngörüyoruz, diyoruz ki: Bir, bizim arkadaşımız hata yapmış, bulamamış olabilir. Bu yönle tekrar araştırmamızı yapıyoruz, eğer bulamadıysa biz konuyu yetkili idareye iletiyoruz. Bu yetkili idare özel idare olabilir, ilçe belediyesi olabilir, il belediyesi olabilir, diyoruz ki: Biz bu 8 binayı bulamadık. Şimdi, 8 binayı bulamadık. Belediyeyle beraber çıkıyorlar... Bunlar ikiye ayrılıyor efendim, eğer yanan ve yıkılan yapılar formlarında düzenlenmemiş bir bina yok ise "oturan var" "oturan yok" kaydı... Hiçbir belediye içinde "oturan var" olan bir binayı silemez. Onun ilçe nüfus müdürlüğünce adresinin boşaltılması gerekiyor. Oturan varsa sistemden silemiyor onu. "Oturan yok"u kabul ediyoruz ilk başta. Evet, yetkili idare de geliyor çünkü tüm numara verme ve numara silme yetkisi belediyelerde. Bizim Ankara ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü olarak bir binaya numara verme yetkimiz yok, var olan bir numarayı silme yetkimiz yok. Belediye numara verirse bizim sistemimize düşer, belediye numarayı silerse bizim sistemimizden kaybolur. Belediye -sorumluluk onda olduğu için- geliyor, bakıyor "Evet, burada bu bina yok." diyor. Neden olmayabilir efendim? Bir, köy yeridir veya işte ilçenin kenar mahallesidir; yanmıştır, aile taşınmıştır oradan ama binanın numarasının silinmesi için belediyeye başvurmamıştır. Eskidir, numarası vardır, yıkılmıştır, burada oturulmuyor deyip başka yere taşınmışlardır ama numarayı sildirmemişlerdir. Belediye geliyor, bakıyor, evet, burada bu bina yok, evet, bu bina yanmış veyahut da hatalı oluşturulmuş her ne sebeptense. Belediye bunun tutanağını tutup yanan ve yıkılan yapılar formunda da numarayı siliyor.

Gelelim ikinci önemli konuya. Diyelim ki oturan kaydı var olan bir bina yerinde yok. Burada da şu olabiliyor: Bina eskidir, numarası vardır, tahtadandır. Burası çökecek deyip başka yere taşınıyor aile. Bina olduğu yere çöküyor ama bunlar adresini gittiği yere taşımamış oluyor. Ne oluyor? Bina yok ama kişilerin adresleri hâlâ aynı yerde. Bunu görünce belediye "Ben bir şey yapamam." diyor . Bu sefer, bizim ilçe nüfus müdürlüğü konuyu üçüncü bir göze -tutanağının olması adına biz böyle bir yol izliyoruz- Jandarma bölgesiyse Jandarmaya, Emniyetse Emniyete yazıyor, diyor ki : "Bak, bu bina var mı yok mu?" Bizimkiler gördüler, evet, yok ama yeterli değil bizim için. İlgili güvenlik kuruluşu geliyor sahaya, bakıyor, tutanak tutuyor "Evet, şu sokaktaki 27 no.lu bina yoktur, yıkılmıştır, yanmıştır." neyse, tutanağını tutuyor, ilçe nüfus müdürlüğüne geliyor; ilçe nüfus müdürlüğü o tutanağı alıyor, dosyasına koyuyor, oradaki kişilerin nereye gittiklerini bilmediğimizden dolayı adreslerini silmiyoruz. Amiyane tabirle "havuz" dediğimiz bir alan var, adreslerini orada arşivleyip havuza alıyoruz. Bu kişi, bir yerde okul kaydı yapmak için gittiği zaman ona şu söyleniyor: "Siz en son şu adreste oturuyormuşsunuz ama o adreste oturmadığınız tespit edilmiş, sizin adresiniz havuza alınmış, arşivlenmiş. Yeni adresiniz neresi?" "Biz oradan şuraya taşındık." diyor adam. Hemen oranın adres beyanını alıyor "enter"ladığı zaman havuzdan çıkıyor kişi, güncel adresine gidiyor. Bunu biz aldık, yanan ve yıkılan yapılar formunu, bizim nüfustaki arkadaşımız güvenlik kuvvetinin tuttuğu tahkikata dayanarak adresi boşaltıyor. Adres boşaldıktan sonra yetkili idareye haber veriyoruz, diyoruz ki: "Tamam, biz adresleri boşalttık." Yetkili idare de yanan ve yıkılan yapılar formuyla bunu, o binanın numaratajını siliyor efendim.

Şimdi, Şerife Hanım, çok uzun yıllardır Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünde Ulusal Adres Veri Tabanı Şube Müdürlüğünde görev yapıyor, çok büyük emektarımız, ben o yüzden kendisinin de muhakkak katılmasını istedim burada bize yardımcı olması adına. Şimdi -o da daha iyi biliyor- bu konuda -kendisine sordum, o cevabı aldığım için veriyorum- bizim bir binanın yanan ve yıkılan yapılar formunun düzenlendiğinin depremle mi veya şununla olduğuna yönelik bir istatistik çalışmamız yok ama şimdi dönünce, notumuzu aldık, bir bakacağız bunların hangisi depremle, kaçı yananla; formda bir değişikliğe gidebilir miyiz, yananı ayrı, depremi ayrı, yıkılanı ayrı diye tutma adına efendim.

Şimdi, üçüncü sorunuza gelecek olursak, konunun başında da söylediğim gibi Türkiye'de 81 vilayet var, 980 civarında ilçe var, 10 bine yakın mahallesi var, muhtarlığı var. Bir yerdeki adresi oluşturma yetkisi, numarayı verme, bir binayı kurma, binaya yapı ruhsatı verme, bittikten sonra bittiğini, buranın oturulabilecek durumda olduğunu tespit etme... Yapı kullanım iznini veren yetkili idarelerimiz var efendim. Şimdi, burada, tabii, Türkiye'de münferit bazı bazı olaylar oluyor olabilir. İşte, kendine düşünebileceği bir şeyden dolayı oluşturulmuş bir adres olabilir, bir numarataj olabilir, 3 katlı binaya oradaki memurun hatasıyla artı 2 kat yazılmış olabilir. Kimseyi suçlamak istemiyoruz. Hiçbir şey delillendirilmediği ve kişi yakalanıp tam delilleriyle ispat edilmediği sürece biz burada "Siz, şu suçu işliyorsunuz, bu suçu işleyenler var." gibi bir ithamda bulunmak istemiyoruz ama bu tarz durumlar olabilir. Bunların şikâyeti olduğu zaman hemen, anında müdahale ediliyor, hemen ilçe nüfus müdürlüğünce tahkikatı yaptırılıyor böyle bir şey var mı yok mu, ona göre müdahale ediliyor efendim.

Arz ederim.

BAŞKAN RECEP UNCUOĞLU - Evet, teşekkür ediyoruz.

Şimdi, sorusu olan?

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Bilinç düzeyi yüksek yerlerde itiraz süresinde edebiliyor insanlar ama itiraz edemediyse yani çok... Adana'da ben Çukurova ilçesinde yaşıyorum, Ankara'nın Çankaya'sı gibi bilinç düzeyi yüksek yer ama kendi apartmanımda dahi oturmayan insanların şeyi çıktı. Yani, hani her türlü işlemin yapıldığı, modern köy, diyemeyeceğimiz bir ortamda dahi bu tür olgularla karşılaştık ve yeni karşılaştık. Bence bunların artık son bulması gerekir diye düşünüyorum.

NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ADRES DAİRE BAŞKANI LEVENT YAZICI - Çok ciddi bir şekilde günlük yapılan adres kayıtlarını emin olun denetliyoruz. Bir yerde birden fazla adres ne kadar olmuş, 30-40'a ulaşan var mı, varsa neden var, ilçe nüfus müdürlüğüne müdahale edilmesi açısından bunu örnek veriyoruz. Az önce söylediğim gibi, 20'yi geçtiği zaman nüfus müdürlüğündeki memur arkadaşımızı tahkikata yollamasını istiyoruz gibi önlemlerimiz var ama öngörürsünüz ki Türkiye'de yılda yaklaşık 8 milyona yakın adres beyanı oluyor. Takibini etmek zor ama yakaladığımız ve bize iletilen noktalarda çözüm için çalışıyoruz.