KOMİSYON KONUŞMASI

ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Öncelikle İçişleri Bakanlığımızın 2021 yılı bütçesinin hayırlı uğurlu olmasını diliyor, umarım güzel bir şekilde kullanılır diyorum.

Şimdi, İçişleri Komisyonu üyesi olarak, 2020 yılı içerisinde kendi Komisyonumuzda da görüşülen Bekçiler Kanunu'yla ilgili burada birkaç konuya değinmek istiyorum.

O kanun çıkarken Komisyonda uzun uzun tartıştık; devlet içerisinde yeni bir kolluk kuvveti kurulmasının mevcut kolluk kuvvetleriyle bir çatışmaya neden olabileceğini, kendi içlerinde bu kadar yetkinin verilmesinin de birtakım sakıncalar doğurabileceğini ifade ettik ve nitekim de geçtiğimiz 11 Kasım günü -yaklaşık iki hafta önce- Ankara Mithatpaşa ile Sakarya Caddesi'nin kesiştiği alanda saat 23.00 civarlarında bugüne kadar pek de şahit olmadığımız bir olaya tanıklık ettik. Olay genç bir polisin bekçiyle tartışmasıyla başladı, kısa bir süre sonra da bekçiler ile genç polis arasında kavga yaşandı, genç polis başından yaralandı; daha sonra üniformalı polisler geldi, sivil polisler dâhil oldu, olay büyüdü, kavga şekline dönüştü. Oradan geçen vatandaşların telefonları bir şekilde alıkonulmaya çalışıldı ve o gün uyardığımız konular aslında ufak ufak da olsa baş göstermeye başladı. O zaman çok fazla uyarılar yaptık. Şimdi Sayın İçişleri Bakanımız da buradayken bu konuyla ilgili hem bizleri hem de kamuoyunu aydınlatabilecek birtakım bilgiler verirlerse ve bunların daha sonra daha büyük boyutlarda yaşanmamasıyla ilgili ne gibi önlemler aldıklarını da eğer bize de anlatırlarsa gerçekten mutluluk duyarız.

Bir başka konu, bu takviye hazır kuvvetlerle ilgiliydi. Ben daha önce bir soru önergesi verdim. Sağ olsunlar kendileri yanıtlamışlar ve 16 Kasım tarihinde de soru önergesinin cevabı bize gelmiş. Ankara'dan sonra İstanbul ilinde de Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü kuruldu. Bunun neye gerekçe olarak kurulduğunu sorduk ve Ankara'nın yüksek performans göstermesi buna gerekçe olarak gösterilmiş ve İstanbul'da da bunun kurulduğu söylenmiş. Burada, bu birimlerde aynı şekilde bir yetki karmaşası yaşanma ihtimali nedir? Bunlar direkt size mi bağlı yoksa başka bir yere mi, Cumhurbaşkanlığına mı bağlı? Bu konuda da aydınlatıcı bilgiler alabilirsek yine memnun oluruz.

Bir başkan konu, geçtiğimiz aylarda yine malumunuz Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan'la bir polemik yaşanmıştı ve bu iş daha sonra bir FETÖ soruşturmasına kadar gitti ve Zühtü Arslan'ın Polis Akademisi Başkanlığı yaptığı dönemlerde aldığı polis memurlarının yüzde 41'inin FETÖ'cü oldukları gerekçesiyle ihraç edildiğiyle ilgili bir açıklamanız oldu. O zaman tabii ki FETÖ henüz "silahlı bir terör örgütü" olarak tanımlanmıyordu ve siyasi iktidarla da aynı istikamette yürüyordu. Bunlarla ilgili, "C" kodu olarak verilen ve resmi kayıtlarda "örgütteyken uzaklaşmış, örgütle bağı kesik kişiler" olarak tanımlanmış. İlk soru şu: Personel arşivinde FETÖ geçmişi olan bu polislerle ilgili görev devamı yapılıyor mu? Bu polislerin mevki atamalarında da hâlâ yükselmeler mevcut mu? Anadolu Ajansı yine, bu konularla ilgili olarak bir haber geçti o tarihlerde, 13 Haziranda, "garson" adlı gizli tanığın FETÖ'nün çıkardığı personel listesini devlete verdiği bildiriliyor. Bu listede hangi bilgilere ulaşılmış? 15 Temmuz darbe girişiminden sonra İçişleri Bakanlığınca binlerce personel alındı; kimisi mülki idare, kimisi polis, kimisi de jandarma personeli, son olarak da tabii ki bekçiler. Bu sefer, iktidarın eskiden sempatiyle baktığı tarikat ve cemaatlerden gelen isimler de emniyet başta olmak üzere bakanlık kadrolarında görev verildiği de söyleniyor.

Son olarak, Uşşaki tarikatı lideri Eyüp Fatih Şağban'ın çocuk istismarı iddiasıyla tutuklandıktan sonra garip bir şekilde de yayın yasağı getirildi ve akabinde tarikat sözcüsü birtakım "tweet"ler attı, dedi ki mesela: "Yazıklar olsun! O kadar oy verdik, 'Polis yapacağız, bekçi yapacağız, dindar adam lazım.' dediniz, yüzlerce gönderdik bu muydu karşılığı?" diye "tweet"ler attı. Gene devamında başka "tweet"ler de attı: "Ne Menzilciler gibi Sağlık Bakanlığı istedik ne de Hak Yolcuları gibi Adalet Bakanlığı istedik." diye de böyle suçlamalarda bulundu. Bu iddiaların ne denli doğru olduğu, bu şahısların atılan "tweet"leriyle ilgili nasıl işlemler yapıldığı ve bu koşullar hakkındaki tahkikatları da burada aydınlatırsanız seviniriz.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz dolmuştur. Son bir cümle lütfen.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Toparlıyorum hemen.

Son olarak da, Emekli Uzman Jandarmalar Derneği Başkanından bir mektup aldık. Biliyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanının 3600 ek göstergeyle ilgili sözleri vardı; polis, öğretmen, hemşire ve din görevlilerine. Emekli uzman jandarmalar da bu 3600 ek gösterge isteğinin yerine getirilmesini istiyor.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.