| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281 ) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri a)Gençlik ve Spor Bakanlığı b) Spor Toto Teşkilat Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 13 .11.2020 |
MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Bakan, Bakanlık bürokratları, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Spor kulüpleri ve spor federasyonu kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifinin taslağı elime ulaştı. Bir spor kulüpleri yasası gerekiyordu tabii ama beklenen, böyle bir şey değildi. Baştan söyleyeyim: Bu taslak, bir paralel federasyon getiriyor; Spor Bakanı, dilediği kulübü, federasyonu denetleyebiliyor, sorumluluk tespit ederse suç duyurusunda bulunabiliyor -hatta hapis cezaları geliyor- sportif olarak başarısız federasyonu görevden alabiliyor ama sportif değerlendirmelerin kriterleri belli değil. Türkiye Futbol Federasyonu özerkliğini ve diğer federasyonların bağımsızlığını tamamen ortadan kaldırıyor. Denetleme yollarının belirlenmemiş olması nedeniyle tam bir baskı ve bağlılık düzeni olduğu da çok açık.
Taslak toplam 66 madde, her maddesinde bir arıza var. Özellikle anlaşılır olması bakımından belli başlı bazı maddelerden örnekler vermek istiyorum. Madde 9'da deniliyor ki: "Spor kulüpleri faaliyet gösterdiği spor dallarından birini veya birkaçını ayırıp başka kulübe satabilir." Yani şöyle düşünün: Fenerbahçe veya Galatasaray'ın basketbol şubelerini bir takımda birleştiriyorlar. Yani bunun sezon ortasında olduğunu bir hayal edin. Burada muhtemelen, gelişen bir branşını satmak isteyen bazı kulüplere avantaj sağlanmak istenmiş ama burada ciddi suistimal ve adil oyunda tehlike söz konusudur.
Madde 11'de tesisler yapılırken pazarlık usulü özellikle belirtilmiş. Bilindiği üzere pazarlık usulü genellikle usulsüzlük yapmak için kamuda en çok kullanılan kolay bir yöntemdir. Kamu İhale Kanunu'nda birçok usul varken federasyonların taşınmazlarının bile pazarlık usulüyle yapılması neden? Çünkü burada bir rant var.
Madde 13'le bir paralel federasyon geliyor, burası çok önemli. Mesela, bir ilde, 15 kulüp bir araya gelecek, bir üst federasyon oluşturacakmış. Şimdi, bu üst federasyon aynı ligdeki takımları da içerebiliyor. Düşünün, bir takım bu federasyona girmedi; o federasyonun kendi içinde mali açıdan kaynak ve güçlerini birleştiren 2 takımın kendi arasındaki maçta nasıl bir avantaj teşkil ettiğini görün. Yani, federasyona girmeyen bir takımın şampiyonluk yarışında kümede kalma mücadelesinde bu federasyonun içindeki kişilerin kendi aralarındaki maçlarda nasıl bir teşvikin, şikenin, hatır şikesinin döndüğünü artık hayal edin. Bu, bir paralel federasyondur.
Madde 14... Bakanlık istediği zaman gelip kulüpleri denetleyecek. Hâlbuki, kulüpleri şirkete çevirmiştiniz. Şirket oldukları için Sermaye Piyasası Kurulu, vergisel yönden de Maliyenin denetiminde olması lazım. SPK, MASAK, Kulüp Lisans Kurulu gibi birçok kurum zaten denetliyor; Bakanlık bunu hangi mazeretle denetleyebilir? Aslında, burada yapılmak istenen, bir baskı kurabilmek.
Madde 16'da bir hissedarlık yapısı var, bu da Ticaret Kanunu'yla çelişiyor. Borsaya çıkan kulüplerin küçük hissedarlarına söz hakkı tanımamak için konulmuş buraya.
Diğer bir husus da, bir kişi, birden çok kulüpten hisse satın alabiliyor. Düşünün, bir adam hem Fenerbahçe'nin yüzde 49 hissesini alabiliyor hem de Galatasaray'ın yüzde 49 hissesini alabiliyor. Böyle ucube bir şey olabilir mi?
Madde 22'nin 4'üncü fıkrasında bir harcama sınırı konulmuş. Mesela, borcu olmayan takımlar dâhil harcama yapamıyor. Mesela, Karşıyaka'nın, Gençlerbirliği'nin borcu yok, niye harcama yapamasınlar ki?
Yine, 10'uncu fıkrada, kulüp lisans sistemi Bakanın onayından geçecek. Bakanlık güç odağı olmaya çalışıyor, federasyon nasıl özerk olacak?
Yine, madde 30'da, Bakan, federasyon genel kuruluna gözlemci gönderiyor ve bunun raporuna göre genel kurulu iptal edebiliyor, olağanüstü toplantı yapılmasına karar verebiliyor. Burada başka bir şey söylemeye bile gerek yok.
Madde 31, başarısızlık durumunda Bakan, federasyon yönetimini görevden alabiliyor.
Madde 38, federasyon başkanı en fazla 2 dönem görev yapabiliyor ama bu, başarılı federasyon başkanlarının görev yapmasını engellemek için yapılmış.
Yine, Bakanın mucizelerine devam ediyoruz; madde 39, federasyon genel sekreterini bile Bakan atıyor. "Federasyon talep ederse" denmiş, bu "talep ederse" buraya sempatik bir şey için konulmuş yani sıkıysa talep etmesin.
Madde 41, federasyon il temsilciliklerine direk Bakan atama yapacakmış.
Madde 44, Futbol Federasyonu özerk diğer kalan federasyonlar biliyorsunuz bağımsız bu nedenle mal sahipliği bir tek Futbol Federasyonunun. Bu, Futbol Federasyonun mallarına devlet malı hakkı koymak için bu konulmuş. Burada, "Bakanlık yardımıyla edinilen mallar" tabiriyle Futbol Federasyonunun mallarına "devlet malı" ibaresi konulmak isteniyor.
Madde 48'de, bir Sportif Değerlendirme Kurulu var; bu, çok enteresan, mucize bir kuruluş. Sportif Değerlendirme Kurulunda, değerli arkadaşlarım, 7 tane üye var, bunların hiçbirisi spordan gelmek zorunda değil. 65 tane federasyonun, değişik branşlarda, değerlendirmeleri farklı olan, izleyici kitlesi farklı olan, kuralları farklı olan 65 federasyonun hepsini değerlendirmeye yetkili kişiler spordan hiç anlamayan 7 kişi; bunlar mucize insanlar ve bunların üzerinden de raporlarla federasyon bu kurulları görevden alabiliyor.
Madde 50'de, bir yerindelik denetimi var. Yargı bile yerindelik denetimi yapamaz, Danıştay yasaklıyor, Anayasa yasaklıyor. Hukuki denetimi olabilir ama yerindelik denetimi olmaz, yerindelik denetimi görev gaspıdır. Mesela, genel kurul mali bütçeyi ibra etse bile bu maddeye göre isterse Bakanlık tahsilat yapabilir. "Kendi kuruluş kanunu bulunan federasyon" diye atıfta bulunuluyor; bu, atıfta bulunulan tek federasyon var, o da kendi kuruluş kanunu olan Türkiye Futbol Federasyonu.
Madde 55'de, Tahkim Kurulunu Bakanlık atıyor, çok enteresan. Düşünün, Bakanın kendi atadığı Tahkim Kurulu'nu görevden almak istediği federasyonun görevden alınmasını değerlendirecek. Yani böyle bir zulüm, böyle bir kıskaç altında bu federasyon nasıl özerk olabilecek?
Madde 56'da, kulüpler ile sporcular ve kulüplerin kendi arasındaki anlaşmazlıklara normalde tahkim bakmaz, burada tahkim bakar hâle getirilmiş. Bakanlıklar ile federasyonlar arasındaki ihtilaflara bile bu Tahkim bakıyor. Hangi Tahkim? Yine Sayın Bakanın atadığı Tahkim.
Bakın Madde 59'da, ceza bile veriyor bu yasa, bir ile üç yıl cezadan bahsetmiş burada. Ceza muhakemesi başka bir şey, ceza kanunları ayrı. Yani bu açıktır, burada bile bir görev gaspı var. Dolayısıyla bundan tamamen vazgeçilmelidir çünkü bu kamu ya da sporun yararına değil kişi yararına göre düzenlenmiştir; kötü niyetlidir bu, hukuki açından da garabettir.
Bildiğim kadarıyla hukuk şubeniz var. Türkiye Futbol Federasyonunun hukuk işlerinden sorumlu bir yönetim kurulu üyesi de var, buna nasıl itiraz etmez? Türkiye Futbol Federasyonu yok ediliyor, âdeta katlediliyor. Neden susuyorsunuz? Bu metinde hukuki açıdan o kadar büyük özensizlikler ve garabetler var ki 59'uncu maddenin ve (2)'nci fırkasında diyor ki: "Bu kanunun 52 nci maddesinin..."
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Vekilim, süreniz bitmiştir, lütfen toparlayınız.
MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - "Bu Kanunun 52 nci maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendinde de..." bir şeye başlamışsınız. Ya, bu kanunun 52'nci maddesinde böyle bir fıkra yok. Ya, bu nasıl bir hukuk garabetidir? Ha, diyeceksiniz ki: "Bu taslak, henüz Meclise sunmadık." Ama Kulüpler Birliğine göndermişsiniz, o da tüm kulüplere, federasyonlara göndermiş. Yani "Bir düzeltme istiyoruz." demişsiniz.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Vekilim, lütfen toparlayalım.
Size zaten ek süre vermiştik, lütfen.
MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Tamam, cümlemi bitiriyorum.
Şimdi, biz buraya geldiğinde böyle bir taslağın neresini düzeltelim? Deveye "Boynun neden eğri?" diye sormuşlar " Nerem doğru ki." demiş misali.
Teşekkür ediyorum.