| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri a) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı b) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu c) Nükleer Düzenleme Kurumu ç) Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü d) Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü e) Türkiye Enerji Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu f) Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü g) Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü ğ) Türkiye Atom Enerjisi Kurumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 11 .11.2020 |
BURAK ERBAY (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Bakan, değerli vekil arkadaşlarım, değerli bürokratlar; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sabahtan beri konuşmalar yapılıyor, onları izlerken gerçekten bir üzüntü duydum, onu da belirtmek istiyorum öncelikle. Bizler cumhuriyeti kuran ve ilelebet yaşaması için mücadele eden bir partinin mensuplarıyız ve Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası olan bu cumhuriyetin ilelebet yaşaması için mücadele ediyoruz. Burada söylenenler, arkadaşlarımızın emek vererek burada vatandaşların sorunlarını, bölgelerin sorunlarını iletmeleri ülkenin gelişmesine, enerji kaynaklarının kullanılmasına sanki karşıymış gibi gösteriliyor. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil, bunu reddediyoruz. Bizlerin burada anlatmak istediğimiz o bölgenin gerçekten kaynaklarının doğru kullanılıp kullanılmadığı, orada atasından, dedesinden miras kalan yerlerin gelecek kuşaklara doğru aktarılıp aktarılmamasıyla ilgili bir doğru tespitin yapılmasıyla ilgili bir mücadele veriyoruz. Özellikle de bu yaşanan doğa talanlarında şunu görüyoruz: Kısa vadede bir zengin olma, birilerinin zengin olması doğrultusunda yapılan projelerle karşılaşıyoruz, bu yüzden mücadele veriyoruz. Hâlbuki orası kendi doğal akışına bırakılsa belki yüzyıllar boyunca atalarından, dedelerinden aldıkları mirasın gelecek kuşaklarda da devam edeceğinin örneklerini birçok defa gördük, bunun onlarca örneğini ülkenin her yerinde yaşadık. Ben Muğla'dan, kendi ilimden birkaç örnek vermek istiyorum: Bundan daha on beş, yirmi gün önce bir gün sabah bir uyandık, Resmî Gazete'de 28 tane sahanın jeotermal arama sahası ilan edildiğini gördük. Bu alanları incelediğimizde dünyanın göz bebeği olan Bodrum Türkbükü; Marmaris Turunç, Bozburun; Datça Emecik; Seydikemer, Fethiye, Dalyan, Milas, Ören gibi dünyanın gıptayla baktığı bölgelerin ihaleye çıkarıldığını gördük Sayın Bakanım. Şimdi, bu bölgelerimiz dediğim gibi gerçekten doğa harikası bölgelerdi. Biz bu konuda "Bu nedir, ne değildir?" diye sorduğumuzda, açıklama talep ettiğimizde Valilikten, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından bunun sadece kaplıca amaçlı yapılacak birtakım ihaleler olduğu söylendi. Az önce söylediğim gibi buralar doğa harikası yerlerdi, sit bölgeleriydi, göz bebeğimiz gibi baktığımız, koruduğumuz yerlerdi. Buralarda jeotermal amaçlı kaplıcaların yapılması bile mümkün değil. Şu anda Muğla'da hem yaşayan insanları hem de gelen misafirleri ağırlamakla ilgili ciddi kanalizasyon sorunları var, içme su sorunumuz var, su kaynaklarıyla ilgili sıkıntılar var. Bu tarz yapılacak projeler o bölgelerin tahrip edilmesi, yeni imara açılması, yeni inşaat alanlarının oluşması demek. Bunu kabul etmemiz mümkün değildi. Daha sonra bu konuda ses çıkarınca şöyle bir karar çıktı Sayın Bakanım, deniliyor ki: "Bu bölgelerdeki yatırımcının hak kaybına uğramaması için Turizm Bakanlığına bir görüş soralım." Şimdi, burada da bir ciddiyetsizlik görüyoruz. "Eğer sen yatırımcıyla ilgili zarar görmemesi için Bakanlığa böyle görüş soracaksan, bunun önceden planlanması gerekirdi." diye düşünüyoruz. O yüzden bu projenin tarafınızdan tamamen iptal edilmesi gerektiğini ve bu konuda bir karar verileceğini umut ediyoruz.
Şimdi, aynı şekilde bir çok bölge de gerçekten doğa harikası bölge. Muğla her ne kadar turizm kenti olsa da çam balından, fıstık çamından, portakalı, mandalinası, limonu, domatesi, bademi, alabalığından zeytinyağına kadar birçok farklı ürünü kazandırıyoruz. Turizm anlamında da biz bu ülkeye gerçekten büyük katma değer sağlıyoruz. Ama bakın elimde bir harita var, yüzde 60'ına yakınının maden arama sahası ilan edildiği, bunun da doğru olup olmadığını sormak istiyorum. Zaten Muğla'nın, bakın, dağlarının son durumu bu. Yatağan'ın, Milas'ın bütün dağları bu durumda ama ısrarla bu konuda maden aramasına izin verildiğini görüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Erbay, lütfen tamamlar mısınız.
BURAK ERBAY (Muğla) - Bunlardan vazgeçilmesini istiyoruz. Bizler hem tarımımızla hem de turizmimizle bu doğaya verilen tahribattan çok daha fazlasını gelir olarak ülkeye katma değer sunabiliriz. O yüzden bunların, bölge halkını yok saymadan, beraberce oturarak planlanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda hassasiyet bekliyoruz.
Teşekkür ediyorum.