| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI (Bütçe + Kesin Hesap + Sayıştay Raporu) Yükseköğretim Kurulu (Özel Bütçe), (Bütçe + Kesin Hesap + Sayıştay Raporu) Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (Özel Bütçe),(Bütçe + Kesin Hesap + Sayıştay Raporu) Yükseköğretim Kalite Kurulu(Özel Bütçe), (Bütçe + Kesin Hesap + Sayıştay Raporu) Üniversiteler (Özel Bütçe), (127 Bütçe + 127 Kesin Hesap + 95 Sayıştay Raporu) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 03 .11.2020 |
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, Sayın YÖK Başkanım, değerli bürokratlar ve Bütçe Komisyonunun emektar milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Değerli Başkanım, hem öğretmenlerin hem öğrencilerin hayatını kaybettiği bir İzmir depremi yaşadık. Hem öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve hayatın kaybeden yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. 900'ün üzerindeki yaralılara da acil şifalar diliyorum.
Eğitim ihtiyacının ne kadar yüksek olduğunu en son İzmir'de yaşanan deprem bir kez daha bize gösterdi. Eğer biz eğitime gerekli önemi, hassasiyeti göstermezsek Türkiye'nin başına bu tür belaların gerçekten eğitimsizlikten geldiğini de hepimizin bilmesi lazım.
Sayın Bakanımız önemli hedefler açıkladı. Birinci hedefi -geçen bütçede de söylemişti- tekli eğitime geçiş. İkinci hedefi, eğitimde fırsat eşitliği. Üçüncü hedefi ve göreve başladığındaki en büyük ideali, öğretmen sorunlarının çözümü. Dördüncü hedefi -son günlerde sık sık açıklıyor- köy okullarının açılması ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilan ettiği 500 bin tabletin dağıtılması, EBA altyapısının yeniden inşası. Bu hedefler güzel. Bu hedeflere bu bütçeyle ulaşılamayacağını, geçen yılki bütçe görüşmelerinde talep edilen bütçenin yetersiz olduğunu ve bunun mümkün olamayacağını döne döne anlatmıştık. Bugün bir kez daha söylemekte yarar var; bu bütçeyle Sayın Bakanın hedeflerine ulaşması mümkün değil.
Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidara geldiğindeki yani 2002 yılında eğitim için bütçede yatırımlara ayrılan paya yeniden gelirse, Adalet ve Kalkınma Partisi ilk yıllarına dönerse topluma da eğitime de büyük katkı sunmuş olur. Yani ondan başka bir şey istemiyoruz. On sekiz yıl önce devraldığı kısma gelirse Millî Eğitim Bakanlığına büyük hayır işlemiş olacak, ben bunu talep ediyorum. Bunu yapamayacağını biliyoruz. Sayın Bakanın ve YÖK Başkanının taleplerinin gerçekleşmesi için bu bütçenin yetmeyeceğini Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun dikkate alması gerekiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Bakanın taleplerini dikkate alırsa eğitimde yaşadığımız sorunların büyük bir bölümünü çözmüş olacağız. Ben buna özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun döne döne dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yaklaşık altı aydır söylüyoruz, diyoruz ki: Pandemi sürecinde gerekli eğitim ve öğretimin yapılabilmesi için Millî Eğitim Bakanlığına acilen ek bütçe verilmelidir. Ne yazık ki bu talep de yerine gelmedi, gelmediği için de pandemi sürecinde ne uzaktan öğretim yapabildik -uzaktan eğitim olmaz zaten, uzaktan öğrenme de olmaz, bunu yapamadık- ne de yüz yüze eğitim öğretimi gerçekleştirebildik. Sekiz ayda geldiğimiz nokta da gerçekten çabalara yanıt veren bir nokta olmadı.
Çok sık bahsediliyor, deniliyor ki: "Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiğinde çok öğretmen atadık." Arkadaşlar, Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidara geldiğindeki öğrenci sayısına bir bakın, bir de bugünkü öğrenci sayısına bakın, öğrenci sayısı ile öğretmen sayısını karşılaştırdığınızda tabloyu görürsünüz. Çok açık ve net, şu anda acil 60 bin öğretmen atanması gerekiyor, çok acil ve bu ihtiyaç. Sayıştay "138 bin ihtiyaç var." diyor, bu rakamı unutun, bıraktım, Sayıştayın tespit ettiği rakamdan vazgeçtim, 60 bin atama bekleyen öğretmen talebi var. Ben çok sık belirtiyorum, el insaf, 360 engelli öğretmen var, bunlar atama bekliyor, niye atamıyoruz? Sayın Bakanımız diyor ki: "Öğretmen ihtiyacı olduğunda 10 bin ücretli öğretmen başlattık, bir 10 bin daha başlatırız. " Ücretli öğretmenlerin on beş yıldır ücretli olarak göreve devam etmesi anlaşılabilir bir şey değil. Bu sorunun çok acil çözülmesi gerekiyor. Hepimizin sözü var; Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi'ni Türkiye Büyük Millet Meclisine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak verdik. Sayın Bakan göreve geldiğinde de "Öğretmenlik meslek kanunu çıkmadan bu sorunlar çözülemez." dedi. Gelin, biz önergemizi geri çekelim, Adalet ve Kalkınma Partisi öğretmenlik meslek kanununa ilişkin bir kanun teklifi getirsin, hep birlikte bunu çıkaralım, bu sorunu çözelim. Öğretmen yetiştiren eğitim fakültelerinin sorununu çözelim.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Kaya, lütfen tamamlar mısınız.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Son sözlerimi söylüyorum.
Eğer bunları yaparsak Millî Eğitim Bakanlığının ihtiyaçlarına yanıt veririz. Bakın, sadece Ankara'da bundan on altı ay önce teslim edilmesi gereken 154 okul var ve bu okullar teslim edilmemiş. Eşref Bitlis Ortaokulu; inanın, böyle bir şey görmedim. Bina bitmiş, iki yıldır teslim alınamıyor.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Teşekkür ediyorum Sayın Kaya.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Mamak'ta 29 Ekim Ortaokulu on altı aydır teslim alınamıyor. Neden biliyor musunuz? Ödenek yetersizliği. Ödenek niye yok? Bu bütçeyle ödenek olmaz ki. Bu bütçe, Millî Eğitim Bakanlığının sorunlarını çözmez, Türk millî eğitiminin sorunlarını çözmez. Bu bütçeyle ne öğretmenlere 3600 ek göstergeyi verebilirsiniz ne öğretmen meslek kanunu çıkarabilirsiniz ne de laik, demokratik, bilimsel bir eğitimi hayata geçirebilirsiniz.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Kaya...
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Son, şunu söylüyorum: Bakın, engelli çocuklarımıza katkı sunulduğunu söylüyorsunuz, doğru. Rehabilitasyon merkezinde çalışan öğretmenler gerçekten ağlıyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Lütfen bu öğretmenlerin sorunlarına sahip çıkın.