KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan ve değerli hazırun; herkesi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakan, bildiğiniz gibi, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu özerk bütçeli ve gelirleri Atatürk'ün mirasından kaynaklı İş Bankası gelirleridir. Dolayısıyla bugüne kadar İş Bankasından kaynaklı gelirleri bu 2 kurum özerk bütçeleri olarak kullandılar. Oysa Bakanlığınız uzunca bir süredir bu 2 kurumun bütçesine göz dikmişti ve özellikle Türk Tarih Kurumu Başkanı Refik Turan, bu paraların Tek Hazine Kurumlar Hesabı'na aktarılmasına direndiği için görevden alındı ve yeni gelen başkan da direkt olarak, geldiği gibi bu mart ayında paraları Tek Hazine Kurumlar Hesabı'na devretti. Kendisinin "Benim buraya gelmemin asıl sebebi budur." dediğini biliyoruz ve bugüne kadar yani 2018'den sonra bu hesaba aktarılmasına direnen Sayıştay da bu direncinden vazgeçti ve bu direncinden vazgeçen Sayıştay denetçisinin de daha sonradan AKP'den milletvekili adayı yapıldığını biliyoruz. Sayıştaydan arkadaşlar burada, ne dediğimi gayet iyi anlayacaklardır.

Şimdi, Türk Tarih Kurumunun, Türk Dil Kurumunun özel bütçesine el atılmasının aslında sizin, benim veya bir başkasının bankadaki mevduatına el atılmasından hiçbir farkı yoktur. Her birinin yıllık ortalama 300 milyon lira civarında temettü, nema geliri vardır, buna Hazine el koymuştur ve bu mart ayı itibarıyla da 3,5 milyar lira Tek Hazine Kurumlar Hesabı'na aktarılmıştır. Türk Tarih Kurumuna yapılan saldırı bununla da bitmemiştir. Aynı şekilde, bir istihdam modelidir; Kültür Bakanlığı kazılar için arkeolog alacak, arkeologları Türk Tarih Kurumuna aldırtıyor. 120 tane alındı, 200 küsur tane alınacağını biliyoruz. Kendi kullanmayacağı arkeoloğu alıyor yani bir şekilde elini Türk Tarih Kurumunun bütçesinden çekmiyor.

Biraz önce Rami Kışlası konuşuldu. Rami Kışlası'nı kim yapacak -Cumhurbaşkanı söz verdi- kim yapacak? Eyüp Belediyesi yapacak. Türk Tarih Kurumu niye yapsın? Türk Tarih Kurumu yapacaksa tahsis edeceksiniz, yapamıyorsanız tahsis edeceksiniz. Niye etmiyorsunuz? Bunların hepsi Türk Tarih Kurumunun gelirlerine bir saldırı. Türk Tarih Kurumuna "140 milyon lira bütçeden aktaracaksın." diyorsunuz. Neden? "Çünkü ben kazı yapıyorum." İyi de Türk Tarih Kurumu bu kazıların neresinde var? İhalesinde, iş bitirmesinde, takibinin neresinde var? Hiçbir yerinde yok. Yeter ki Türk Tarih Kurumunun parası alınsın. Sayın Bakan, Atatürk'ün mirasından, Türk Tarih Kurumundan, Türk Dil Kurumundan elinizi çekin. Oralar özerk kuruluşlar. Mustafa Kemal'in vasiyeti var; Anayasa'mız, veraset hukukumuz, yasalarımız açıkça ortaya koyuyor ve bu hukuksuzluğu size de Bakanlığınıza da yakıştıramıyorum ve bu uygulamadan geri durmanızı temenni ediyorum.

Şimdi, süre kısa olduğu için diğer önemli bir noktaya değineceğim. Bakın, bir Bakanlık düşünün, Resim Heykel Müzesinde kaç tane eserinin kayıp olduğunu öğrenmesi yıllarını alıyor ve en sonunda savcılık iddianamesinden bakıyoruz ki -şu anda bir mahkeme görülüyor- 61'i tablo olmak üzere 138 eser hâlâ kayıp. Bu arada, operasyonlarla kimi çalıntı eserler bulundu ama on yıl içerisinde Bakanlığınızın, sizden önceki bakanların bu işin üstüne yattığını, görmezden geldiğini çok iyi biliyoruz. Şimdi burada siz muhtemelen diyeceksiniz ki: "Olay yargıda, bu olay benimle ilgili değil." Oysa bakınız, bir Kültür Bakanlığı merkezî bakanlık ve İstanbul İl Müdürlüğü, sırasında 1 defa, sırasında da 2 defa Bakanlığın aradığı, çalıntı dediği eserleri katalog bastırıp "Evet, müzayedede satabilirsiniz." demiş ve bu müzayede sonucunda Sabancı ailesinden, Doğan ailesinden alan insanlar da var. Bunun çapı 250 milyon dolar. Şimdi, elbette sizin bu yolsuzluğa, bu hırsızlığa arka çıkacağınızı düşünmek istemeyiz ama burada yapılması gereken görevler var. Şimdi, böylesine bir hırsızlığı sadece oradaki sıradan bir görevlinin, onun dışında da 2 yardımcının ve 16 sivil şahsın yaptığına kim inanabilir? Bu onayları veren, görmezden gelen "Bunlar çalıntı eserler, durun, bunu satamazsınız!" demeyen bürokratlar, bakanlar, müsteşarlar neredeler? Niye bunlara soruşturma izni vermiyorsunuz? Resim Heykel Müzesi niye iki yıldır kapalı, niye hâlâ açmıyorsunuz?

BAŞKAN LÜTFİ ELVAN - Lütfen tamamlayalım efendim.

MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Şimdi, burada size sürekli soruyoruz -soru önergeleri de yanımda- cevap da vermiyorsunuz. Yani buraya yılda bir gün geliyorsunuz, beş dakika karşılaşıyoruz. Bu konuyu ayrıntılı konuşabiliriz ama burada şunu söylemek isterim: Bu yargı süreci de tavsatılıyor, mahkeme dört yıl geçmesine rağmen hâlâ tanık arıyor. Şüpheli ölümler var bu mahkeme sürecinde ve burada asıl failler muhtemelen gizleniyor. Ama çok daha önemlisi, sizi ilgilendiren bölümü: Sizin, ilgililer, sorumlular, onay verenler, takip etmeyenler, teftiş kurulunu çalıştırmayanlar, teftiş kurulu raporlarına dikkat etmeyenler hakkında da soruşturma açmanızı bekliyoruz Sayın Bakan.

Teşekkür ederim.