KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, Sayın Başkan, bu 32'nci madde aslında Hükûmetin iflasının ilanıdır. Sorunlara köklü çözümler getiremeyeceğinin, sadece rakamları boyamaya çalıştığının kanıtıdır. Ta Meclise kadar, yasa düzenlemesine kadar bunun yansımış olması da çok ilginçtir.

Bakın, ekonomik sorunları çözemeyen hatta ekonomik sorunları derinleştirmeye yönelik adımlar atan mevcut Hükûmet çözüm iddiasını kaybettiği için hep rakamları süslemeye çalışıyor. Ekonomik göstergeleri daha düzgün hâle getirmek için sadece ve sadece rakamlarla oynuyor. Hâlbuki o rakamların arkasındaki gerçekliği düzeltmesi lazım. 2,5 milyon istihdam azalıyor, TÜİK işsizlik azaldı diye ilan veriyor ve Hükûmeti destekleyen basın ve siyasiler de "Oo, işsizlik bu şeyde azalıyor, coronaya rağmen, azalıyor." diye bayram yapıyor. Ya istihdam 2,5 milyon azalırken işsizlik azalmış olabilir mi? Bu bir kere temel mantık kurallarına aykırı. Ama bu temel mantık kurallarına aykırı bir şekilde TÜİK, rakamları düşük gösteriyor. Şimdi, buna alışmıştık, Hükûmetin rakamlarla oynamasına alışmıştık ama burada son derece ilginç bir şey var; işsizliğin en yüksek olduğu kesim gençler, gençler içinde işsizliğin en yüksek olduğu kesim de üniversite mezunları.

Şimdi, bakın, ne demek istiyor? Bilmem ayda on günden az çalışanların özlük haklarıyla bağlantılı, birtakım primlerle bağlantılı bir düzenleme yapılmış. Güya bu, 25 yaş altı gençlerin istihdama teşviki anlamına geliyor, öyle empoze ediliyor. Yani sizin gençlerle ilgili getirdiğiniz teşvik bile ayda on günden daha az çalışmaya teşviktir. Nasıl bir memleketteyiz biz ya! "Aman razı olsun, ayda on günden az çalışsın. Dolayısıyla TÜİK'in rakamlarında da işsiz görünmesin, biz de kendimizi işsizliği düşürmüş sayalım." Yani bunu böyle, kulağı tersten göstermek için karmaşık bir maddeyle buraya nasıl getirirsiniz, nasıl bunu tartışırsınız, bunu nasıl ciddiye alırsınız, hiç anlaşılır gibi değil. Evirip çeviriyorsunuz, bilmem işsizliği, istihdamı artıracağız diyorsunuz, bakıyoruz ki çalışanları da mahvedecek, çalışanların da istikbalini ve geleceğini karartacak maddeleri peş peşe dizmişsiniz ve getirmişsizin buraya. İşçinin sigortalılığını böleceksiniz, uzun süreli sigorta hakkını ortadan kaldıracaksınız, sosyal güvenlik haklarını elinden alacaksınız, iş güvencesi yok, kıdem, ihbar tazminatı yok. "Ayda da on gün çalış ama bizim işsizlik rakamlarımız bize biraz cilalansın, fiyakalansın." diyeceksiniz ve "İşsizliği düşürdük, azalttık." falan diye de bunu bir siyaset malzemesi hâline getireceksiniz. Bravo yani! Bunun için bu kadar emek gerçekten ilginç geliyor bana ama boşa uğraşıyorsunuz. Fakat yaptığınız bu düzenlemeler ülkenin lehine değildir, memleketin geleceği için faydalı değildir, zararlıdır. Zararlı olmaktan vazgeçmek siyasetçinin yapacağı ilk iştir. Siyasetçi faydalı olmadan önce zararlı olmaktan vazgeçecektir. Ama yasa düzenleme biçiminden içeriğine varıncaya kadar tüm bu düzenlemeler ülkeye zarar veren şeylerdir. Bundan kaçınmak lazım derim.