KOMİSYON KONUŞMASI

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım, Sayın Bakan Yardımcım, kurumların değerli temsilcileri, basın mensubu arkadaşlarım; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, çevreyle ilgili kanunlar bizim en duyarlı olduğumuz kanunlardır. Bu kanunun önemli olan kısmı evet, çevreyle ilgili bir atık toplama, depolama bizim için olmazsa olmaz, buna katılıyoruz. Ama bunu yaparken sadece Bakanlığın yetkisinde, Bakanın talimatıyla bir gecede yönetimlerin değiştirilebileceği ve sonucunun ne olacağı bilinmeyen bir duruma gitmek insanın aklında soru işareti bırakıyor. Bu soru işareti sadece burada değil, -çevreyi koruyacak bir durum- bir de birilerinin cebini dolduracak bir durum mu, onu da bilmemiz gerekiyor açıkçası.

Çevreyle ilgili Sayın Bakan Yardımcımızla beraber yanılmıyorsam 2016 yılında bir iklimlendirme toplantısına gitmiştik Fas'ta, 96 ülkenin katıldığı ve burada dünya yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelirken az gelişmiş ülkeler de dâhil, Afrika ülkeleri de dâhil güneşten ne bileyim, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmak isterken Türkiye'de hâlen biz enerji üretmek adına birtakım lobilere hizmet eder olduk.

Evet, kanun teklifini Komisyona sunan değerli arkadaşım, Selman Özboyacı Vekilimiz bu konuya iyi çalışmış ama bu konuya çalışırken Sinop'ta bir nükleer santral yapılma çabası var, ben Bakanlığımızın bununla ilgili görüşünü merak ediyorum açıkçası. Evet, güzel çalışılmış, çevreye duyarlı olmamız gerekiyor, hepimizin ortak fikri ama Sinop'ta 600 bin tane ağaç kesilirken Çevre Komisyonumuz, Bakanlığımız ne yapıyordu? 600 bin tane ağaç kestiler, hâlen kesmeye devam ediyorlar. 2015 yılında Ayancık ilçemizde bir HES santrali mahkeme kararıyla, yanılmıyorsam Samsun 1. İdare Mahkemesinin kararıyla kapatıldı, Danıştay kararı onayladı. 530 bin ton hafriyat 24 bin ağaç kesilirken 24 bin ağacın üstüne de dere yataklarına, denize bu hafriyatlar döküldü. O zaman Bakanlığımız neredeydi bunu sormak istiyorum. Şu anda Sinop'ta on beş gün önce halkı bilgilendirme toplantısı adı altında mahkeme kararıyla kapatılan, üstüne hiçbir şey koyulmayan, Danıştayın da onayladığı İlk Üretim Enerji Limited Şirketine burası tekrar açılmak için serbest bırakıldı. E, o zaman Türkiye'de çevre konuları sadece Komisyonun toplanıp bir kanun geldiğinde bu kanuna istinaden Komisyondan bir karar çıkıp kanunlaştırmak adına toplanacak bence bir yer değil.

Türkiye'de birçok çevre felaketi var, yaşıyoruz. Cerattepe'de Mehmet Cengizlere bu yerler verilirken oradaki halk direniş içindeydi. Bizim kendi halkımıza gaz bombası attık, birilerinin adına. Yani Sinop'ta, Türkiye'de, Karadeniz'de 52 olan balık çeşidi 16'ya indi. Bu da çevrenin konusu. Yani bu çevreye duyarlılık bence... Daha önce ben de Çevre Komisyonundaydım. Özhaseki Bakanımız vardı, onunla konuşmuştuk, Komisyon devamlı toplanırdı. Şimdi, ben az önce -yeni girdim komisyona ama- iki yıldır ilk defa toplantının olduğunu duyunca hayret ettim. Yani bir Çevre Komisyonu bence çok daha sık toplanmalı. Eğer, samimiyet içindeysek, Türkiye'nin geleceğini düşünüyorsak, az önce dedik ya çocuklarımızı, geleceğimizi düşünüyorsak, bu Komisyon bence çok daha sık toplanmalı ve çevreye duyarlı bir şekilde nerede çevre sorunu varsa oraya Komisyon olarak gitmek gerektiğine inanıyorum.

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Karadeniz, bu iklim değişikliğiyle ilgili uluslararası toplantılara da gidiyordunuz hatırladığım kadarıyla.

BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Tabii, tabii.

Yani bu 2019 yılında bir toplantı olmuş iklimlendirmeyle ilgili herhâlde. Eskiden Komisyon olarak Komisyondaki arkadaşlarımız bu toplantılara katılırdı, bildiğim kadarıyla son toplantıya kimse çağrılmamış. Yani biz muhalefet partisi olabiliriz ama Türkiye adına yapacağınız, yapacağımız, ortak karar aldığımız her şeyde açığız, yapmak gibi bir zorunluluğumuz var, özellikle çevre konusunda. Kaz Dağları'nda -Sayın Murat Bakan az önce gösterdi- o kadar ağaç katledilirken niye duruyoruz? Yani, ortak çalışmamız gereken çok alan var bence. Eğer kanunla ilgili uzlaşırsak atık toplamak bence çok önemli. Sayın Bakan Yardımcımız söyledi; pille ilgili, diğer konularla ilgili çok önemli şeyler bunlar, Türkiye'nin ekonomisini belki de bir adım daha öteye götürecek şeyler, özellikle su ürünleriyle ilgili, denizle ilgili.

Karadeniz'de balık bitti, bu da çevrenin konusu aslında. Neden? Çünkü çevreye duyarlı olmadığımız sürece elimizdeki varlıkları tüketiyoruz. Tarımla ilgili aynı şey. Tamam, Tarım ve Orman Bakanlığının görevi belki ama eğer "tarım yapacağız" adı altında o tarlaları ilaçlıyorsak, o tarlaların geleceğini mahvediyorsak bu da çevrenin konusu. Yani bence Çevre Komisyonunun çok daha fazla toplanması ve Türkiye'de olan bitene çok daha duyarlı olması gerekiyor; bu benim talebim, Komisyon olarak belki dikkate alırsınız, bilmiyorum.

Bir de az önce bahsettim, HES'ler, termik santraller... Dünya bunlardan vazgeçmiş. Nükleer santral... "Nükleer santral" diyoruz, burada, eskiden Komisyonda önceki Su Ürünleri Genel Müdürümüz, oradaki su soğutmalı olduğu için suyun 5 derece ısınacağını söyledi. Bir suyun 5 derece ısınması demek ne demek az çok tahmin ederiz, 5 dereceyi bırakın bir suyun ekolojik dengesinin 1 santigrat derece bile yükselmesi demek çok sıkıntılar yaşatır bize. Yani birtakım lobilerin oyunlarıyla geleceğimizi mahvetmenin bence hiçbir anlamı yok ve ortak karar aldığımız sürece, gerçekten samimi bir şekilde çevreyi düşündüğümüz sürece bence çok şeyin üstesinden geliriz diyorum.

Hepinize ayrıca teşekkür ediyorum, sağ olun.