KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, Sayın Başkan, şu ana kadar gördüğümüz maddeler içerisinde bu maddenin farklı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Bürokratik bir talepten öte doğrudan doğruya bir siyasetçi talebi ve gözlemiyle ortaya çıkmış bir konudur bu. Dolayısıyla özgün bir şekilde hazırlandığını düşünüyorum. Gerekli bir düzenlemeydi ve komisyon üyesi, kanun teklifi arkadaşlarımızı da bu bakımdan tebrik ediyorum. Yalnız burada şunu da belirtmek lazım büyükşehirlerin kurulmasından sonra tüm büyükşehir sınırları içerisinde belde belediyelerinin ve köy tüzel kişiliklerinin kaldırılmış olması bu büyükşehirlerin olduğu illerde önemli sorunlar ortaya çıkarmıştır. Özellikle mahalle ve beldelerin tüzel kişiliği vardır. Yani köyün ve beldelerin tüzel kişiliği vardır. Tüzel kişiliğin olması ayrı bir hukuki statü kazandırıyor buraya ve yerel halkın bütün taleplerine orası muhatap oluyor onun dışında da meralar, yaylaklar, kışlaklar, harman yerleri gibi köy ve belde halkının ortak kullandığı alanların ayrı bir hukuki statüsü bulunuyor. Buraların elden çıkarılması satılması veya yağmalaması da imkân dahilinde olmuyor. Büyükşehir alanı içerisindeki beldelerin ve köylerin mahalleye dönüştürülmesiyse, beldelerdeki ve köylerdeki tüzel kişiliği ortadan kaldırmıştır. Tüzel kişilik ortadan kalkınca, bu yöredeki halkın ortak kullandığı, köy ve belde tüzel kişiliğinin sahiplendiği bu alanların da yağmaya açık hale geldiğini bilmemiz gerekiyor. Nitekim buna ait pek çok örneği zaman zaman gittiğimiz eski köy, yeni mahallelerde sürekli olarak görmekteyiz. Diğer taraftan belediye hizmetlerine erişim açısından hep sorun oluşturmuştur buralar. Yani, köyü mahalleye çevirmişsiniz ama bazı mahalleler şehir merkezine veya ilçe merkezine 100 kilometreden daha fazla uzaklıkta. Bu nasıl bir mahalle olur? Arada kilometrelerce tarlalardan, bağlardan, bostanlardan geçiyorsunuz tek bir tane bina yok, sonra ulaştığınız yere, o ilçeye veya il merkezine bağlı mahalledir diyorsunuz. Burada da belediye hizmetlerinden yararlanmada bir eksiklik ortaya çıkıyor, çoğu zaman da belediye hizmetlerinden şikâyet ediyorlar. Ama buna karşılık belediyelerin topladığı bazı vergilerde ki yükümlülüklerden de sürekli olarak şikayetçi olmuşlardır. Mesela bu düzenlemede işte bazı belediye vergilerinin azaltılması yok. Ama teşekkür ediyorum bir şeyi itiraf ettiğiniz için. O itiraf da nedir? Şimdi, mahallelerin kırsal mahalle kabul edilmesi için belirttiğiniz gerekçeler arasında dikkatinizi çekerim. Şöyle bir ifade var; Belediye hizmetlerine erişebilirliliği zayıf olan yerleri kırsal belediye sayıyor. Demek ki özü itibarıyla bu ifade bile, özü itibarıyla, büyükşehir belediyelerinin köyleri belediyeye dönüştürmesinin sakıncalarını itiraf ediyorsunuz. Buralar demek ki hizmete erişimde sorun yaşıyorlar. Peki, hizmete erişimde sorun yaşıyorlarsa belediye çöpü düzgün toplamıyorsa, hatta su ihtiyacını karşılamıyorsa ki karşılamıyor. Ben kaç tane mahalleden eski tabirle köyden "suyumuz yok", "bir kuyumuz var oradan idare ediyoruz", "belediye bize su temin etmiyor" "eskiden olsaydı işte bir köy çeşmesi vardı bilmem neyi vardı", "il özel idaresi yapıyordu şimdi ondan da mahrum kaldık" diye şikâyetler dinlemişimdir. Burada da belediye hizmetlerine erişimde sorun açıkça itiraf edilmiştir. Buraları zorla mahalledir diye ilan etmenin bir mantığı yok. Yani, şu anda mahalle buralar şimdi yeni bir kavram çıkıyor kırsal mahalle. Yani bu ana kanununda kırsal mahalle diye bir tabir var mı? Ya mahalledir, ya köydür, ya beldedir ya ilçedir ya il merkezidir yani böyle bir şey yok. İller İdaresi Kanunu'nda düzenleniyor galiba bu şeyler işte köyler vesaire. Bu kırsal mahalle kabul edilir derken bizim hukuk sistematiğimizde olmayan bir kavramı kullanmış oluyoruz, bunu kullanmaktansa "köy sayılır" deyip köy tüzel kişiliğine dönmenin daha faydalı alacağı kanaatindeyim.

Teşekkür ediyorum.