| Komisyon Adı | : | SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3112) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .10.2020 |
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yeni dönemin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
Şimdi, Teknoloji Geliştirme Bölgeleriyle İlgili Kanun üzerinde konuşuyoruz. Teklif 25 maddeden oluşuyor ama bu kadar önemli bir konu, özellikle teknolojide fakir olan ülkemizde ihracat ürünlerimizde de aynı zamanda 8 farklı kanunun gelmesi ve bir torba kanun hâline dönmesi teknolojiyle ilgili, bu işe ne kadar ciddi eğildiğimizi gösteriyor, bir kere bunu söylemeden geçemeyeceğim. Eğer gerçekten teknolojiyle ilgili biz bir şeyler yapmak istiyorsak çok özel bir kanun olması gerekir. Yıllarca, çok yakından takip ettiğim, özellikle sanayinin yoğun teknoloji ürünlerinde dünyaya örnek olabilecek markalar çıkardığı bir ülke olmasını çok temenni ettik ve bununla ilgili de çok kafa yorduk aslında fakat burada 8 farklı kanunda değişiklik içermesi bile buraya -hepimizin aslında burada suçu olduğunu da düşünüyorum- nasıl baktığımızı gösteriyor.
Şimdi, bir ülke ne kadar şeffafsa, bir ülkede insanlar fikrini ne kadar özgürce ifade ediyorsa o ülkede gelişme olur, her anlamda gelişme olur; ekonomik anlamda, sosyal anlamda hatta siyasi anlamda bile diyebiliriz. Şimdi, şeffaflığı niye açtım? Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanımız bir açıklama yaptı, vaka-hasta meselesi. Yani "Her vaka hasta değildir, hasta da hastadır." dedi ve raporlara yansıdı. Ben turizm bölgesi milletvekiliyim. Bu yıl öyle bir kötü yıl geçirdi ki turizm, 2016'dan sonra en kötü yılını bu yıl geçirdi turizm sektörü. Bu açıklamanın arkasından İngiltere bütün vatandaşlarını ülkeye dönmeye davet etti. Bu çok ağır, hepimizin gerçekten durup düşüneceği bir konu. Eğer bizim en güveneceğimiz makamlar bakanlıklar, ülkeyi yönetenler, devletin görevlileri olacak ve bunların açıklamasına itibar etmeyeceksek o zaman teknolojiyle ilgili yapacağımız kanunun da aslında çok fazla ülkemiz adına bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum.
Şimdi, orta vadeli plan açıklandı geçen hafta ve üç günde patladı yani orta vadeli planda bu yılın sonundaki veriler üç beş gün içinde patladı. Yani bakıyorsunuz enflasyon rakamlarına, bu yılın hedefi, ilan edilen hedef yüzde 10,5 fakat eğer yılın kalan üç ayında geçmiş yılların ortalamalarını hesap etseniz oran yüzde 11,7 çıkıyor. Hani diyoruz ya, şu marketlerin adreslerini verse de TÜİK biz de gidip oradan alışveriş yapsak, vatandaş da gitse ucuz bir şeyler alsa. Bunu da geçiyorum ama bugünkü şartlarda üç gün önce açıklanmış ve dün açıklanan enflasyona göre bakıyorsunuz, ortalamaları alıyorsunuz yıl sonunda 11,7 çıkıyor, yani beş gün içinde üç gün içinde açıklanan orta vadeli plan patlamış.
Sayın Cumhurbaşkanımız geçenlerde yine bir konuşma yaptı, çok dikkat çekicidir ve ben de hayretle dinledim "2023 yılı hedeflerine ulaşacağız." dedi, çok iddialı. Sayın Cumhurbaşkanımız söylüyorsa inanmak gerekir değil mi? Bakıyorsunuz 2023 yılı hedefleri sekiz sene önce belki yakalanabilirdi. O zaman da eleştiriyorduk, çok zordu o yıllarda bu hedeflerin konması ama dönüp bakıyorsunuz bugün imkânsız. Ve bunu da şöyle burada ispatlamak istiyorum: 2023 hedefinde gayrisafi millî hasıla 1 trilyon dolar olarak hedeflenmişti. Şimdi, bizim orta vadeli planda yani daha bir hafta önce açıkladığınız orta vadeli planda 875 milyar dolar olarak konuldu. Bugün, ülkemizin bu yıl sonunda, 2020 yılı sonunda 720 milyar dolar civarında bir millî gelirle yılı kapatacağını düşündüğümüz zaman orta vadeli plana bile ulaşamayacağız ki 2023 hedefi olan 1 trilyon dolara nasıl ulaşalım? Yine aynı şekilde ülkenin 2023 hedeflerinde kişi başına düşen millî gelir 25 bin dolar. O gün açıklandığında 10 bin doların üstündeydi yani bu sekiz sene önce açıklandığında 2023 hedefleri 9 bin doların üstündeydi. Bugün geldik 7 binli seviyelere, 8 bin dolar olur muyuz olmaz mıyız bilmiyoruz. Daha yeni açıklanan orta vadeli planda da 10.033 dolar gibi bir rakam açıklanıyor 2023'te. Burada kim doğru söylüyor? Orta vadeli planı yapan Sayın Maliye Bakanı mı yoksa Cumhurbaşkanımız mı ya da her ikisi de doğru değil mi? Şimdi, bunlara da bakıyoruz; turizmi söyledik yani burada şeffaf olmayan veriler açıklandığı zaman başımıza neler gelebilir, ilk daha mart ayında ben bunları her yerde konuştum. Şeffaf olarak Türkiye'nin bütün illerinde, özellikle turizm destinasyonlarında turizm uçuş güvenliğiyle ilgili bir kurumun şehirlerin pandemi sayısına yani vaka sayısına bakıp ona göre uçuş izni verdiğini ifade ettik, "Lütfen şeffaf olun." dedik, "Antalya Havaalanı'nın, Gazipaşa Havaalanı'nın, işte, Türkiye'de turizmin destek aldığı, turizmin yoğun olarak yaşandığı illerdeki havaalanlarının, hiç olmazsa o şehirlerin rakamlarını açıklayın." dedik, "Dünya da buna baksın, 'Ha, güvenilir ülkeymiş, güvenilir kentler bunlarmış.' diye gelsinler." dedik; mart ayında söyledik fakat maalesef iller açıklanmadı. Bugün de bu açıklama bundan sonra -2021 senesi de dâhil olmak üzere- doğrudan döviz kazandığımız tek sektör olan turizmi bugünden yaraladı. Şimdi, bunların hepsini bir araya getirdiğimiz zaman, bu kadar şeffaflık sorununun, demokrasi sorununun, hukukun üstünlüğü sorununun, yargının bağımsızlığı sorununun... Yasamanın, yargının bağımsız olamadığı; yasamanın kendi başına kanun çıkartamadığı; bir talimatla her şeyin değiştiği bir ortamda yüksek teknolojili ürünlerin bizim sanayimizde geliştirilmesini tartışmamız aslında diğerlerini tartışmadan çok da inandırıcı gelmiyor.
Şimdilik ben bu bölümde bu kadarını söyleyeyim, bundan sonra maddelerde de birkaç söz söyleyeceğim.
Şunu da ifade edeyim ve sözlerimi bitireyim: Özellikle yabancı sermayenin olmadığı, doğrudan yabancı sermayenin gelmediği ülkelerde teknoloji yatırımlarını nasıl yapacağımızı da hep birlikte düşünelim, kafa yoralım, bir çıkış yolu bulalım diyorum.
Teşekkür ederim.