KOMİSYON KONUŞMASI

NECATİ TIĞLI (Giresun) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iktidar OHAL aklıyla yapılan yanlışlara bir yenisini daha eklemek üzere. Yargı mensupları kimsenin önünde eğilmesinler ve önlerini iliklemesinler diye cüppelerinde düğme olmaz, hiçbir çıkar odaklı gücün etkisine girmesin diye cüppenin cebi de yoktur. Yargı kararıyla durdurulmasına rağmen hukuk yok sayılarak inşa edilen sarayın bir salonunda yargı yılı açılış törenleri yapıldı. Devletin başkenti Ankara'da güvenliğin sağlanamadığı gerekçesiyle hukukun evrensel normları çiğnenerek yargının açılış yılı adalet makamlarınca da tescillenmiş kaçak sarayda yapıldı. Törenin başında başta yüksek yargı mensuplarının büyük bir bölümü salonda cüppelerini toplayarak, el pençe divan durarak ve ayağa kalkarak AKP Genel Başkanını ve Adalet Bakanını karşıladı. Bu manzara, ABD Başkanının konuşmalarında ayağa kalkmayıp yargı bağımsızlığını korumak için alkış dahi tutmayan hukuk insanlarını ve Başbakanın dahi ayağa kalktığı İngiltere Kraliçesinin karşısında asla kalkmayan İngiliz hukuk insanlarını akla getirmedi mi? Burada çoklu baro teklifini getirenler ve savunanlar cüppelerine düğme diktirmişlerdir. En başta, kendi meslek onurlarını ayaklar altına almışlardır. Hani, Almanya'da meşhur bir deyim vardır: "Berlin'de hâkimler var." diye. Biz istiyoruz ki ayrımsız her vatandaş "Ankara'da hâkimler var." desin ve adalete güvensin ama siz de istiyorsunuz ki "Sarayda hâkimler var." denilsin ve sarayın hukuku geçerli olsun.

Siz iktidara geldiğinizde Türkiye, Avrupa Birliği sürecinde ilerlemeye çalışıyordu. Biz o zaman, ülkemizi, hukukun üstünlüğünün olduğu, çağdaş ülkelerle kıyaslıyorduk. Şimdiyse ülkemiz tüm dünyaca diktatörlerin, sultanların olduğu üçüncü dünya ülkeleriyle kıyaslanıyor. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, bugün açıklama yapmış "Sigarayı bırakın." diye. Doğru, katılıyorum, sigara sağlığa zararlı hatta, paketlerin üzerinde de kocaman yazıyor ama siz de hukuksuzluğu bırakın da ülke için sağlığa kavuşalım. Keşke getirdiğiniz bu çoklu baro teklifinin üzerinde tıpkı sigara paketlerinde yazıldığı gibi "Ülke sağlığına zararlıdır." yazsaydınız. Hukuksuzluğu bırakmak için Cumhuriyet Halk Partisini dinleyin, bizim hukukçu vekillerimize, baro başkanlarımıza kulak verin çünkü adaletsizliğin doktorları da onlar. Burada, alanlarda ve Meclisin kapısında hukuk mücadelesi veren tüm hukukçulara, bu hukuksuz teklifin getirildiği Komisyondan selam olsun!

Bu teklif, savunmayı savunmasız bırakmaktadır; vatandaşımızın mahkeme karşısında hak arama hürriyetlerinin elinden alınmasıdır. Barolar, kuruldukları günden bu yana kadın cinayetlerinde, işçi ölümlerinde, doğa katliamlarında, insan hakları davalarında hukukun ve haklının tarafında yer alıyor, bu mu sizi rahatsız ediyor? Baroların mağdurun yanında olması mı sizi telaşlandırıyor? O yüzden mi baroları görüşürken baro başkanlarını içeri almadınız? Bir İnfaz Yasası geçirdiniz; mafya, çete ne varsa dışarı çıkarttınız ama gazetecileri içeride tutmayı devam ediyorsunuz. Burada oturup bunu konuşmak gerekiyorken siz dışarıda baro başkanlarının yüzüne biber gazı sıktırıyorsunuz.

"Dünya lideriyiz." deyip duruyorsunuz; haklısınız. Ben de itiraf ediyorum dünya lideriyiz, hukuksuzlukta dünya lideriyiz, işçi ölümlerinde dünya lideriyiz, yolsuzlukta dünya lideriyiz, rüşvette dünya lideriyiz, liyakatsizlikte dünya lideriyiz. Sosyal, ekonomik ve siyasal hayatta dibe batmış bir ülkede derdimiz hukukun üstünlüğü, kadın-erkek eşitliği, bilim, sanat değil; işi gücü bıraktınız savunmayı savunmasız yapan bu teklifi buraya getirdiniz. "Bu ülkeyi batırdık tam da batıralım." diyorsunuz gerçekten.

Bu teklif, o kadar hukuksuz, Anayasa'ya o kadar aykırı ki benim de Komisyona bir önerim olacak; ben bir avukat eşiyim, Candan Milletvekilimin kardeşi hâkim, Yaşar Milletvekilimin oğlu avukat; bizi de barolara alın, biz de barolarda oy kullanalım hatta şöyle bir önerim olacak: AKP il ve ilçe başkanlarını baronun doğal delegesi yapın, seçimleri rahat alırsınız, siz de rahat edersiniz.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)